Spoiler içeriyor
Çocukluk tramvalarınız hayatınızı ne kadar etkiliyor ? Hiç annenizin istediği şekilde davranmadığınız için yokmuş gibi davranma cezası aldınız mı, anne babanız sürekli kavga edip duruyor muydu,zorbalığa uğradınız mı, en yakınınız tarafından istismara uğradınız mı veya bunları bir kenara bırakın bunlardan…devamıÇocukluk tramvalarınız hayatınızı ne kadar etkiliyor ?
Hiç annenizin istediği şekilde davranmadığınız için yokmuş gibi davranma cezası aldınız mı, anne babanız sürekli kavga edip duruyor muydu,zorbalığa uğradınız mı, en yakınınız tarafından istismara uğradınız mı veya bunları bir kenara bırakın bunlardan çok daha küçük etkisinin olduğunu düşündüğümüz davranışlar fark edilmeksizin tüm hayatımız boyunca ruhumuzda taşıyacağımız yaralara dönüşüyor. İşte bu filmde ele alınan konu bu aldığımız yaralara artık beynimiz , bünyemiz dayanamadığı için ne tür psikolojik rahatsızlıkların çıkabileceğine bir örnek yalnızca. Burada Kişilik Bölünmesini izliyoruz fakat görünümde ruhsal ve bedensel açıdan sağlıklı görünen bir insanın ne kadar yaralı olabileceğine dair bir fikrimiz dahi olmayabilir.
24 farklı kişiliğin bir bedende bulunduğu bir filmi ilk kez izliyorum sanırım ve ilk başlarda bunun neden böyle olduğunu anlamadığım için filmin derinliğini anlayamamıştım fakat Kevin ile baş karakter kızın yaşadıkları tramvalarını gördüğümde göz yaşlarımı tutamadım. Bana bir kez daha hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını gösterdi. Aslında ne çok yanlış ön yargılara sahibiz çevremizdekilere karşı. Her şey uzaktan çok şeffafmış gibi görünüyor oysa ki bir insanın geçmişine göz gezdirdiğimizde bile ne kadar acıyı atlatıp bu duruma geldiğini görmemiz zor olmuyor. Maalesef tramvalarımızla yaşamaya mahkumuz ne kadar onları atlatmaya çalışsak da hep içimizde bir yerdeler.
Genel anlamda tatmin edici bir filmdi ve oyunculukları da çok beğendim. İzlemenizi tavsiye ediyorum.
Spoiler içeriyor
Harika vücudum , başarılı kariyerim, sayısız param, şaşaalı hayatımla hala bana hayır diyebileceğini mi zannediyorsun ? Ben o büyük CEO Patrick Bateman . tüm bu bana hayran olacağın özelliklere sahibim . Bana en ufak bir konuda bile hayır diyemezsin. Her…devamıHarika vücudum , başarılı kariyerim, sayısız param, şaşaalı hayatımla hala bana hayır diyebileceğini mi zannediyorsun ?
Ben o büyük CEO Patrick Bateman . tüm bu bana hayran olacağın özelliklere sahibim . Bana en ufak bir konuda bile hayır diyemezsin. Her şeyimle senden çok daha üstünüm. Öyle ki çevremde ki kadınlar benim istediğim şekilde giyinmeli, en iyi karta ben sahip olmalıyım, sayısız kadınla sevişmeliyim bunu yaparken de fazlasıyla karizmatik görünmeliyim, en iyi restorantlarda en özel masada ben oturmalıyım...
Tüm bu mükemmeliyetime rağmen aslında bir **k parçası kadar değerim yok ve bunun farkında olduğum ve yalnızca hayvani içgüdülerimin sesini dinleyerek hareket edebildiğim için her ama her an iltifatlar duymalı ve insanları aşağılayıp durmalıyım. Hele ki benden daha iyi bir karta sahip olan adamın ne kadar değersiz olduğunu ona göstermek için kafasını testereyle keserken bile bunları ona söylemeliyim. Kadınları tek tek öldürmeliyim. Bunları yaparken üzüleceğimi veya herhangi bir duygu hissedebileceğimi mi sandın ? Sanırım hala imajım seni etkilemeye devam ediyor. Bunları yaparken aksine zevk bile duyuyorum.
Ve evet yaptığım tüm bunlara rağmen bir makineden farksızım. Aslında tüm bu yaptıklarımı da hep bir şeyler hissedebilmek, ne kadar aşağılık ve küçük olduğumu unutmak için yaptım. Fakat şimdiye kadar sana anlattığım cinayetleri de yapmış değilim. Hepsi beynimin bana kendimi üstün hissettirmek için yaptığı ilizyonlardan başka bir şeyler değil.
Baş karakterde tahminimce çok üst derece Narsistik bozukluk olduğunu düşünüyorum ve bu tip insanlari defalarca kez maruz kaldığım için söyleyebilirim ki bir Patrick Bateman gördüğünüz anda arkanıza bakmadan kaçmanız gerekiyor. İnsan görünümlü olabilirler fakat size yapabilecekleri kötülüklerin haddi hesabı yok . Hayatta hiç bir belirli amaçları yoktur. Tek istedikleri konuşulan, hayran olunan kişi olmaktır. Yaşam enerjinizi emmeden sizi bırakmak istemezler.
Film, imajlardan başka bir şeyin önemli olmadığı, adeta Amerikan rüyasının ne derece altı boş eğlencelerle , insan ilişkileriyle ve tüm hayatı kaplayan taklitçi davranışlarla bir insan için nasıl bir kabusa dönebileceğini gösteriyor. İzlediğim en garip filmlerden.İzlerken sinirlerimi çok bozdu. Film hakkında ne söylesem eksik kalacağını söylemeliyim. İzlemenizi tavsiye ediyorum.
Spoiler içeriyor
Yalnız olmak mı insanı delirtir yoksa zaten deliliğe meyilli olan bir insan mı yalnız kalınca delirir ? Torrance'ın filmin başından beri akli dengesinin pek de yerinde olmadığının pekçok örneğini filmde görebiliyoruz. Aslında sorumuzun cevabı ikincisi oluyor bu filmde. Henüz hiçbir…devamıYalnız olmak mı insanı delirtir yoksa zaten deliliğe meyilli olan bir insan mı yalnız kalınca delirir ?
Torrance'ın filmin başından beri akli dengesinin pek de yerinde olmadığının pekçok örneğini filmde görebiliyoruz. Aslında sorumuzun cevabı ikincisi oluyor bu filmde. Henüz hiçbir şey yaşanmamışken bile Torrance eşine karşı kin dolu onu kendinden üstün görüyor ve kendi başarısızlıklarını ona yıkmaya çalışıyor. İçten içe fazlasıyla kıskanıyor onu ve belkide ilk fırsatta bu yüzden onu "hayali" bir kadınla aldatıyor. Çocuğuna karşı ise büyük bir suçluluk duygusu var onu kazarada olsa hırpaladığı için. Kısaca monoton bir hayat yaşayan anladığım kadarıyla hiçbir başarıyı elde edememiş ve bu yüzden psikolojisi bozulmuş bir adamın uzun süre kendi düşünceleriyle baş başa kaldığında olabilecek uç bir sonu görüyoruz filmde.
Beni gıcık eden sahnelerin başında eşinin daha birkaç saat önce onun beynini dağıtacağını söyleyen kocasını hapsettikten kısa süre sonra mışıl mışıl uyuması. Hadi uyudun diyelim bari kapının önüne ağır ağır eşyalar koy değil mi ekranın başında kadına sövdüm valla. Bir diğer sahnede aşçının onca şeyin yaşanacağını bilmesine rağmen koca bir yolu tek başına gelip onları kurtarabileceğini düşünmesi. Tamam bak hani tek başına geldin bari gel beni öldür diye bas bas bağırma . Bir etrafı kolacan et öyle kimse var mı kimse var mı diye bağır.
Filmin sonunda artık eşi de yaşadıklarından dolayı şizofreni görüyor. En sondaki sahnede ise fotoğrafta Torrance'nin olması tam anlamıyla beynimi yaktı. Şimdi gidip film incelemelerini izleyip işin aslı neymiş öğrenmeye gidiyorum.
Puanım 9/10 İzlemenizi tavsiye ederim.