Disney+: Daredevil Born Again Ben: Günümüz eğlence sektörü artık kendi kuyruğunu yiyen yılan misali durdurulamaz bir geri dönüşüm döngüsüne kapılmış gidiyor... Zaten hayatın monotonlaşıp rutinleştiği yetmez gibi tek dinlence noktamız olan eğlence ürünlerimiz de iki kuruş uğruna dönme dolap gibi…devamıDisney+: Daredevil Born Again
Ben: Günümüz eğlence sektörü artık kendi kuyruğunu yiyen yılan misali durdurulamaz bir geri dönüşüm döngüsüne kapılmış gidiyor... Zaten hayatın monotonlaşıp rutinleştiği yetmez gibi tek dinlence noktamız olan eğlence ürünlerimiz de iki kuruş uğruna dönme dolap gibi tekrar tekrar---
HBO Max: aga biz de last of us 2. sezon yabıoz öle yani
Ben: LAST OF UUUUUUUS HBO AL KREDİ KARTIMI AL ARABAMI ARSAMI MÜLKÜMÜ AL LAST OF US İSTİYOM AL AL AL AAAAAAAL LAST OF UUUUUUUUUS
İlk defa bir incelemede lafa nereden gireceğime dair bu denli kararsızım. The Last Of Us Part II gerçekten benim bugüne kadar gördüğüm en cesur hikaye olabilir. Kalıpları yıkan değil, içinden geçen bir senaryo yazımı. Müthiş bir iş. Evet pek belli edemedim ama yazdıklarımı çok dikkatlice okursanız göreceksiniz ki ben bir Last Of Us fanıyım. Özellikle de Part II. Her iki oyun da konfor alanı oyunlarım. Hayat darlamaya başlayınca uğradığım durak noktaları. E haliyle 2023'te bu denli sevdiğim bir oyunun dizi uyarlamasına da çıktığı ilk saniye yapışmışımdır dimi? Şey...
...pek sayılmaz.
Dizinin çıkacağı haberini aldığım ilk andaki tepkim "niye?" olmuştu. Oyun uyarlamalarının amacı teknik yetersizlikten dolayı ya da oyunun türü gereği anlatılamamış hikayeleri anlatmak (Arcane) veya zaten geniş ve iyi anlatılmış bir evreni yeni hikayelerle daha da genişletmek (Fallout) değil miydi? Last Of Us gibi; oyun olmanın, hikayeyi ekran başında izleyen bir oyuncu değil bizzat hikayenin karakteri olmanın nimetlerini sonuna kadar kullanan başyapıt bir hikayenin; etkileşime geçilemeyen daha dandik bir kopyasını yapmanın lüzumu neydi ki şimdi? Diziye karşı tepkiliydim! Ne olursa olsun PlayStation'ın iki kuruş daha kazanmak için yaptığı bu zalım "The Last Of Us'ın suyunu sıkıyoruz" projesinin bir parçası olmayacaktım!!! OLMAYACAKTIM!!!!!!!
Kısa süre sonra fanlığımı bastıramayıp tüm diziyi izledim.
Yani yalan yok, fanlığımdan dolayı yapılan en küçük fan service'te bile hoplayıp zıplayasım geliyordu, dizi de orijinaline hem sadık kalma hem de küçük eklemeler yapma dengesini iyi tutturmuştu falan ama... Ben hala aynı şeyi düşünüyordum. Bu serinin fanı olmayan biri oyun varken niye diziyi izlesindi ki? Tam böyle düşünmeye devam ederken o bölüm geldi... Gereksiz dediğim, önyargılı yaklaştığım o uyarlama; oyundakinden tamamen farklı, yepyeni bir hikayeyle, Bill's Town bölümüyle gözümden bi damlayı pıt ettirmeyi başarmıştı.
Çok feci zort olmuştum. İşte o an Neil Druckmann reisin yıllar sonra bu hikayeye dönmesinin tek sebebinin para olmadığını anladım. Oyun uyarlamaları aynı hikayeyi anlatsa bile nihayetinde oyun değillerdi. Artık yapımcıların oyuncuları devamlı bir etkileşime sokma veya tempoyu koruma zorunlulukları yoktu, senaryo yazımındaki zincirler kalkmıştı, özgürdüler artık. Bu fırsatla oyunun temposu uğruna feda edilen öyküler ekranda hayat bulabilirdi, Bill's Town bölümü de bunun yaşayan bir kanıtıydı. Artık o eski, mesafeli benden eser yoktu, artık tek düşündüğüm şey ilk oyunun klişe ama iyi işlenen hikayesiyle bile bunu yapan ekibin, 2. oyunun cesur ve yenilikçi hikayesiyle kim bilir neler yapabileceğiydi.
Ve geldik bugüne. Biliyorum çok boş yaptım, "anladık en Last Of Us sensin, al madalyanı gittir git" diyorsunuz farkındayım, normalde bu kısmı bu kadar uzun tutmak planımda yoktu ama maziyle olan bağımı hazır bi kere anlatabiliyorken tam anlatmak istedim. Kafanızı şişirdiysem affola. Neyse, 2. sezon!!!
🍄🟫The Last Of Us 2. Sezon İlk 3 Bölüm İnceleme🍄🟫
Elbette ki ilk 3 bölüme dayanarak dizinin geneli hakkında fikir belirtemem ama yine de şimdilik yeterli materyal var elimizde. Karakterler ve oyunculardan başlayacak olursak:
Bella Ramsey'i seviyorum. Çoğu Hollywood aktöründen daha samimi ve daha enerjik geliyor bana. Verdiği röportajlarda diğer oyuncular gibi "gorçokton (-_-) bo dozoyo çokorkon (-_-) çok oğlondok, çok gozol bo donoyomdo (-_-)" tarzı eline önceden kağıtla tutuşturulmuş zorlama diyaloglarla değil gerçekten samimi hisleriyle kendini ifade ettiğini düşündüğüm samimi bir ablamız. Ablamız dediğime bakmayın aramızdaki yaş farkına rağmen yan yana dursak kız kardeşim zannederler, yaşlanmıyo namussuz. Bu genç görünüşünden dolayı ilk sezondan önce herkes "bu nasıl Ellie bu gitsin aptamil reklamında oynasın" tarzı tepkiler vermişti ki ben de bunlardan biriydim. Eyvallah seviyoduk ediyoduk da bizim bildiğimiz yeri gelince tatlış yeri gelince asi olan hazırcevap Ellie'den eser yoktu. Tabi ki sonra herkes zort oldu, Bella performansıyla karakterin hakkını verdi. 2. sezona geldiğimizde ise ben ilk seferkinden bile daha endişeliydim. Yani evet 14 yaşında masum bir kız çocuğunu oynamış olabilirdi ama 19 yaşına gelmiş, olgunlaşmış, mizacı sertleşmiş Ellie'yi nasıl oynayacaktı?
Yazarlar da böyle düşünmüş olacaklar ki oyundaki gibi 2. sezonda olgunlaşmış bir Ellie'yle karşımıza çıkmak yerine bi olgunlaşmayı diziye yaymaya karar vermişler. İyi de olmuş. Hem karakter gelişimiyle Ellie'ye ekstra bir derinlik katılmış hem de Ellie'nin yeni halini Bella'nın görüşüne rağmen benimsememiz kolaylaşmış.
Pedro Pascal'dan zaten bahsetmeye gerek yok. Joel tam Pedro Pascal'lık bi rol, o da hakkını vermiş. Özellikle terapi sahnesinde duygulandırmadı desem yalan olur.
Kadronun geri kalanını ilk defa burada gördüm, öncelikle Kaitlyn Dever (Abby): kendisiyle ilgili fikirlerimk spoilerlı kısma saklıyorum ama şimdilik şu kadarını söyleyeyim: Malum sahne çekildiği vakit annesi meme kanserinden öleli 3 gün olmuş, böylesine zor bi sahneyi böylesine bi vakitte oynamak... Helal olsun.
İsabela Merced iyi oyunculuktan ziyade iyi bi casting olmuş bence. Dina'nın o her zamanki destekleyici ve güven verici tavrını iyi yansıtıyor kendisi ama sanki rol yapmıyor gibi geldi bana. Sanki kağıttaki repliği dümdüz okuyor ama karakterle oyuncunun kendi kişiliği uyuştuğu için role oturuyor gibi. Olsun, ne olursa olsun çok iyi bi Dina olmuş İsabela.
Sanırım kadroda beğenemediğim tek isim Young Mazino. Jesse oyunda bana hep sanki bi türlü işlenememiş bi karakter gibi gelmişti. Bi silikti yani. Yani kendisi oyun için bir eksi değil aksine bir artı, oyundaki kritik rolü gerçekten hikayeye renk katıyor ama yine de sanki hep daha fazlası varmış gibi hissettiriyordu. Dizinin bunu kırabileceğini düşünmüştüm ama şu anlık olmamış gibi duruyor. Yani erken konuşuyor olabilirim, malum Jesse'yi ileride daha çok göreceğiz ama bu baya Jesse yani. Hani zaten Jesse çok özgün ya da derinlikli bir karakter değil, Jesse'yi oynayabilmek için tek gerekli olan şey çekik gözlü ve uzun boylu olmak ki Young'da bu var ama o kadar yani. "Oyundaki karaktere ihanet" seviyesinde bi durum yok kesinlikle ama ben fazlasını beklerdim.
Karakterler ve oyuncular iyi hoş ama iyi bir hikayeyle işlenmedikleri zaman pek de bi önemi kalmıyor bu durumun. Peki 2. sezon bu konuda başarılı mı? ŞİMDİLİK evet. Ama şimdilik. Şimdi şöyle, dizi var olan hikayeyi işleme konusunda gerçekten çok iyi bir iş çıkarıyor. Hem oyunculara fan service yapma hem de hikayeyi genişletme açısından 1. sezondan bile daha başarılı bir iş var. Oyunun sadece ilk 1 saatini kapsayan (ki genel süreye vurduğumuzda oyunun 30da 1i falan yapıyo) Jackson kısmına iki koca bölüm ayırmış herifler. Ki bu genişleme sadece süresel bir genişleme değil zira o süre gerçekten hikayeye bir şeyler katan eklemelerle doldurulmuş. Spoiler olmasın diye bu sahnelere tek tek değinemiyorum ama özellikle Joel'un kişiliğine ve felsefesine daha yakından bakmamıza olanak tanıyan terapi sahnesi favorim. "ŞİMDİLİK" diye belirtmemin sebebi ise şu:
Daha önce Bill's Town'da da bahsettiğim gibi bu tarz eklemeler iyi hoş ama benim ve oyunun fanlarının bu sezona hypelanmasının asıl sebebi hikayeye getirilen yeni ve farklı yorumlar. Erken konuşmak istemiyorum ama en azından 2. sezonda bu tarz bir şey görme olasılığımız biraz düşük gibi. Jackson'ın bile 2 bölümde işlendiğini ve fragmanlardaki sahneleri hesaba katarsak 7 bölümde fragmanlardaki sahnelere gelinebilmesi için ya bazı yerlerin hızlı geçilmesi ya da yenilik yapmadan sadece ana hikayeye odaklanılması lazım ki iki ihtimal de canımı sıkıyor doğrusu. Ama yine de umutsuzluğa kapılmamak lazım zira Jackson'ın aksine ileri bölümler hikayenin kırılma noktaları olmayan, daha çok sonraki kritik olayı bağlayıcı kısımlar. Dolayısıyla da yeniliğe açıklar. Hayırlısı bakalım.
Spoilerlı kısma geçmeden son olarak prodüksiyona değinmeden olmaz. Ulan arkadaş, tamam HBO dizisisin de bu detaycılık seviyesi nedir ya? Ulan oyunu santim santim piksel piksel yeniden yapmış şerefsizler. YA JACKSON CGI YA DA KARTONDAN BİR SET DEĞİL, BAYA MAHALLE LAN. HERİFLER TUĞLA TUĞLA OYUNDAKİ BİNALARIN AYNISINI İNŞAA ETMİŞLER. ULAN DİZİDEKİ KAR FIRTINASI BİLE EFEKT DEĞİL LAN, HARBİ FIRTINADA ÇEKMİŞLER KOCA BÖLÜMÜ. Resmen 80'ler ve 90'lardaki pratik efekt yıllarına geri dönüş var bu dizide, bu nasıl bir çılgınlıktır, bu nasıl bir HBO'luktur arkadaş? Yeminlen bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi kararsız kaldım. İlk sezonda da prodüksiyon iyiydi ama ilk sezonun kendine has sarı bir tonu vardı. Evet oyuna göre daha ruhsuzdu, evet oyuna göre aradan geçen 20 yılın etkisini ve doğanın aynı anda hem yıkıcı hem de büyüleyici yapısını daha kötü yansıtıyordu ama en azından diziye özgüydü. İzlerken yeni bir şey izliyordunuz. İkinci sezonun bu halini çok sevmekle beraber oyunu birebir kopyalamak yerine diziye has bir şeyler yapsalar daha mı iyi olurmuş bilemedim.
Uzun lafın kısası, her ne kadar spoilerlı kısımda beğenmediğim noktalar olsa ve "oyundan da iyi" gibi bir durum söz konusu olmasa da yaptığı güzel eklemelerle beni bile ekran başında tutabilen izlemeye değer bir iş olmuş The Last Of Us 2. Sezon. İzleyin, izlettirin.
Spoilerlı kısım 5000 karaktere sığmadı. Spoilerlı kısım yorumlarda, aman dikkatli olalım.
#spoilerzede_olma