Bir ağa yakalanıp içinden kaçamadık. Burjuvazinin avı ve ganimeti olduk ki en trajik nokta bu. Yağma ediliyor tarih boyu kentlerimiz, emeklerimiz. Bunu düşünelim gece gündüz ve aralıksız sürsün çabalarımız kınanmak istemiyorsak eğer.
Kaç mevsim kırlara çıkıp çiçekler topladık mezarlar için Belki ürküttük tarla kuşlarını belki kurdu kuşu ürküttük ama aşkı ürkütmedik hiç. Hâlâ koynumda resmin. Ve hâlâ sımsıcak durur anılar sımsıcak ve biraz boynu bükük Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış yasak bir…devamıKaç mevsim kırlara çıkıp
çiçekler topladık mezarlar için
Belki ürküttük tarla kuşlarını
belki kurdu kuşu ürküttük
ama aşkı ürkütmedik hiç.
Hâlâ koynumda resmin.
Ve hâlâ sımsıcak durur anılar
sımsıcak ve biraz boynu bükük
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
yasak bir kitap gibi durmaktadır
ve firari bir sevda gibi.
Şimdi duvarlarda resmin.
Kentimde insan ölür, yürek sıkışır, insan telef olur, yürek ağırlaşır. Duvarın üzerinden baktım, ırmakta yüzen cesetler gördüm; Bana gelince, benim sonum da aynısı olacak, aynen böyle. En uzun boylu insan göğe erişemez, En geniş insan yeryüzünü kaplayamaz.
Bir varmış bir yokmuş. İnsanın rakibi yokmuş. O günlerde gerekli her şeyin sağlandığı ülkede, Güvenlik içinde dinlenip tek dilde şükredilen o ülkede, Cüretkar efendi, cüretkar prens, cüretkar kral, Ağızlarındaki sözü değiştirdi, çekişme koydu. Bir olan insanların konuşmasına.
Soykırım, dehşete düşüren, olmasını hiçbir tanrısal ve insani yaklaşımın izah edemeyeceği, hayatın yanlış kurulmasına dayanan büyük suçtur. Hiçbir kitapta ve zihinde yer bulmaması gereken bu cüretten dolayı irkiliyor ve kabuğuma çekiliyorum Adorno misali.
Bir zamanlar benim dinimden olmadığı için komşumu suçlardım. Ama şimdi kalbim bütün biçimlere açık: o artık ceylanlar için bir çayır, keşişler için bir manastır, putlar için bir mabet, hacı için bir Kabe, Tevrat levhaları ve Kur'an kitabıdır. Ben aşk dinini…devamıBir zamanlar benim dinimden olmadığı için komşumu suçlardım. Ama şimdi kalbim bütün biçimlere açık: o artık ceylanlar için bir çayır, keşişler için bir manastır, putlar için bir mabet, hacı için bir Kabe, Tevrat levhaları ve Kur'an kitabıdır. Ben aşk dinini vazediyorum ve hangi yöne yönelirse yönelsin bu din benim dinim imanımdır.
(İbn Arabi, 13.yy)
Doğu bölgemizi kâh Taş Devrinde, kâh Orta Çağ’ın en karanlık devirlerinde ve en iptidai şartlar altında bırakan kimdir acaba? Osmanlılar değil mi? Sonra Türkler, Osmanlı İmparatorluğundan ayrılarak milli devlet kurdular. Aradan kırk seneye yakın zaman geçti. Doğu kurtuldu mu? Yine…devamıDoğu bölgemizi kâh Taş Devrinde, kâh Orta Çağ’ın en karanlık devirlerinde ve en iptidai şartlar altında bırakan kimdir acaba? Osmanlılar değil mi? Sonra Türkler, Osmanlı İmparatorluğundan ayrılarak milli devlet kurdular. Aradan kırk seneye yakın zaman geçti. Doğu kurtuldu mu? Yine Taş Devri, Ortaçağ’ın en karanlık devrini yaşadı. Biz Doğu'ya ne yapabildik?