İtalyan felsefeci Giulio Cesare Vanini 1616 yılında insanlann maymunlann torunu olduğunu ileri sürmüştü. Bu söyleminden 3 yıl sonra, yakılarak ölmeye mahkum edildi.
Jeologların yaptıkları araştırmalar, dünyanın çok yaşlı olduğunu gösterdi. Denizcilik yoluyla yeni kıtaların keşfiyle yeni canlı türleri bulundu. Farklı coğrafyalarda farklı canlıların olduğunun farkına varıldı. Dinozorların ya da diğer nesli tükenmiş canlıların fosillerinin bulunmasıyla farklı dönemlerde farklı canlıların yaşamış olduğu, insanlığın…devamıJeologların yaptıkları araştırmalar,
dünyanın çok yaşlı olduğunu gösterdi. Denizcilik yoluyla yeni kıtaların keşfiyle yeni canlı türleri bulundu. Farklı coğrafyalarda farklı canlıların olduğunun farkına varıldı. Dinozorların ya da
diğer nesli tükenmiş canlıların fosillerinin bulunmasıyla farklı dönemlerde farklı canlıların yaşamış olduğu, insanlığın gözleri önüne serildi. Yeryüzündeki canlıların yaradılıştan beri değişmemiş olduğu düşüncesi çürütülmüş oldu.
İslam alimleri tarafından kaleme alınan birçok eserde, canlıların cansızlardan gelişip bitkiye, bitki düzeyinden hayvan düzeyine ve oradan insana doğru işleyen sürece, sürekli değinilmiştir. Basra'da yaşayan Nazzam (MS 775-845), kozmolojik evrimci yaradılış kuramını geliştirmiş, Nazzam'ın talebesi olan el-Cahız (MS 78 1-869)…devamıİslam alimleri tarafından kaleme alınan birçok eserde, canlıların cansızlardan gelişip
bitkiye, bitki düzeyinden hayvan düzeyine ve oradan insana doğru işleyen sürece, sürekli değinilmiştir. Basra'da yaşayan Nazzam
(MS 775-845), kozmolojik evrimci yaradılış kuramını geliştirmiş, Nazzam'ın talebesi olan el-Cahız (MS 78 1-869) ise biyolojik evrim kuramını geliştirmiştir, Kitab 'ül Hayavan kitabı, 350'nin üzerinde hayvan türünü şiirsel anlatım, anekdotlar ve atasözleriyle
açıklayan ve tanımlayan ansiklopedik bir eserdir, Cahız, kitabında doğal çevrenin hayvanlar üzerindeki etkisinden söz etmiş, "türler sabit değil, değişkendirler, dönüşürler" görüşünü de ortaya atarak günümüzden bin yıl önce, çağdaş evrim tanımına yakın bir fikir geliştirmiştir.
Bir erkek sohbetinde geçen muhabbet : A : Peki bu işte ustalaşmak çok mu zor ? B: Valla bizim buradaki usta kadın düşünün yani ne kadar kolay olduğunu hahahahahah Bir erkek sohbetinden : C kişisi karısını arar bağırıp çağırarak telefonu…devamıBir erkek sohbetinde geçen muhabbet :
A : Peki bu işte ustalaşmak çok mu zor ?
B: Valla bizim buradaki usta kadın düşünün yani ne kadar kolay olduğunu hahahahahah
Bir erkek sohbetinden :
C kişisi karısını arar bağırıp çağırarak telefonu kapatır.
C: Biliyor musun bu benim en düşük seviyeli bağırmam.( övünçle) sen de böyle bağırıyor musun yengeye ?
Bir başka erkek sohbeti :
D : Ben bir süre güzellik salonunda çalıştım, ne kadar gerizekalı bu kadınlar ya bir işlem için binlerce para veriyorlar kadınlarda s*k kadar akıl yok.( bu konuşmayı yapan kişilerin her birinin eşi ve çocukları var )
E : Aynen valla zaten orada çalışmamak lazım insan bir dayanır iki dayanır üçüncü de...
Bu tarz BİR SÜRÜ kadınları aşağılayan, onları mal yerine koyan, akıllarını kıt sayıp gönüllerince eğlenen erkek muhabbetlerini DUYDUM. Hem de öyle keko görünümlü falan değil bu erkekler. Arkadaşlarımız dediğimiz, iyi insan dediğimiz türlü türlü konumdaki erkekler. Demem o ki kızlar erkekleri önemserken, onları insan yerine koyarken 100 kez düşünün. Sizin onları gördüğünüz gibi onlar sizi görmüyor. Siz, size iyi davrandıklarını zannederken onların tek derdi statülerini kendilerince oluşturmak için yatağa atacak kız sayısını arttırmak. Keşke yalan olsa ama gerçek bu. Erkek muhabbetleri düşündüğümüzden çok daha mide bulandırıcı ve ben bu muhabbetleri hiç duymadım hiç katilmadım dinlemedim diyen erkek net yalan söylüyordur. Kadınları aşağılamayan, onları insan yerine koyan erkek sayısı bir elin parmağını geçmez. Bu ister elin ingilizi olsun isten müslümanı olsun ister zengini olsun ister fakiri hepsi benzer iğrenç düşüncelere sahip büyük çoğunlukla.
Gezmenin abartıldığı kadar insanı geliştirdiğini düşünmüyorum. Hatta çoğu gezi güzel hisler ve güzel anılar bırakması,eğlenceli, keyif verici olması dışında pek bir özelliğe sahip değil. Bu yüzden çok gezen mi çok okuyan mı sorusunun anlamsız olduğunu düşünüyorum.
Şempanzeler, sağır dilsizlerin işaret dilini öğrenerek zengin bir kelime hazinesine sahip olabilir,hatta bunu kendi yavrularına ve sonraki nesillere öğretebilirler. Birlikte gerçekleştirdikleri planlı eylemlerin iletişimsiz yapılması mümkün değildir. Hatta kendi grupları içinde, hiç konuşmadıkları halde, başarıyla siyaset yaparlar. Vahşi yaşamda birbirlerinin,tutsaklıkta…devamıŞempanzeler, sağır dilsizlerin işaret dilini öğrenerek zengin bir kelime hazinesine sahip olabilir,hatta bunu kendi yavrularına ve sonraki nesillere öğretebilirler.
Birlikte gerçekleştirdikleri planlı eylemlerin iletişimsiz yapılması mümkün değildir. Hatta kendi grupları içinde, hiç konuşmadıkları halde, başarıyla siyaset yaparlar. Vahşi yaşamda birbirlerinin,tutsaklıkta ise birlikte oldukları insanların beden dilini okumada oldukça ustadırlar. Onların farkı, var olan iletişim becerilerini
sözcüklerle şekillendirememeleridir.
Neden maymunlar insan olmuyor : "İnsan maymundan evrimleşmiştir" tanımı yanlıştır. Doğrusu "insan bir maymun türünden evrimleşmiştir." olmalıdır. Bu şekilse "neden hala maymunlar yaşamaktadır" sorusunun cevabı da anlaşılabilir. Zira insanın atası olan maymun türü bugün yaşamamaktadır. Yaşam,Evrim ve Biz Tamer Kaya
Bakıyorum da insanlık olarak en çok önemsediklerimiz insan ilişkileri. İnsan ilişkilerinden çektiklerimizi bitirinceye kadar mezara yaklaşıyoruz herhalde. Gönderilerin %90 ı insanlardan ne kadar bıkıldığı, ne acılar çekildiği, ne kadar yalnız hissedildiğiyle alakalı. Henüz insanlık olarak duygularımızı dizginleyip rasyonel bakış açısına…devamıBakıyorum da insanlık olarak en çok önemsediklerimiz insan ilişkileri. İnsan ilişkilerinden çektiklerimizi bitirinceye kadar mezara yaklaşıyoruz herhalde. Gönderilerin %90 ı insanlardan ne kadar bıkıldığı, ne acılar çekildiği, ne kadar yalnız hissedildiğiyle alakalı. Henüz insanlık olarak duygularımızı dizginleyip rasyonel bakış açısına toplu olarak sahip olacağımız bir gelecek tek bir bilince evrilmezsek çok uzak gibi. Kendimizi çok bilinçli varlıklar olarak görsek de duygularıyla oradan oraya sürüklenen varlıklarız.