İnsanlığın evrimi eğer tüm aşamalarını bir gün öğrenirsek bile hayret edici olmaya devam edecek. Hatta yalnızca insan evrimini öğrenmek de değil en küçük yapıtaşlarının oluşumunu kavramak bile onların var oluşunun hayret ediciliğini azaltamaz.
Dinlerin geçmişte insan hayatı için çok etkili olduğunu kabul etmek ile beraber (doğa hakkındaki bilgisizlik, hayat içindeki sorulara cevapsızlık nedeniyle bu sorulara cevap veriyor olduğundan çok değerliydi hayata anlam yükleme ve kavrayabilme açısından) günümüzde sahip olduğumuz bilgiler, teknoloji, bilim, globalleşme…devamıDinlerin geçmişte insan hayatı için çok etkili olduğunu kabul etmek ile beraber (doğa hakkındaki bilgisizlik, hayat içindeki sorulara cevapsızlık nedeniyle bu sorulara cevap veriyor olduğundan çok değerliydi hayata anlam yükleme ve kavrayabilme açısından) günümüzde sahip olduğumuz bilgiler, teknoloji, bilim, globalleşme ile beraber iyi bir etki yaratmaktan çok zararlı olduğunu düşünüyorum. Dindar bir ülkede olmasaydık çok daha hızlı gelişebilirdik.Din ısrarla binlerce yıl önceki "doğruları " kabul etmemizi istiyor. Hal böyleyken gelip de dinin insanlığı geliştirdiğini söylemek saçma. Açıkçası dinin artık insanları hayatın anlamı açısından da tatmin ettiğini düşünmüyorum. Eğer tatmin etseydi bu kadar futbol fanatikliği, bu kadar ırksal kimlik olusturma çabası, bu kadar "modernliğe" ayak uydurma çabası olmazdı.
Yaşam, Evrim Ve Biz kitabına kıyasla çok iyi olduğu söylenemez. Kitap evrimi açıklamanın yanında neden yaradılışın doğru olmadığını da anlatıyor.Evrim hakkında tekrar olsun ve tam otursun diye okudum. Tekrar açısından iyi kitaptı. Kitabın kendisinde biraz çeviri hataları olduğundan azcık can…devamıYaşam, Evrim Ve Biz kitabına kıyasla çok iyi olduğu söylenemez. Kitap evrimi açıklamanın yanında neden yaradılışın doğru olmadığını da anlatıyor.Evrim hakkında tekrar olsun ve tam otursun diye okudum. Tekrar açısından iyi kitaptı. Kitabın kendisinde biraz çeviri hataları olduğundan azcık can sıkıcı oldu sanırım. Yaradılış konusunda adamı haklı buluyorum elbette evrimi kabul eden biri olarak. Fakat bazı yerlerde gereksiz her şeyi yaradılışın olmadığına bağlamıştı. Aldığı çok fazla tepkiden olsa gerek dindar kişilere karşı dolu olduğu belliydi. Hak veriyorum. Bilimden nefret eden kesim dünya çapında varken bilim insanlarıninda özellikle evrim ve yaradılış ikilisi konusunda dolu olmaları, sinirli olmaları oldukça normal. Yaradılışın neden doğru olmadığını anlamak için de okunabilir. Fakat adam bazen o kadar abartmış ki benim bile inanmayasım geldi. O kadarina gerek yok çünkü halihazırda kayaçlardan bile dünyanın milyarlarca yıldan beri var olduğu ortada. Oysa ki yaradılışçılar İncil'e göre dünyanın altı ila on bin yıllık olduğunu düşünuyor. Bunun yanında her bir türün ayri ayrı yaratılip bu türlerin yenilerinin çıkmadığını söyluyorlar. Ki bu da hali hazırdaki bilgilerimizle zaten yanlışlanabiliyor. Kısaca evrimi kabul etmek istemeyen kabul etmiyor, yaradılışa inanmayı tercih eden inanmaya devam ediyor. Bizim ülkede tartışmalarda ithal edildiginden yaradılış konusu da ülkemize sonradan sonradan geldi.Oysaki daha 1900'lü yıllardan bu yana evrim ve yaradılış tartışması Hristiyanlar arasında yaygındı. Sorgulayan inançlı insanlar bile evrimi mecburi olarak kabul edip Adem ile Havva hikayesini metaforik olarak görüyor. Artık kimin neyi kabul edeceği, neye inanacağı ona kalmış. Yeter ki bilimi aşağılayıp hali hazırda zaten bilimi anlatmak zorken gelip de iyice ortadan kaldırmasınlar. Evrim gerçeğinin müfredattan neden kaldırıldığını düşünmek bile sorgulayana çok şey ifade edebilir.
Zamanımın büyük çoğunluğunu olabildiğince evde geçiriyorum. Evim benim yuvam, ev işlerimi yapıyorum, çeşitli yemekler yapıyorum, şu anda evrim olmak üzere çeşitli araştırmalar yapıp okumalar yapıyorum, bunun yanında özel ilişkime ve kedilerime vakit ayırıyorum, daha güzelleşmeleri için çabalıyorum.Üstüne de mum yapımıyla…devamıZamanımın büyük çoğunluğunu olabildiğince evde geçiriyorum. Evim benim yuvam, ev işlerimi yapıyorum, çeşitli yemekler yapıyorum, şu anda evrim olmak üzere çeşitli araştırmalar yapıp okumalar yapıyorum, bunun yanında özel ilişkime ve kedilerime vakit ayırıyorum, daha güzelleşmeleri için çabalıyorum.Üstüne de mum yapımıyla uğraşıyorum.Gel gör ki bizim ülkede evde kalıyorsan BOŞ İŞ YAPIYORSUN ! İlla ki dışarıda olman gerek. Dışarıda değilsen boş insansındır. Bilgisayar kullanıyorsan sadece boş takılıyorsundur, salaksındır. Ev işleri başta olmak üzere evde yaptığın her iş değersizdir. Bu insanlara sorsan : Kardeş sen ne yapıyorsun tam olarak dışarda ?
- Arkadaşlarımla/akrabalarımla sohbet ediyoruz, geziyoruz, yiyip içiyoruz cafelerde restoranlarda, sinemalara vb gidiyoruz derler.
Yani benim evde kendi düzenimi kurup çok yönlü şekilde günümü planladığım aktiviteler boş aktiviteyken dışarda yapılan her bir aktivite "değerli, insanı geliştiren aktivite" oluyor.
Zaten milletin en çok konuştuğu konular : Yok, şu restoranda şu yemeği yedim harikaydı, yok, Antalya 'ya gittim tatil inanılmaz güzeldi vesaire vesaire.
Valla canım kardeşim inan çok kıskandım yaptığın bu gezilerle yediğin bu yemeklerle ve bunları ve dedikodu benzeri sohbetlerinle kendini geliştirmen gözümü yaşartacak kadar fazla.Eminim ku bu yaptıkların ufkunu çok genişletmiştir ve bambaşka bir insana dönüşmene neden olmuştur.Ben ise yerimde sayıyorum tühhhh... Rica ediyorum ben sana günlük hayatımı anlatırken: Hmm, eh sen de iyi işler yapıyorsun boş durmaktan iyidir, gibi aşağılayıcı cümleler kurup ağzının ortasına bir tane yapıştırmama ramak kalmasına izin vermeden benden uzak dur.
Uzak dur dicem de böyle düşünmeyen insan da o kadar az gördüm ki buna pek inancım yok.
Şahsen dışarda olmanin da insanı sosyal açı dışında çok da kişisel olarak geliştirdiğine de inanmıyorum. İnsan en çok gelişimi yalnızlığında yaşar.Bu yalnızlığı da malumdur ki kendi evinde yapabilir. Evet dışarıdaki çeşitli deneyimler de bir şeyler katabilir. Fakat bunların bile bir şeyler katması için insanın durup üzerine düşünmesi, yalnız kalması gerekir. Açıkçası gördüğüm insanların büyük bir kısmı yaptığı sırf eğlenceden ibaret gezilerini kişisel gelişim diye anlatıyorlar. Kendilerini kandırıyorlar.
Bilim bile bu kadar rasyonel bir şekilde bilgiler elde etmek için çabalıyorken, bazı yönlerden sübjektif kalmaya mecburdur. Çünkü bilimi yapan da insanlardır. Ayrıca her birimiz doğa ve evren hakkında o kadar kısıtlı bir bilgiye sahibiz ki herhangi bir şeye kesin…devamıBilim bile bu kadar rasyonel bir şekilde bilgiler elde etmek için çabalıyorken, bazı yönlerden sübjektif kalmaya mecburdur. Çünkü bilimi yapan da insanlardır. Ayrıca her birimiz doğa ve evren hakkında o kadar kısıtlı bir bilgiye sahibiz ki herhangi bir şeye kesin doğru diyebilecek bir kapasiteye sahip değiliz.Kendi beyin yapımız nedeniyle bile bir şeylere hiçbir zaman kendi bakış açımızdan uzakta bakamayacağız.
( Söylediklerim, bilimi hiçbir şekilde değersizleştirmemektedir. Bilim, halen bize yol gösterebilecek en rasyonel alandır.)
Her bir tür milyonlarca yıllık bir evrimi temsil eder ve bir kez yok olduğunda asla geri getirilemez. Her biri geçmiş hakkında eşsiz hikayeler içeren birer kitaptır. Her hangi birini kaybetmek, yaşam tarihinin bir parçasını kaybetmek anlamına gelir. Jerry E.Coyne Evrim…devamıHer bir tür milyonlarca yıllık bir
evrimi temsil eder ve bir kez yok olduğunda asla geri getirilemez. Her
biri geçmiş hakkında eşsiz hikayeler içeren birer kitaptır. Her hangi birini
kaybetmek, yaşam tarihinin bir parçasını kaybetmek anlamına gelir.
Jerry E.Coyne Evrim Neden Gerçektir ?
Hayatın tek bir canlı hücreden başlamış olması ne kadar tuhaf.. Bir canlı türünden evrilmek, bu hayatta var olmak, deneyimlemek, yaşadığını hissetmek ve tüm bunların yanında günün çoğunluğunda bunların farkında olamayacak kadar hayatın keşmekeşiyle uğraşmak... Bir yandan hayata anlam vermek için…devamıHayatın tek bir canlı hücreden başlamış olması ne kadar tuhaf.. Bir canlı türünden evrilmek, bu hayatta var olmak, deneyimlemek, yaşadığını hissetmek ve tüm bunların yanında günün çoğunluğunda bunların farkında olamayacak kadar hayatın keşmekeşiyle uğraşmak...
Bir yandan hayata anlam vermek için bunca çaba veriyorken bir yandan bu anlamları oluşturamayacak kadar yaşam mücadelesinin içinde olmak... Sanırım insan olmamızı anlatıyor.
Her bir insanın kendine ait inançları, hayata bakış açıları, oluşturduğu anlamları var. Ve bunlar o kadar derinimize işlemişler ki hiçbir insan gelip de ben tamamen objektif bir şekilde olaylara, fikirlere bakabiliyorum diyemez. En objektif olduğunu düşündüğümüz fikirlerimiz bile inanmayı istediğimiz…devamıHer bir insanın kendine ait inançları, hayata bakış açıları, oluşturduğu anlamları var. Ve bunlar o kadar derinimize işlemişler ki hiçbir insan gelip de ben tamamen objektif bir şekilde olaylara, fikirlere bakabiliyorum diyemez. En objektif olduğunu düşündüğümüz fikirlerimiz bile inanmayı istediğimiz veya inanmaya yatkın olduğumuz inançlardan mahrum olamıyor. Bu yüzden kimse mutlak bir doğruya ulaşamaz diye düşünüyorum. Öte yandan, ben bizden farklı bir hayat görüşü/ inancı/ hayat anlamı olan bir insanı ona olabildiğince rasyonel bir sekilde neden bu inancın/ anlamın/ görüşün anlamsız ve gerçeklikten uzak olduğunu söylesek de o kişinin inanmayı seçtiği inançtan geri dönebileceğini düşünmüyorum. İlla ki bu fikre/inanca aşırı bağlı olmasına da gerek yok. Yalnızca konuştuğumuz konuda ilgisiz olup istediği şekilde hayatı görmeye devam ettiği sürece de değişen bir şey olacağını,tartışmaların bir yere varacağını düşünmüyorum bu konularda. Tartışmada gerçekten anlamlı bir sonuç olabilmesi için her iki tarafında konuşulan konu hakkında ilgisi olması ve de bu konu hakkında inatla inandığı inançlar olmamalı.
Biz insanların taşıdığı yaklaşık 30 bin (son çalışmalara göre 23 bin kadar Ç.N.) genden 2 binden fazlası yalancı genlerdir. Bizim genomumuz ve keza diğer türlerin genomları açıkça ÖLÜ GEN'lerin mezarlarıyla doludur. Evrim Neden Gerçektir Jerry A.Coyne