Bir süreden sonra sıkıyor, saçma gelmeye başlıyor. x2’ye almama rağmen boş vakit kaybı gibi geliyor. 2.sezonun sonlarına doğru bıraktım. Önermiyorum İzleyecek daha güzel şeyler var.
Normal kişisel gelişim kitaplarını samimi ve gerçekçi bulmam, bu yüzden de pek inanmam içinde yazanlara. Çok fazla da genelci konuşurlar. Haluk Tatar’ı önce YouTube’dan tanıdım, birkaç sene sonra bu kitabını alıp okuma fırsatı yakaladım. Her ne kadar başka yerde yaşasa…devamıNormal kişisel gelişim kitaplarını samimi ve gerçekçi bulmam, bu yüzden de pek inanmam içinde yazanlara. Çok fazla da genelci konuşurlar. Haluk Tatar’ı önce YouTube’dan tanıdım, birkaç sene sonra bu kitabını alıp okuma fırsatı yakaladım. Her ne kadar başka yerde yaşasa da hemşehrimiz, bu hoşuma gidiyor. Kitapta hayatın her alanıyla ilgili ders çıkarabileceğiniz ve kendinizi geliştirebileceğiniz yazılar var. Verilen tavsiyeler daha önce okuduğum kişisel gelişim kitaplarına göre daha gerçekleştirilebilir tavsiyelerdi. Yazar da samimi bir anlatım dili kullanmış. Öyle sırf motivasyon vermek için yalandan kurulan süslü cümleler yok. Kitapta verilen film ve kitap tavsiyelerini de yerine getirmeye çalışacağım. Alıp okuyun derim, pişman olmazsınız.
“Onlar asıl unutulunca ölür.” “Burası birbirlerinin yaşadıklarından habersiz insanların ülkesi.” 15 yıl sonra gelen yeni Nefes filmi kalitesinden hiçbir şey kaybetmemiş. 10 numara 5 yıldız. İzleyin, izlettirin. !!!DİKKAT!!! AĞLAYABİLİRSİNİZ
Yabancı komedi dizilerini hayranlıkla izleyip neden bizim de böyle dizilerimiz yok diye hayıflanıyordum ta ki Gibi’yi izleyene kadar. En çok ilk sezonu ve her sezonun finallerinde yapılan tarihi bölümleri beğendim. Gibi’yi beğenenlere bir başka yerli yapım olan Prens dizisini öneriyorum.
Türkiye komedi alanındaki eksiklerini kapatıyor. Gibi’nin yanına sevdiğim bir yerli komedi dizisi daha eklendi. Ortaya çok güzel bir absürt komedi çıkmış. İki üç gün içerisinde birinci sezonu bitirdim, su gibi akıp gidiyor. Ucundan köşesinden de tarihi dizi izliyormuşsun havası veriyor.…devamıTürkiye komedi alanındaki eksiklerini kapatıyor. Gibi’nin yanına sevdiğim bir yerli komedi dizisi daha eklendi. Ortaya çok güzel bir absürt komedi çıkmış. İki üç gün içerisinde birinci sezonu bitirdim, su gibi akıp gidiyor. Ucundan köşesinden de tarihi dizi izliyormuşsun havası veriyor. Jenerik müziğini de çok beğendim. İkinci sezonu bekliyorum.
⭐️Puanım 9/10
Spoiler içeriyor
Çok fazla yabancı dizi izledim ve en bayılarak izlediğim dizilerden oldu. Dizi jeneriği de benim için ilk üçe girer. Her şeyi çok ayrıntılı düşünmüşler, sanki gerçek dünyada olan bir şirketi, aileyi izliyormuşuz gibi hissettirdi. Zaten Yapımcısı HBO olduğu için şaşırmamak…devamıÇok fazla yabancı dizi izledim ve en bayılarak izlediğim dizilerden oldu. Dizi jeneriği de benim için ilk üçe girer. Her şeyi çok ayrıntılı düşünmüşler, sanki gerçek dünyada olan bir şirketi, aileyi izliyormuşuz gibi hissettirdi. Zaten Yapımcısı HBO olduğu için şaşırmamak gerek. Lukas denen herifin olayı bir türlü bitmediği için 4. sezonda sıkıldım biraz. Her ne kadar diziyi çok beğensem de Türkiye’yle ilgili sahneler hoşuma gitmedi. Mesela yanlış anlamadıysam Bursa diye gösterdikleri yerde Arapça tabelalar falan vardı. Yine de ülkemizin Dünya’da ne kadar önemli bir yerinin olduğu böyle bir diziye konu olmasından ve yermeye çalışmalarından belli oluyor. Dikkat ettiyseniz Ekin Koç falan da oynamış. Sonu çok sinir bozucu bitti. Shiv görsel olarak hoşuma gidiyordu ama çok iğrenç bir karakter. Madem ben CEO olamıyorum kardeşim olacağına kocam olsun düşüncesiyle hareket etti. Dizi boyunca kazık atmadığı kimse kalmadı. Her zaman sadece kendini düşündü. Babaları en son çocuklarıyla konuştuğunda siz ciddi insanlar değilsiniz demişti. Çok doğru demiş. Tom’u da ilk sezon saf salak bir şey olarak gösterdiler ama tam tersiymiş. Her zaman güçlü kimse onun yanında durdu ve yalakalık yaptı. Gerçek hayatta da böyledir. Yalakalık yapanlar, güçlünün tarafında duranlar kazanır. Greg’de ilk başta saf bir şeydi ama o da hemen onlara ayak uydurdu. Greg’i seviyordum yine de. Logan’ın yakın korumasının Kendall’ın peşinden gitmesi… Dizi boyunca taraf değiştirmeyen, kazık atmayan tek kişi bu adamdı. Bence son sahnede onu göstermeye çalıştılar. Frank ve Karl denen adam yıllarca Logan’ın yanında oldukları için yine çocukların yanında durmalarını beklerdim. Özellikle Frank’ın yine Kendall’ın yanında olmasını. Dizide üzüldüğüm karakterler Kendall ve Connor. Connor böyle vahşilerin arasından uzaklaşarak en iyisini yapmış.
Şu ana kadar okuduğum şiir kitapları arasında en anlaşılmaz olanıydı. Bir sayfasını bile anlamadım. Böyle anlaşılmayan, kapalı bir üslupla yazılan şiirleri sevmiyorum. Edebi bir zevk vermiyor. Kitabı zaten fuardan aldığım için pahalıya aldım param boşa gitti.
Sonda çocuğu bırakmasına rağmen çocuğun ısrarla peşinden gelmeye devam etmesi her şeyi anlatıyor zaten. Evdeyken sürekli bitkin hissetmemin, sürekli bir şey yeme isteğimin sebebini gösterdi. Keşke televizyonlarda böyle faydalı belgeseller yayınlansa ama şirketlerin işine gelmez.