Eleştiri yağmuru 🌧️ Ne Murat bozu seviyorum ne de içlerinde ki her hangi bir oyuncuyu. Filmi de sevmedim açıkçası. Türk filmleri, türk dizileri bana hiç hitap etmiyor. Kuzenim zorla izletti ben de izledim. Zavallı dakikalarım.. . Bir film bu kadar…devamıEleştiri yağmuru 🌧️
Ne Murat bozu seviyorum ne de içlerinde ki her hangi bir oyuncuyu. Filmi de sevmedim açıkçası. Türk filmleri, türk dizileri bana hiç hitap etmiyor. Kuzenim zorla izletti ben de izledim. Zavallı dakikalarım.. .
Bir film bu kadar mı itici olur aman ya Rabbi 😅 hayır yani türk dizilerinden soğumayayım da ne edeyim. Hiç bi çıkartılacak dersi yok, verdiği bir öğüt yok, zaten beklemedim ama bu kadar da boş yapmayın size de yazık 🥲
Bu filme yapılacak en kısa açıklama;
Klâsik Türk filmi işte naparsın
Olur 😐
Klasik animelere nazaran farklı bir hava vardı bence bu anime de. Her filmin klasiği kız aşırı salak bir şey olur, herkesin her dediğime inanır, saf olur ya da asosyal vs. O tür şeylerde kimi zaman hoş oluyor gibi ama yetti…devamıKlasik animelere nazaran farklı bir hava vardı bence bu anime de. Her filmin klasiği kız aşırı salak bir şey olur, herkesin her dediğime inanır, saf olur ya da asosyal vs. O tür şeylerde kimi zaman hoş oluyor gibi ama yetti artık dedirtecek kadar karakterleri salaklaştıran bazı durumlar oluyor. Hakaretlerimin kusuruna bakmayın başka nasıl açıklasam bilemiyorum.
Bir oğlan vardır yakışıklıdır, bir kızı sever ama herkes o kızı sevmez. O kız tipi genelde ya asosyal olur ya saf olur ya takıntılı olur vs. Sonra kızda çocuğu sever derken herhangi fesat bir karakter aralarını bozmak için şeytan gibi bir şeyler fısıldar kimi zaman ikisine de kimi zaman kızın saf olduğunu anladığından sadece kıza fısıldar. O kızcağız da hemen inanır fitneci karakterimize. Ben bu işin aslını astarını öğreneyim ona göre davranmayım diye düşünmez. Nedendir bilmem oysa gerçek hayatta öyle her denilene inanıyoz mu arkadaş, yapmayın böyle şeyler. İzlerken kanser eder bazı filmler, diziler animeler... Seversin ama bir yere kadar, sonra yeter lan bu kadar da olmaz ama dersin. Kendi kendine sahte bir şeye inanan karakter depresyona girer sevdiğinden uzaklaşır, sevdiği onun kendisinden neden uzaklaştığını anlamaz. İkisi de üzülür, sebepsiz yere. İzleyen de oturduğu yerden kriz geçirir ya hani...
Hah işte bu anime bunların aksine...
Kızımız adı tuhaf ve uzun ama yazmayı becercem (kopyayla) Shirayuki, hayır yani böyle bir ismim olsa ezber yapmam gerekir öğrenmek için. Neyse kızımız Shirayuki Zeki ve güçlü bir kadın karakter. Hayallerinin peşinde koşup saray aktarı olabilen bir evlat...
Şımarık prensin biri sırf saçı KIZIL diye kızımızı cariye yapmaya çalışır. Ama bizim kızımız kendisini kurtarması için beyaz atlı prensini beklemez tâbi ki. O kendi kurtulur bu şımarık prensin elinden. Yurdunu yuvasını bırakır... Kaçar.... Ve hayat serüveni böyle başlar.
Kendisi kendi evinde, yurdunda da aktardır zaten.
Birinci sezon çok güzeldi.
İkinci sezon birinciden de güzeldi.
Birinci sezon ise ikinciden de güzeldi 😜
Kısaca anime her haliyle güzeldi.
Oğlanımız Zen (bu isim bana Zen'siz olmaz reklamını hatırlatsa da) çocuğumuz bir Prens ve şirin bir şey 💞
Bu ikisinin yolları kesişir falan filan anime başlamış olur.
Zen'in yanında ki o iki (muhafız) diyeceğim isimleri aklıma gelmedi, onlar da çok tatlı karakterler. Komik, romantik ve diğer animelerim örnek alması gereken bir anime idi benim nazarımda Akagami no shiyaruki-hime 😊😁
Sevgili abim yüzünden izlediğim ilk korku filmi. İstediği kadar korkunç olmasın ama ben yine de korkarım, korku filmlerini hiç sevmiyorum. Abim korkunç değil izle diye izletti, geceleri ışıksız uyuyamama sebep oldu 😅 Küçüklüğümden beri en büyük Fobim korku filmleri kesinlikle...…devamıSevgili abim yüzünden izlediğim ilk korku filmi. İstediği kadar korkunç olmasın ama ben yine de korkarım, korku filmlerini hiç sevmiyorum. Abim korkunç değil izle diye izletti, geceleri ışıksız uyuyamama sebep oldu 😅 Küçüklüğümden beri en büyük Fobim korku filmleri kesinlikle...
Bunu eklemek bile ürpertti beni 😵
Aslında küçükken izlemiştim (izlemiştik kuzenimle), hem de yolcu otobüsünde ,izleyecek hiç bir şey olmadığı için) Ve korkudan hıçkıra hıçkıra bitirdik filmi, zorum neydi bilmiyorum. Herkes bize bakıyordu dönüp dönüp "bu çocuğların derdi ne?!" Evet derdimiz neydi niye sonuna kadar izledik bilmiyorum. Sonra tek başıma yatamadım tek başıma duramaz oldum derken daha da ilerledi, içimde aşırı abartıyorum. Siyah olan her şeyden tırsmaya başladım. Sonra babacığım iki üç üfürdü 😅😂 geçti. Amma ve lakin sonrasında korku filmi izlenmem yasaklandı (heheheh) Şimdi neden bundan çok korkmuşum ki diye yine bir açtım. Ama neyse sonra yarım bıraktım kapattım. Sıkıcıymış yani. yavaş ilerliyor. Ve küçükken konuyu da pek anlamamışım bunu anlamış oldum. Neyse bunu niye yazdım? Anısı kalsın erkadaş! Madem ekledim açıklama da yapmak istedim. Korku filmi izleyebilen insanlara şaşırıyorum açıkçası. Bende baya travma oluşturuyor 😂😬
Siyahlı kadın nedir yaaa 🥲
Aşırı komik bir şey değildi ama güldürdü. İnsanları güzel anlatmıştı bence. Yani halimiz cidden vahim. Teknoloji bağımlısı olmuşuz ve robotlardan da robotlaşmış bir haldeyiz... Elimizdekilere müptelayız ve telefonsuz internetsiz bir yaşam sonumuzu getirir gibi bir halimiz var. Bunları zaten biliyoruz…devamıAşırı komik bir şey değildi ama güldürdü. İnsanları güzel anlatmıştı bence. Yani halimiz cidden vahim. Teknoloji bağımlısı olmuşuz ve robotlardan da robotlaşmış bir haldeyiz... Elimizdekilere müptelayız ve telefonsuz internetsiz bir yaşam sonumuzu getirir gibi bir halimiz var. Bunları zaten biliyoruz yani açıkçası film gözümü açmadı, AA HAKKATTEN filan demedim ama üzüldüm. Aile bağı... Nasıl desem iyiydi güzeldi verdiği mesajlar ama nihayetinde şöyle ki bizim aile görgümüz, yapımız, aile eğitim sistemimiz filan onların ki ile farklı. Örnek alınacak bir yanı da yoktu öyle yani... Tabi güzel mesajları da vardı. Hani çocuk filmi olarak görünse öyle bakılsa bile bir çocuğa sorduğunda filmden aldığı dersi ve ya çıkardığı bir ibretlik olayı anlatmaz, sadece filme bakar eğlenceli mi komik mi? Çocukların olayı bu. Zaten animasyon ve ya bir başka çizgi filmlerde verilen mesajlar kimi zaman çocuklar üzerinde kötü etki bile bırakıyor ki ben kardeşime kendi başına çizgi film izletmem genelde. Yanında ben de olurum ki bunu izlemeyi o istedi ve beraber izledik. İçinde aykırı bir olay ve ya verilmek istenen (benim düşüncem ile, aile görgümüze de aykırı ve yabancı ise) kardeşimin yanında olayım ki onun yanlış olduğu hususunda onu uyarayım. Mesela apsürt sahneler ve espriler... Aslında bu çizgi film de öyle bir şey var gibi durmuyordu, lakin çocuk yaşta aşk, sevgili olayları filan neredeyse her çizgi film de var, nadirdir olmadığı. Çocuk ne anlar aşktan. Küçük yaşta kalbin atışı ritmi ve bakış açısı farklıyken illa bir kız ile erkek beraber olduklarında hoşlanmak hemen sevgili olmak ve ya A İŞTE AŞIK OLDUM UU filan gibi düşünmek bu algı yanlış bence. Çocuk bir çocukla en fazla arkadaş olabilir ama çocukların beynine bunu bu yaşta sokuyorlar ve çocuk kendi duygularında şüphelenir hâle geliyor ve ya biri kendine baktıysa ve bu yaşıtiysa eğer
BENDEN HOŞLANDI Mİ? gibi bir algı oluşuyor. Hoşlanmak var hoşlanmak var ama filmlerde gösterilen hoşlanma algısı bambaşka. Çocuklar da sürekli olarak kendini birine beğendirme hali oluşuyor. Filmden koptuk ama genel manada animasyonlar çocuklara göre algısı yanlış bence hatta bir çocuk kendi başına animasyon izlememeli diye düşünüyorum. Çocuklarin beyinleri farklı çalışıyor ve bunu iyi biliyorlar güzel de kullanıyorlar:) her neyse.
Genel olarak filme puanım 6.5/10 ⭐
İkinciye izler miyim? ❌ Hayır.
(Genelde ikinciye animasyon izlemeyi severim ama o animasyonun çok sevdiysem. Onu ezberleyene dek izlerim, neredeyse yani)
Çok küçükken izlediğim bir çizgi film -Anime- Kitabını da şu an okuyorum, tabiki kitabı daha ayrıntılı. Zaten kitaptan uyarlanan bir Anime/dizisi. Konusu azıcık Yeşilin kızı Anne'ye benziyor ki yazarı aynı:) Hayallerinde yaşayan küçük bir kız. Annesiz bir minik. En büyük…devamıÇok küçükken izlediğim bir çizgi film -Anime- Kitabını da şu an okuyorum, tabiki kitabı daha ayrıntılı. Zaten kitaptan uyarlanan bir Anime/dizisi.
Konusu azıcık Yeşilin kızı Anne'ye benziyor ki yazarı aynı:)
Hayallerinde yaşayan küçük bir kız.
Annesiz bir minik.
En büyük hayali Yazar olmak. Tabiki büyük teyzesi "kadınlardan yazar olmaz, evde örgü örer, iş yapar. Kafasında bir teyze ve yeğenin okumasına karşı -cok küçükken izlemiş olduğundan hatırlamıyorum pek fazla ama teyzeyi zaten çoğu şeye karşı asabii bir kadın- izlerken kızda ki azim gayret ve hayal gücü beni etkilemişti açıkçası.
Ve Emily kendime yakın hissettiğim bir karakter.
Hem izlemenizi hem de okumanızı öneririm...
Okurken de izlerken de kızın tavırları güldürüyor 😅 Harika bir kız Emily :') ve Arkadaşı Ilse ile çok "tatlı" bir ikililer.
Bu kitabın son satırları beni benden alıyoooor 💫 Serinin üç kitabı da mükemmel... Moskof mezarlığına İncelemede, tavsiyede bulundum zaten. Buna bir şey demeyeceğim 🤗 🌟 Puanım 10/10 ✓
*Moskof Mezarlığı - Kafkaslarda Kıyamın Kalp Atışları *Özgürlük Savaşçıları - Dağlarda Dalgalanan Cihad Rüzgarı *Zaferin Bedeli - Yürekleri Yeşerten Aşkın Nefesi 🎉🎉🎉 size tavsiyemm; Gidin bulun bu kitabı🌟 Sonra alın okuyun. Zamanınızı istediği kadar harcasın, bence pişman olmazsınız (Elbette kişisine…devamı*Moskof Mezarlığı - Kafkaslarda Kıyamın Kalp Atışları
*Özgürlük Savaşçıları - Dağlarda Dalgalanan Cihad Rüzgarı
*Zaferin Bedeli - Yürekleri Yeşerten Aşkın Nefesi
🎉🎉🎉 size tavsiyemm;
Gidin bulun bu kitabı🌟 Sonra alın okuyun. Zamanınızı istediği kadar harcasın, bence pişman olmazsınız (Elbette kişisine göre değişir, benim bayılarak iki defa okuduğum bi seri)
O kadar mükemmel bir kitap ki. Tek bu değil tabiki... Üç kitap bir seri olarak yazılmış. Bunlar bir aile, sıcacık ve çok içe dokunan yüreklere işlenen hayat hikayeleri yaşam mücadeleri olan bir aile.
Moskof-mezarligi--
Gerçek bir savaş, ve gerçek bir aşk romanı😏
Aşk kitaplarını sevmem, cidden mıy mıy ve gıcık gelir. Ama bu bambaşkaa.
Aşk adına yazılmamış ama aşkı güzel yansıtmış.
Kitabı olabildiğine öveceğim çünkü hak ediyor.
Çeçenya'nın Ruslar ile vermiş olduğu bir mücadeleyi konu alıyor kitap.
İman, Cihad ve Aşk 💫
Müslümanlar, Rus'lar. Masumlar, katliyamlar, ölümler, aşklar, umutlar.... Bedeller...
Duygusal bir insan değilimdir. -kolay etkilenen biride değilimdir- yani özellikle dizi film kitaplardan etkilenmem çok fazla.
Hele kalbimi cız ettirip gözümden yaş hiiiçç akıtmaz bir kitap.
Ama bu kitapta ve serinin devamında hem hayatımı sorguladım (nedeni benim kendimle alakalı yoksa yaşam sorgulatacak bir kotap değildir. Ya da bilmiyorum belki xe öyledir. Düşündüm de... evet anlayabilip ders çıkarabilecek olana öyle)
hem de evde peçete ile gezdim... -yani ağladım- bir kitap yüzünden mi sayesinde mi desem... İlk defa bir kitaptan bu denli içten etkilendim. Duygular o kadar yoğun kiii. İkinciye okumamda da durum değişmedi.
Hatta Ben kitabı 3.ye okumaya kaçayım canım çekti çok fena :')
CANAN TAN'ın okuduğum ikinci kitabı. Anlatım tarzını seviyorum. Akıcı ve aynı zaman da bu Kitabı da Cok güzeldi. Ama kitap boyu piraye ile boğuştum diyebilirim.... Öyle deme Piraye, öyle yapma Piraye, ah Piraye diye.... Kısaca anlaşamadık Piraye ile ama bir…devamıCANAN TAN'ın okuduğum ikinci kitabı. Anlatım tarzını seviyorum. Akıcı ve aynı zaman da bu Kitabı da Cok güzeldi. Ama kitap boyu piraye ile boğuştum diyebilirim....
Öyle deme Piraye, öyle yapma Piraye, ah Piraye diye.... Kısaca anlaşamadık Piraye ile ama bir o kadar da sevdim kızı... Yine de gıcık oldum da... Yeani neyse. Kitabın etkileyici ve bir o kadar da gerçekçi yanları var. Özellikle sonlara doğru daha da sinirlerim tavan yaptı sen nabiyon piraye dedim yani... Sonu epey hüzün dolu bir kitap. Hem de etkisinde bırakıyor. Bitince şöyle bir kaç dakika düşündürüyor ve kalbini acıtıyor.
Piraye'nin bazı yaptıkları ders olarak alınabilir bence. İbretlik'imsi....
(Bu arada bu kitaptan sonra bir iki kitabını daha okudum Canan Tan'ın... En güzeli Piraye 😜)