"Söyledikleri dünyanın imandan uzaklaştığı ve kıyamet gününün yaklaştığı gibi şeylermiş. Din sahtekarları hep bu konuları işler, bu perde arkasında kolayca saklanırlar." Montaigne - Denemeler, 266
Romanın baş kahramanı Holden Herkesten, okul arkadaşımlarından, öğretmenlerinden, ebeveynlerinden ve toplumdan şikayet eden şımarık bir çocuktur. Herkesi yargılayıcı olduğu için eleştirir ama en yargılayıcı kendisidir. Büyümeyi ve sorumluluk almayı reddeder. Sahte yetişkinlerin saflarına katılmak istemez. Müzedeki heykeller gibi zamanını durdurup…devamıRomanın baş kahramanı Holden Herkesten, okul arkadaşımlarından, öğretmenlerinden, ebeveynlerinden ve toplumdan şikayet eden şımarık bir çocuktur. Herkesi yargılayıcı olduğu için eleştirir ama en yargılayıcı kendisidir. Büyümeyi ve sorumluluk almayı reddeder.
Sahte yetişkinlerin saflarına katılmak istemez. Müzedeki heykeller gibi zamanını durdurup hep çocuk kalmak ister. Çünkü çocukların saf ve temiz, yetişkinlerinse sahtekar olduğunu düşünür.
Derinlerde bir yerde herkes sonsuza kadar mutlu bir çocuk olmak ister ama ne yazık ki bir noktada büyümek zorundayız.
Holden hayalinde çavdar tarlasında uçurumdan aşağı düşen çocukları kurtarmak ister ama burda sembolik olarak çocukları yetişkinliğin getirdiği şeylerden kurtarmak istiyor. Çocukların saf dünyalarından yetişkinlerin sahte dünyalarına düşmelerini engellemek istiyor.
Avcı şapkasını ters çevirerek Holden bize kendi değerlerinin toplumun geri kalanın tersi olduğunu söylüyor. Bu şekilde de aynı beyzbol toplayıcılarının şapkaları gibi görünüyor. Burada da çavdar tarlasındaki çocukları yakalamasını simgeliyor.
Holden, sahtekarlardan veya kendini beğenmiş insanlardan kaçıyor ama kendi aşağılanmasından da kaçıyor. İnsanlarla yüzleşmek istemiyor. Ve kitabın sonunda da bu korkalığının bedelini ödüyor.
İnternette araştırmalarım sonucu böyle bir inceleme yaptım. Umarım kitap hakkında size yeni bir bakış açısı katmışımdır.
Film Conor adlı gencimizin hoşlandığı kızı etkilemek için bir müzik grubu kurmasını anlatıyor. Film gerçekleşemeyen hayaller, ailevi sorunlar, gelecek kaygısı, toksik okul ortamı, ilk aşk gibi konulara da değiniyor. Filmin şarkılarına değinmek istiyorum. Film'deki şarkılar Conor'un hayatında yaşadığı olaylarla bağlantılı…devamıFilm Conor adlı gencimizin hoşlandığı kızı etkilemek için bir müzik grubu kurmasını anlatıyor.
Film gerçekleşemeyen hayaller, ailevi sorunlar, gelecek kaygısı, toksik okul ortamı, ilk aşk gibi konulara da değiniyor.
Filmin şarkılarına değinmek istiyorum. Film'deki şarkılar Conor'un hayatında yaşadığı olaylarla bağlantılı gidiyor. Ve aslında Conor'un bu müzik grubunu kurmasındaki amaç sadece hoşlandığı kızı etkilemek değil de, hayatında yaşadığı sorunlardan uzaklaşmak istemesi olarak yorumladım. Yani günümüzde bir çok gencin yaptığı gibi kendini o boktan hayatından uzaklaştırmak ve rahatlamak istemesi yani film, oyun gibi gibi şeylerle ilgilenmesi.
Ve burda Conor'un abisi onun hayatında önemli bir role sahip. Abisinin gerçekleştiremediği müzisyen olma hayalini ve yurt dışına gitme isteğini Conor gerçekleştiriyor. Abisi buna başta sinirlense de sonra Conor için seviniyor.
Sing Street'i üçüncüye izliyorum gerçekten çok samimi, insanın içini ısıtan çok harika bir müzikal - gençlik filmi.
Bu düşen bir toplumun hikayesi. Düşerken kendini rahatlatmak için şunu tekrar edermiş: "Buraya kadar her şey yolunda." "Buraya kadar her şey yolunda." "Buraya kadar her şey yolunda." Önemli olan düşüş değil. Yere çarpıştır... Filmin başında ve sonunda bahsedilen bu hikaye…devamıBu düşen bir toplumun hikayesi. Düşerken kendini rahatlatmak için şunu tekrar edermiş:
"Buraya kadar her şey yolunda."
"Buraya kadar her şey yolunda."
"Buraya kadar her şey yolunda."
Önemli olan düşüş değil. Yere çarpıştır...
Filmin başında ve sonunda bahsedilen bu hikaye aslında filmin özeti gibi. Yere çarpana kadar düştüğünü farketmeyen bir toplum.Türkiye'de de şuan bunu yaşıyoruz.
Film polis ve banliyö gençleri arasında sürekli olaylar yaşanan bir ortamda yaşayan 3 arkaşın hikâyesini anlatıyor.
Bu üç göçmen arkadaşın yaşadıkları bir günü anlatan film, gettolarda yaşayan gençlerin sıkıntılarını göz önüne seriyor.
Film o dönem Fransa'da göçmenlere uygulanan ırkçılığı çok güzel anlatıyor. Ve banliyö'de yaşayan insanların sıkıntılarını ve şehirdeki insanların o umursamaz hallerini de çok güzel anlatıyor.
Film yaşayamaycağımız bir hayatı çok gerçekçi bir şekilde anlatıyor ve bizde gettolarda yaşayan insanların nasıl bir hayat sürdüğünü güzel bir şekilde görüyoruz.
Le Samourai çok sevdiğim bir film. Mükemmel sinamatografisi ve harika müziği ile zamanın eskitemediği bir klasik. Paris'in sokakları ve dönemin mükemmel arabaları da filmi daha da sevmemi sağladı. Sessiz ve karizmatik karakterlerin atası niteliğinde olan bu film basitce anlatırsak bir…devamıLe Samourai çok sevdiğim bir film. Mükemmel sinamatografisi ve harika müziği ile zamanın eskitemediği bir klasik. Paris'in sokakları ve dönemin mükemmel arabaları da filmi daha da sevmemi sağladı.
Sessiz ve karizmatik karakterlerin atası niteliğinde olan bu film basitce anlatırsak bir kiralık katilin, bir cinayet sonrası iş vereni ve polis ile olan kovalamacasını anlatıyor.
Hücum emri verildiği anda oturmakta olan askerlerin gözyaşları giysileri ıslatır. hissizleşip uzananların gözyaşları yanaklarından aşağıya süzülür. Onları dönüşü olmayan bir yola sürüklersiniz.
Filmi size önermeden önce bir uyarıyım aşırı derecede vahşet içeren, çok sert bir film. Film aşırı derecede şiddet içerdiği için sansüre uğramış ve 7 sahne kesilmek zorunda kalınmış. Sansürlü haliyle bile izlediğim en sert ve vahşi film olabilir. Film, nişanlısı…devamıFilmi size önermeden önce bir uyarıyım aşırı derecede vahşet içeren, çok sert bir film.
Film aşırı derecede şiddet içerdiği için sansüre uğramış ve 7 sahne kesilmek zorunda kalınmış. Sansürlü haliyle bile izlediğim en sert ve vahşi film olabilir.
Film, nişanlısı psikopat bir seri katil tarafından vahşice öldürüldüğünde
intikam arayışına giren ajamız katili aramaya başlar. Katili kaçırdığı bir öğrenciye tecavüz etmek üzereyken bulur. Dövüşürler ve bizim ajan katili ciddi şekilde yaralar ve onu öldürmek yerine, katile bir GPS cihazı yutturur ve serbest bırakır. Acı çekmesini istiyordur. Bundan sonra kedi fare oynamaya başlar.
Aksiyon sahneleri, sinamatografi ve müzikleri ile çok kaliteli bir film. Aksiyon severler bu filmi kaçırmamalı.
Bir kasabaya bir Jopon taşınır. Yabancı adam taşındıktan sonra gizemli bir hastalık ortaya çıkar. Bu hastalığa yakalanan kişiler ailelerini öldürmeye başlar. Polis olan Başrol karakterimizin kızı da bu hastalığa yakalanır. Polisimiz bu gizemi çözmek ve kızını kurtarmak için araştırmaya başlar.…devamıBir kasabaya bir Jopon taşınır. Yabancı adam taşındıktan sonra gizemli bir hastalık ortaya çıkar. Bu hastalığa yakalanan kişiler ailelerini öldürmeye başlar. Polis olan Başrol karakterimizin kızı da bu hastalığa yakalanır. Polisimiz bu gizemi çözmek ve kızını kurtarmak için araştırmaya başlar.
Hikayenin bitiminden hemen sonra gerçekleşen silinmiş bir sahnede, Japon adam yol kenarında bir bankta otururken görülüyor. Yolun diğer tarafında bir aile görür ve bir çocuğu şekerlerini sunarak ona davet eder, ancak anne çocuğu yabancıya ulaşmayı başaramadan alır. Il-gwang'ın (şaman) kullandığı bir araba gelir ve ayrılmadan önce Japon adamı alır. Yolun ortasında Moo-myeong, arabanın ufukta kaybolduğuna tanık olur.
Korku filmi izlemem ama bu filmi çok beğendim. Filmin atmosferi çok iyi ve gergindi. Filmin içinde Şamanızim ve Mistisizm de var ama ben bunlar hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Korku-Gerilim sevenler bu mükemmel filmi izlemeli.
Film İspanya İç Savaşı'ndan 5 yıl sonra faşist bir İktidar tarafından yönetilen İspanya'da geçiyor. Ofelia, hamile annesi ile birlikte, Navarra'ya, üvey babası yüzbaşı Vidal'in yanına taşınır. Ofelia ve annesinin yeni taşındıkları bu ev aynı zamanda orman içinde bir karakoldur ve…devamıFilm İspanya İç Savaşı'ndan 5 yıl sonra faşist bir İktidar tarafından yönetilen İspanya'da geçiyor.
Ofelia, hamile annesi ile birlikte, Navarra'ya, üvey babası yüzbaşı Vidal'in yanına taşınır. Ofelia ve annesinin yeni taşındıkları bu ev aynı zamanda orman içinde bir karakoldur ve arka bahçesinde esrarengiz bir labirent vardır.
Yüzbaşı Vidal, faşist yönetimin emrinde çalışan ve sınırları isyancılardan temizlemekle görevli bir memurdur.
Bu faşist baskı yüzünden kendi hayal dünyasına kaçtığını düşündüğüm Ofelia hayal mi gerçek mi tam olarak anlatılmayan olaylar yaşar.
Film, fantastik bir kurguyla İspanya İç Savaşın'na ait gerçekçi ve siyasi bir arka planı birlikte işlemiş.
Üç çocuğun başına gelen feci olaydan sonra arkadaşlıkları biter ve aradan 25 yıl geçer. Bu üç eski arkadaşı bir araya getiricek bir cinayet gerçekleşir. Oyunculuk ve çekimler çok iyi. Etkileyici sahneleri var. Yürek burkan bu hikayeyi izlemelisiniz.