Şu anda bu kitabın 60.sayfasındayım. Konusuyla ilgimi çok çekmişti ve psikolojik danışman olduğum için çok heyecanlanmıştım. Freud ve Jung'a hayat verdiği ve olay akışını onların yorumuyla birkikte okuyacağım için koşturarak bu kitabı aldım. Ama Freud'u ilk 60 sayfasında yüceleştirip Jung'u…devamıŞu anda bu kitabın 60.sayfasındayım. Konusuyla ilgimi çok çekmişti ve psikolojik danışman olduğum için çok heyecanlanmıştım. Freud ve Jung'a hayat verdiği ve olay akışını onların yorumuyla birkikte okuyacağım için koşturarak bu kitabı aldım. Ama Freud'u ilk 60 sayfasında yüceleştirip Jung'u bu kadar sessiz, umursamaz, soğuk nevale ve aldatmayı destekleyen dürtü ve arzularımızın peşinde koşmalıyızcı biri olarak yansıtması, psikanalistlerin her dakikalarını hayatta başka bir şey yokmuş gibi her kelimelerini psikanaliz yaptıklarını düşünerek yazması beni çok rahatsız etti. Evet, Freud ve Jung hayatını buna adadı zaten. Evet, Freud 10'ar dakika arayla sabah akşam demeden danışan aldı ve ailesini görmedi bile. (Burda demek istediğim evet onları gözlemledi ve çoğu teoriyi ordan aldı, ailesiyle vakit geçirmek 3.-4. plandaydı.) Ama yazar gerçek insanları alarak yazdığı bir kitapta böyle sığ ve yorum ekleyerek karakter oluşturması bilmiyorum beni rahatsız etti. Freud ve Jung'un sahnelerini okuduğumda içimden bir ses "abi ben mi yanlış biliyorum" diyor sürekli. Ama ekşi sağolsun böyle düşünen tek ben değilmişim. Zor okuyorum. Yazar olmak haşa yanından geçemem de ben böyle bir kitap yazsam gerçek yaşam insanlarına kendi yorum karakterlerimi atamazdım. Mesela üniversitede bir dersimizde teorilere göre dizilerdeki karakterleri yorumladık. Ben hiçbirine atanmış karakter eklemedim çünkü yanlış olan bu değil mi zaten? Şu ana kadar oedipal komplekse katıldım. Herkes psikanalist kesildi başımıza ya. Hakan Türkçapar bile böyle kitap yazmaya kalksa ya bi dur ben napıyorum der psikiyatrist ve psikanalist kankilerine bir yorumlatırdı. Neyse. Okumaya devam
Freida okurlarına bir soru sormak istiyorum. Kitap sonlarının haldır huldur bittiğini düşünüyor musunuz? Olay öncesi, olay anı çok akıcı ve konular çok ilgi çekici. Ama sonlara doğru sanki zaman kısıtlaması var ve her şey X2 hızında yaşanıyor. Tabi ben bir…devamıFreida okurlarına bir soru sormak istiyorum. Kitap sonlarının haldır huldur bittiğini düşünüyor musunuz? Olay öncesi, olay anı çok akıcı ve konular çok ilgi çekici. Ama sonlara doğru sanki zaman kısıtlaması var ve her şey X2 hızında yaşanıyor. Tabi ben bir yazar olmadığım için eleştirmeden sadece hissettiğim şekliyle yorum yapıyorum.
Bu konu da çok ilgi çekiciydi. Öğretmenler odasında akım başlattım, okuduğum kitapları öğretmen arkadaşlarıma da okutuyorum. Daha fazla yazsın!
Spoiler içeriyor
Feida'nın akıcılığını çok seviyorum. Fakat bu kitap konusu nedeniyle beni çok rahatsız etti ve bitirmekte zorlandım. Yanlış olan bir şeyleri çok detaylı okumak zordu ve buna ek olarak mesleğimden dolayı olaylara çevremde bu durumlar yaşandı mı diye gözlemlemek de yorucuydu.…devamıFeida'nın akıcılığını çok seviyorum. Fakat bu kitap konusu nedeniyle beni çok rahatsız etti ve bitirmekte zorlandım. Yanlış olan bir şeyleri çok detaylı okumak zordu ve buna ek olarak mesleğimden dolayı olaylara çevremde bu durumlar yaşandı mı diye gözlemlemek de yorucuydu.
Bazen adalet yerini buluyor bazen insanın gözü açılıyor. Pedofili, taciz gibi konulara karşı hassassanız okumanızı önermiyorum.
Okurken zamanı unutacağım, kendimi kitapta üçüncü ses olarak hissedebileceğim, bütün düşüncelerimin bir süreliğine duracağı bir kitap okumak istiyorum diyorsanız bu kitap bunu sağlıyor. Okurken bir ara zaman aktı gitti. Ortalarına doğru bir şeyler netleşiyor ve o zaman hemen okuyup bitirmek…devamıOkurken zamanı unutacağım, kendimi kitapta üçüncü ses olarak hissedebileceğim, bütün düşüncelerimin bir süreliğine duracağı bir kitap okumak istiyorum diyorsanız bu kitap bunu sağlıyor. Okurken bir ara zaman aktı gitti. Ortalarına doğru bir şeyler netleşiyor ve o zaman hemen okuyup bitirmek istiyorsunuz. Akıcı ve sürükleyici.
Çok anlatıyor. Sanat hakkında bilgim olsun istiyorsanız şahsen ne kadar cahilmişim dedim okurken. Öyle bir tasvir ediyor ki bütün resimler gözümde canlandı, tasvirleri okurken bir yandan araştırma yaptım. Bende Dante hayranlığı bıraktırdı ve ben Dante'nin zekasıyla detaylı olarak bu kitapta tanıştım. Çok hayranlık uyandırdı ve diğer Langdon serilerine devam edeceğim.
Son olarak konusuyla ben kendimi sorguladım. Ben olsaydım ne yapardım? Etik ilkeler çerçevesinde bir şeyler değiştirilebilir mi? Dan Brown'ın zekası, kalemi müthiş
Burası neden x gibi kullanılıyor? Ben kitap, dizi ve film yorumları görmek istiyorum. Amaca hizmet etmeyen istek ve arzularınız varsa burdan başka bir sürü uygulama mevcut
Sağlıklı bir iletişimin kurulması için karşımızdaki insanın sevgi diline göre hareket etmemiz gerekir. Kendi ilişkimden deneyimlediğim kadarıyla gerçekten doğru. Sağlıklı, mutlu ve güvenli bir ilişki için insanların önce birbirini ve sınırlarını anlaması sonra bunlara saygı duyması gerekiyor. Fiziksel temas benim…devamıSağlıklı bir iletişimin kurulması için karşımızdaki insanın sevgi diline göre hareket etmemiz gerekir.
Kendi ilişkimden deneyimlediğim kadarıyla gerçekten doğru. Sağlıklı, mutlu ve güvenli bir ilişki için insanların önce birbirini ve sınırlarını anlaması sonra bunlara saygı duyması gerekiyor. Fiziksel temas benim beşincil sevgi dilim. Buna saygı duymayan fiziksel teması partnerlerimle ilişkim üç ayı geçemedi ve tiksinerek ayrıldım.
Kitapta boşanmak isteyen, başka birine aşık olduğunu belirten çiftler var. Chapman ise sevgi dilinizi iyileştirirseniz eğer ilişkiniz düzelir ve eski, mutlu günlere geri dönersiniz diyor. Sevgi bir seçimdir diye ekliyor. Bu benim aklımı karıştırdı. Seçtiğim birini sevemem. Her ne kadar sevgi dilimiz, zevklerimiz, her şeyimiz uyuşsa da insan nasıl birini seçip onu sevebilir ki? Chapman'ın hiç mi başarısız bir vakası olmadı? Bunu eklemesini dilerdim.
Kitabın son 20 sayfasında bireysel ve grup terapisinde uygulayabileceğimiz birkaç soru var. Bu hoşuma gitti aslında. Bu konuyu deneyimlemeyi çok isterim.
Okuduğunuz bir kitapta yazım yanlışı, eksik harf falan gördüğünüzde yayın adresine doğru düzgün kontrol edemiyorsanız basmayın kardeşim diye mail atasınız geliyor mu
Spoiler içeriyor
Bence her şey Disney dizi müziği kullanılıncaya kadar güzeldi. İlk sezonlar çok farklıydı. Konu, ele aldığı aşk, gerginlik seviyesi, doctor'un her zamanki kalabalık içindeki yalnızlığı, ölmekten korkarken bir o kadar cesur oluşu, daleklerle savaşı, dost bildiklerinin düşman çıkması... Her şey…devamıBence her şey Disney dizi müziği kullanılıncaya kadar güzeldi. İlk sezonlar çok farklıydı. Konu, ele aldığı aşk, gerginlik seviyesi, doctor'un her zamanki kalabalık içindeki yalnızlığı, ölmekten korkarken bir o kadar cesur oluşu, daleklerle savaşı, dost bildiklerinin düşman çıkması... Her şey o kadar tadındaydı ki. Christmas bölümleri de çok güzeldi. 10.doctor'a aşıktım. Hala daha öyle. Enfp olduğuna hiç şaşırmadım. Hayranlıkla izlerdim bende böyle olacağım diyerek. Enfplerin sadece enfpleri çekici ve mükemmel bulması 🫠 Çocukken keşke Rose ben olsam derdim. Hatta doctor'un gerçek olduğuna emindim, o zamandan belliymiş dini görüşüm 🥲 Gallifrey gerçek, bende ordan geliyorum bu arada.
Ne zaman Disneye benzer müzikler girdi araya o zaman her şey bozuldu. Saçma sapan yerlerde arkada moda uygun muzip müzikleri, doctor'un dostlarının çocuk gibi davranması, saçma sapan şakalar, doctora imalar falan hayır. Kesinlikle mahvettiler diziyi. Müziklerine katlanamazken zaten devam da edemedim. Şu an ne oluyor, ne bitiyor bilmiyorum. Arada 9.doctordan başlayarak 13e kadar tekrar izliyorum. Sonrası yok. Umarım senaryoyu ve müzikleri düzeltmişlerdir. Yoksa gerçekten 50yıldan fazla olan diziye yazık etmiş olurlar. Doctor who kesinlikle sadece bir dizi olamaz. Ya gerçekten birileri sürekli olarak dünyayı kurtarıyorsa rica ediyorum Türkiye'ye de bir el atsın, yardımcı olurum 🙏