Ey Raf adminleri, yaşıyor musunuz acaba? Ne zaman güncelleme geliyor? Uygulama çok ama çok ağır !!! Lütfen verilen destekleri boşa çıkarmayın En azından muhatap alıp bir cevap verin yahu! Bu ne boş vermişlik halidir epeydir...
Güzel filmdi, duygu yoğunluğunu etkileyici bir şekilde işlemişler ama yaratılmak istenen rock ambiyansı seyirciye geçmiyor. Engin Altan'ın iyi performansına rağmen hem de. Özgü Namal iyi bir oyuncu bence ama filmde Engin Altan'a aşık rolü asla ve asla yapamıyor, o duygu…devamıGüzel filmdi, duygu yoğunluğunu etkileyici bir şekilde işlemişler ama yaratılmak istenen rock ambiyansı seyirciye geçmiyor. Engin Altan'ın iyi performansına rağmen hem de. Özgü Namal iyi bir oyuncu bence ama filmde Engin Altan'a aşık rolü asla ve asla yapamıyor, o duygu hiç geçmedi bana. Atiye hakeza iyi müzisyen ama oyunculuk olarak geçer not alamıyor. Ama Mehmet'in (Engin Altan Düzyatan) kızı ile olan ilişkisi çok tatlıydı.
Bu arada Tuna Kiremitçi'nin aynı isimli romanından uyarlamaymış, kitabını okumadım ama okuyanlar romanın çok daha etkili ve başarılı olduğunu belirtmişler.
Yani zamanınız varsa Engin Altan'ın iyi oyunculuğu için izlenir. Çayınızı kahvenizi alın ve kafanızın ağrımadığı bu çıtır filmi izleyin derim.
Netflix yapımlarına göre ortalama, yerli yapımlarına göre iyi sayılır. Filmdeki olayların küçücük bir düğümle başlayıp o düğümün gittikçe büyümesi, birbirini takip etmesi hoştu, izlerken sıkmadı, oyunculuklar ve hikâyesi güzeldi ama çok fazla kült karakter vardı fakat derinlemesine karakter tasvirleri yoktu.…devamıNetflix yapımlarına göre ortalama, yerli yapımlarına göre iyi sayılır. Filmdeki olayların küçücük bir düğümle başlayıp o düğümün gittikçe büyümesi, birbirini takip etmesi hoştu, izlerken sıkmadı, oyunculuklar ve hikâyesi güzeldi ama çok fazla kült karakter vardı fakat derinlemesine karakter tasvirleri yoktu.
Holding patronunun kirli dünyası ve sayko ikizleri, şeytan, liseli eskort, klişenin dibi dürüst fahişe, psikopat eşcinsel maço mafya, yaralı sadık, yaralayan kevaşe avukat vs vs pek çok karikatür karakter mevcuttu. Dramatik, trajik pek çok öğeye şöyle bir dokunuluyor fakat hiç birinin travması hak ettiğince işlenemiyor. Çünkü anlatacak çok şey var, zaman az. 4 Bölümlük mini bir dizi olsa daha iyi olabilirmiş.
Mehmet Eroğlu'nun İyi Adamın 10 günü, Kötü Adamın 10 günü ve Meraklı Adamın 10 günü adlı eserlerinden uyarlanan üçlemenin ilk filmi, "iyi bir adam" olan eski avukat Sadık’ın hafiyelik ve hayatındaki kadınlarla yüzleşme hikâyesini konu alıyor.
Bu tür filmlerin önemli özelliklerinden biri, anlatılan hikâyelerde iyi ile kötü ve doğru ile yanlış arasındaki çizgilerin bulanıklaşmasıdır. İyi adamın 10 günü filminde de Sadık’ın “Adil”e dönüşme yolculuğunda tam olarak bu kavramlar arasında kaldığını, filmin de tam olarak bunları sorguladığını görüyoruz. Film, Ezel, Karadayı, Son ve İçerde gibi kaliteli dizilerle tanıdığımız yönetmen Uluç Bayraktar imzasını taşıyor
Filmin konusunu dahi okumadan izlemeye başladım ve beklentim de çok düşüktü, filmin başlangıcı itibariyle güzel New York manzaraları ve yeni tanışmış bir çift gibi düşünüp off çok klişe diyecekken konu bir anda başka bir noktaya evrildi ve açıkçası hiç beklemiyordum…devamıFilmin konusunu dahi okumadan izlemeye başladım ve beklentim de çok düşüktü, filmin başlangıcı itibariyle güzel New York manzaraları ve yeni tanışmış bir çift gibi düşünüp off çok klişe diyecekken konu bir anda başka bir noktaya evrildi ve açıkçası hiç beklemiyordum böyle birşey ve film sonra çok daha keyifli ve akıcı hale geldi. Yorumların çoğunda bahsedilen çiftin oynadığı diziyi izlemedim ama uyumlu bir ikili olmuşlar ama Beren Saat oyunculuğu unutmuş sadece sexapalitesi ile ön plandaydı, Tatlıtuğ ise gerçekten seven adamı çok iyi oynamış, oyunculuğu, son bölümde yazdığı mektubu şahaneydi. Süresi oldukça ideal ve finali uzatmadan tadında yapmışlar. Orgazm sahnesi çok gereksizdi, sevişme sahnesi epey iddialıydı, sondaki Kenan Doğulu şarkısı sürprizi de çok hoştu. Toparlayacak olursak güzel bir film olmuş, konusu akışı işleyişi görüntüleri, renkleri ve tabiki New York ile şans verilmesi gereken bir yapım olmuş.
RAF ailesine katılalı bugün tam 3 yıl olmuş. Bu süre içinde telefonumda en aktif kullanmaya ve destek olmaya devam ettiğim uygulamalardan biri olmaya devam ediyor. Son zamanlarda adminler biraz elini çekse de benim için harika bir not defteri adeta burası.…devamıRAF ailesine katılalı bugün tam 3 yıl olmuş. Bu süre içinde telefonumda en aktif kullanmaya ve destek olmaya devam ettiğim uygulamalardan biri olmaya devam ediyor. Son zamanlarda adminler biraz elini çekse de benim için harika bir not defteri adeta burası. Toplam 715 gönderi paylaşmışım bu süreçte, 350 takipçim olmuş, 155 kişiyi de takibe almışım. Hala takipleşmediklerimiz varsa bugün takibe takip günü 😀
Henüz ilk sahnesinde dünyadaki milyonlarca çocuk işçiye adanan bir film olduğunu ilan ederek yörüngesini belli ediyor. Film boyunca ana karakterimiz eşliğinde bu acı tablonun nasıl şekillendiğine tanıklık ediyoruz. Giriş ve gelişme kısımlarında daha iyi olabileceği noktalar olsa da muhteşem finaliyle…devamıHenüz ilk sahnesinde dünyadaki milyonlarca çocuk işçiye adanan bir film olduğunu ilan ederek yörüngesini belli ediyor. Film boyunca ana karakterimiz eşliğinde bu acı tablonun nasıl şekillendiğine tanıklık ediyoruz. Giriş ve gelişme kısımlarında daha iyi olabileceği noktalar olsa da muhteşem finaliyle bunları unutturuyor.
Majid Majidi, çocukların dünyasını yansıtma konusunda inanılmaz başarılı bir yönetmen. Bu filmde de daha önceki klasiklerindeki kadar olmasa da en iyi bildiği şeyi bir kez daha başarıyla yapıyor. Filmin başında sevilmesi çok zor bir karakter olarak gözüken küçük Ali’yi bir şekilde sevdirmeyi başarıyor. Daha doğrusu başarılı olup, doğru bir yola girmesini istememizi sağlamayı başarıyor. Fakat Ali’yi bu hayata sürükleyen sebeplere çok değinilmemesi filmin önemli bir eksisi olarak dikkat çekiyor. Tıpkı diğer çocuk karakterlerin de geçmişlerini çok iyi aktaramaması gibi. Mesela Afgan çocuklar üzerinden değinilmek istenen mülteci çocuk sorunu çok havada kalmış…
Filmin aksiyon sinemasına göz kırpan bir yanı olduğunu söylemek mümkün. Filmdeki define avı sekansları, daha doğrusu bodrumda geçen tüm sahneleri son derece başarılı çekilmiş. Bu noktada hem prodüksiyon tasarımını hem de görüntü yönetmenliğini de kutlamak gerekiyor.
İran sinemasından son dönemde çıkan başarılı yapımlar arasına ekleyebileceğimiz bir film. Çeşitli kusurları olmakla beraber dünya genelindeki milyonlarca çocuğun büyüklerce nasıl kullanıldığını son derece çarpıcı bir şekilde örnekliyor. Beklentinizi çok yüksek tutmamakla birlikte şans vermenizi öneririm
Spoiler içeriyor
Çok gerçekçi ve bu yönüyle mükemmel bir film olmuş. Filmi izlerken sanki gerçek yaşamdan bir aileyi, uzaktan ve doğal akış içinde seyretmiş gibi oldum; bulunduğumuz coğrafyadaki birçok insanın bu tip düşüncelere, yaşam tarzlarına sahip olmasından fazlasıyla rahatsızlık duydum. Diyaloglar, roller,…devamıÇok gerçekçi ve bu yönüyle mükemmel bir film olmuş. Filmi izlerken sanki gerçek yaşamdan bir aileyi, uzaktan ve doğal akış içinde seyretmiş gibi oldum; bulunduğumuz coğrafyadaki birçok insanın bu tip düşüncelere, yaşam tarzlarına sahip olmasından fazlasıyla rahatsızlık duydum. Diyaloglar, roller, sahneler, oyuncular aşırı doğaldı. Filmin temposu hep yüksekti. Filmin bence temelde sadece bir tane sıkıntısı var, o da acelecilik hâkim. Sahneler tam derinleşecekken apar topar bitiyor. Peki, ne anlatıyor, bundan sonrasını filmi izlemeyenler okumasın, spoiler içerir.
Filmin ana konusu borç. 3ü erkek 5 kardeşten oluşan geleneksel ataerkil bir aile. Ortanca erkek kardeş (Fatih) İngiltere’deyken arkadaşından (Ayhan) 20bin pound borç alıp ailesine göndermiş. Ayhan’ın İstanbul’a gelip parayı istemesiyle başlıyor film. Filmde her bir aile ferdinin birbirini suçlamasından çok her birinin çok rahat yalan söylemesi ilgimi çekti. Fatih borç aldığını söylememiş ailesine kendi kazanmış gibi lanse etmiş hatta olaylar ilerledikçe anladık ki gönderdiği paranın muhabbetini de çok yapmış. Babası borçtan hiç haberim yoktu diyor ama sonra annesi ve Fatih’in konuşmasından haberi olduğunu anlıyoruz. Yalan söylemek sıkıntı değil baba için ama paranın borsadan kazanılması sıkıntı. Fatih misafirlerini gezdirirken çevredeki uzun binalardan bahsediyor, önümüz kapanabilir kaçak kat çıkabilirler diyor. Misafiri şikâyet edin kaçak katı deyince geçiştiriyor. Çünkü kendi apartmanında da babası kaçak katlar ekliyor. En küçük oğlu için çatıda inşaat yapıyor. Zamanında bir işi batıran büyük oğlan Cafer’in eşi ondan habersiz altın biriktirmiş. Küçük gelin ortaya çıkarıyor, anne söylemiş ona bunu mesela. Bir damadın ve kızın sanırım daha hali vakti yerinde. Fatih’in doğacak bebeği için pahalı bir doktor öneriyor gerekirse yardım ederim diyor. Daha sonra babanın o damatla ayrıca bir odada para konuştuğunu görüyoruz. Diğer damat ise sevilmiyor. Konu ile ilgili konuşunca bu bizim meselemiz diyerek kızına siz çıkın diyor. Hâlbuki diğer damattan aynı baba para istemişti. Bu borcu bir şekilde ödeyeceğiz diyorlar ama kimsenin bir şey satıp ödeyesi yok. Ne kardeşi minibüsü satmaktan yana ne babası tarlayı satmaktan yana, ne karısı altınları bozdurmaktan yana. Fatih’in kendisinin de kredi çekesi yok. Sorun sonuçsuz kalıyor filmde.
Muhafazakar bir baba bir apartmanda çocuklarına daire yaparak yanında tutmuş. Binanın ve çocukların da yönetiminden sorumlu bir yönetici gibi daha çok. Ancak bina çevresindeki gökdelenler arasında eski kalmış, akıtıyor. Babanın kurduğu geleneksel sistem de bina gibi çatlaklardan su sızdırıyor.
Breaking Bad'den aşina olduğumuz, avukat Jimmy McGill'in ahlak yoksunu Saul Goodman'a dönüşmesi anlatılıyor. 6 sezonu 1,5 ayda adeta soluksuz ve büyük bir keyifle izledim . Breaking Bad gibi harika bir finalle izleyiciyi üzmeden bitirdiğini düşünüyorum. Bob Odenkirk ve Rhea Seehorn’un…devamıBreaking Bad'den aşina olduğumuz, avukat Jimmy McGill'in ahlak yoksunu Saul Goodman'a dönüşmesi anlatılıyor. 6 sezonu 1,5 ayda adeta soluksuz ve büyük bir keyifle izledim . Breaking Bad gibi harika bir finalle izleyiciyi üzmeden bitirdiğini düşünüyorum. Bob Odenkirk ve Rhea Seehorn’un mükemmel bir uyumu vardı. Tüm yan karakterler (Mike, Nacho, Tuco, Hector Salamanca, Gus Fring) inanılmaz iyiydi, hepsinin karakterlerini detaylıca gördük.
Mükemmel bir kamera çekim tarzı vardı. Dizi genelde yavaş dahi olsa ben hemen arka arkaya bölüm izlemek istedim. Bugüne kadar izlediğim en iyi dizilerden biriydi, çok uzun bir süre eksikliğini hissedeceğimden eminim. Breaking Bed dizisini beğenenler bu diziye de fazlasıyla beğeneceklerdir.
Gideri olan bir Fransız komedisi. Ne çok iyi, ne de çok kötü. Başrol oyuncusu muhteşem ve 38 yaşında olduğuna bir dakika bile inanmıyorsunuz ama aradaki fark filmde iyi işliyor. Soğuk bir gece için tavsiye ederim. Bu film, bu tür ilişkilerin…devamıGideri olan bir Fransız komedisi. Ne çok iyi, ne de çok kötü. Başrol oyuncusu muhteşem ve 38 yaşında olduğuna bir dakika bile inanmıyorsunuz ama aradaki fark filmde iyi işliyor. Soğuk bir gece için tavsiye ederim. Bu film, bu tür ilişkilerin (genç erkek - yaşlı kadın) işe yarayabileceğinin mükemmel bir örneği. Her ikisinden de harika oyunculuk ve aralarındaki romantik havayı gerçekten hissedebilirsiniz. Youtube'da karşıma çıktı ve izlemeye başladım, aslında çok klişe bir konusu vardı ama Virginie Efira'nın güzelliği ve çekiciliği sayesinde yine de ilgiyle izledim.
Çetin Tekindor'un sırtladığı bir film, zaten baba veya dede rolleri çok yakışıyor kendisine. Bütün oyuncular muhteşem perfomans göstermiş. Özellikle Arif karakterini oynayan Berker Güven'i tebrik ediyorum. Türkiye'de ki bazı toplumsal sorunlara, bakış açılarına, göndermeler yapılmış ve bunlar gösterilmiş. Filmin bize…devamıÇetin Tekindor'un sırtladığı bir film, zaten baba veya dede rolleri çok yakışıyor kendisine. Bütün oyuncular muhteşem perfomans göstermiş. Özellikle Arif karakterini oynayan Berker Güven'i tebrik ediyorum.
Türkiye'de ki bazı toplumsal sorunlara, bakış açılarına, göndermeler yapılmış ve bunlar gösterilmiş. Filmin bize asıl anlatmak istediği şey ise insanlar iyi kalpli bile olsa engelli insanları istemeden ötekileştirmek, onları tam olarak istediğiniz yere koyamamak ile başlayıp, onların elinden tuttuğunuz da aslında her şeyin çok daha normal olduğunu görmek üzerine gidiyor.
Kapitalist sistemin acı gerçeği, herzamanki gibi başarılı olanı alaşağı etme girişimde bulunan mahalle kültürü, engelli vatandaşlarımıza bakış açımız, aile içi şiddet film bütünlüğü içersinde değinilen önemli unsurlardı..