şimdi kendimi sağlam bir fanstastik eser takipçisi sayarım. bilimkurgu, cinli perili işler, büyüler, abartı benim için önkabullü bir eğlence nesnesidir. ama bu serideki bilimsel tutarsızlık beni aşırı rahatsız ediyor. atomların arasını sıkıştırarak kütle kaybedemezsin, hadi ettin, atomu sıkıştırarak atom altı…devamışimdi kendimi sağlam bir fanstastik eser takipçisi sayarım. bilimkurgu, cinli perili işler, büyüler, abartı benim için önkabullü bir eğlence nesnesidir. ama bu serideki bilimsel tutarsızlık beni aşırı rahatsız ediyor. atomların arasını sıkıştırarak kütle kaybedemezsin, hadi ettin, atomu sıkıştırarak atom altı seviyeye nasıl inebilirsin yahu; bu kendi yarattığın evrenin kanunlarına aykırı en başta. b, a nın altkümesi, a ı ufaltırsan b de ufalır, onun altına inemezsin ki... kendimi pokemon izleyen emekli teyzeler gibi hissediyorum...
hoş bir film olmakla birlikte: vermek istediği mesajı döve döve yediren bir film. spoiler alert... karakterin birisi intihar ediyor, eğitim sistemi bozuk eyvallah. ama bu olay filmde sürekli tekrar tekrar yaşanıyor. hint filmlerinin bu mesaj verme dürtüsü bir noktada izleyeni…devamıhoş bir film olmakla birlikte: vermek istediği mesajı döve döve yediren bir film. spoiler alert... karakterin birisi intihar ediyor, eğitim sistemi bozuk eyvallah. ama bu olay filmde sürekli tekrar tekrar yaşanıyor. hint filmlerinin bu mesaj verme dürtüsü bir noktada izleyeni gerizekalı yerine koymaya dönüşmüş. film resmen 80 dk lık 3 tekrardan oluşuyor. izlenir mi, meraklısına evet. genel olarak bollywood işleri de böyle malesef...
gene muhteşem bir film. şimdi gene toplumsal çürümüşlük, aile kurumu, protestan ahlakı falan yazmak istemiyorum. bunlar izlerken hissedilebilecek şeyler. ben daha çok -tıpkı çehov hikayeleri gibi- hayatın bizi sürüklediği noktaları görmeyi seviyorum. karakterlerin dinamikleri o kadar gerçek ki... ebru ceylan…devamıgene muhteşem bir film. şimdi gene toplumsal çürümüşlük, aile kurumu, protestan ahlakı falan yazmak istemiyorum. bunlar izlerken hissedilebilecek şeyler. ben daha çok -tıpkı çehov hikayeleri gibi- hayatın bizi sürüklediği noktaları görmeyi seviyorum. karakterlerin dinamikleri o kadar gerçek ki... ebru ceylan ın dediği gibi; "hayata baktığımda insanın trajedisinden başka bir şey görmüyorum"
efsane bir film; kubrick in mekanı mobilya gibi kullanışının bir başka hoş örneği. neredeyse baştan imal edilen otel, simetrik ve tekinsiz havasıyla sizi içerisine alıyor. telefondan yazdığım için uzun tutamıyorum; fakat film hem senaryo hem de mimari anlamda sahne sahne…devamıefsane bir film; kubrick in mekanı mobilya gibi kullanışının bir başka hoş örneği. neredeyse baştan imal edilen otel, simetrik ve tekinsiz havasıyla sizi içerisine alıyor. telefondan yazdığım için uzun tutamıyorum; fakat film hem senaryo hem de mimari anlamda sahne sahne incelenebilir. king e göre, thinner ların sebep olduğu olaylar zinciri; kubrick in elinde bir cinsel gerilime dönüşüyor. klasik tecavüz göndermeleri ve tekinsiz baba/oğul ilişkisi bizi tetikte tutarken, çift katmanlı bir hikaye akıyor film boyunca...
film genel olarak iyi; biraz abartı bir şans ile kurtulan kahramanımız, finalde beklediğim patlamayı yapamıyor sadece. yani eskilerin deyimiyle katarsis gerçekleşmiyor ya da yeterli gelmiyor insana.
kuzey/güney, namuslu/namussuz film boyunca bir amerika panoraması görüyoruz. çürümüş subaylar (kötü), çürümüş toplum (çirkin) ve ancak gerçek hayattaki kadar gerçek bir iyi. gene sahne sahne incelenmesi gereken film, mezarlık sahnesinde tepe noktasına ulaşır. arka planda çalan efsanevi ectasy of gold,…devamıkuzey/güney, namuslu/namussuz film boyunca bir amerika panoraması görüyoruz. çürümüş subaylar (kötü), çürümüş toplum (çirkin) ve ancak gerçek hayattaki kadar gerçek bir iyi. gene sahne sahne incelenmesi gereken film, mezarlık sahnesinde tepe noktasına ulaşır. arka planda çalan efsanevi ectasy of gold, çirkin in kendinden geçmiş koşusu ve tabi ki meksika açmazı...
kadın erkek ilişkileri üzerine daha iyi bir film yapılmamıştır bence. annie hall bir yol filmi tadı veriyor bana; iki insanın da kendini bulması. ayrıca woody allen bu filmiyle bir self reflexive denemiştir; anlatılan belki de senin hikayendir?
80 ler ve 90 larda çekilen nuri alço filmlerinin hollywood versiyonu. sinematografi anlamında elbet daha iyi bir iş; fakat korkunun pornosu gibi geliyor bu işler bana. bir eroinmana "öleceksin bırak şunu" demekle iş çözülebiliyorsa, çocuklarımızı da böyle korkutup koruyabiliriz belki