Beni pek cezbetmedi ama yoklukta izlenebilir. Konusu iyi ama işleniş tahmin edilebilir ve sıkıcı. Karakterlerle de çok bağ kuramadım şahsen. Yine de "Elimde hiçbir şey kalmadı ya bir bakayım" derseniz buyurun, beklentisiz izleyince çok da kötü değil.
Biraz da canımın içi Doctor Who hakkında konuşayım. Buradaki yorumları okudum, genelde son birkaç sezonda bozmasından bahsedilmiş. Bunu izleyen/izlemeyen herkes biliyor zaten artık. Ben benim için ne ifade ettiğinden bahsetmek istiyorum. Dürüst olayım, normalde gayet realist biriyimdir ama konu Doctor…devamıBiraz da canımın içi Doctor Who hakkında konuşayım. Buradaki yorumları okudum, genelde son birkaç sezonda bozmasından bahsedilmiş. Bunu izleyen/izlemeyen herkes biliyor zaten artık. Ben benim için ne ifade ettiğinden bahsetmek istiyorum. Dürüst olayım, normalde gayet realist biriyimdir ama konu Doctor Who olduğunda gece yarılarına kadar yıldızları izleyip Tardis bekleyecek seviyede hayalperest olabiliyorum. Çünkü dizinin ana teması olan fikir öyle eşsiz ki, insan tüm acılara rağmen o hayata sahip olmak istiyor içten içe. Bazen genç, sabırsız, heyecanlı; bazen yaşlı(ki aslında gençken de yaşlı...), huysuz bir zaman lorduyla içi dışından büyük olan mavi bir kulübe ile şehirden şehire, gezegenden gezegene, geçmişten geleceğe, kimi zaman evrenden evrene seyahat etmek müthiş bir fırsat olurdu eminim ki. Ne de olsa o kulübesi olan deli bir adam :)
Hayatla öyle sıkı bir mücadele içindeyiz ki, hele ki Türkiye'de, boğazımıza kadar realiteye batmış haldeyken herhangi bir zamanda Tardisle diyar diyar dolaştığımı hayal etmek huzur veriyor bana.
Buraya kadar okuyan var mıdır bilmiyorum. Anlatmak istediğim şeyi ifade edebildim mi yoksa sadece saçmaladım mı ondan da emin değilim. Ama bu cümleye kadar okuyan varsa çayını kapsın gelsin, Tardis'te bekliyorum :)
Keyifli bir kovalamaca. Koca koca adamların her yıl bıkmadan usanmadan bu oyunu oynamaları fikri çok hoşuma gitmişti. Yanılmıyorsam gerçek bir hikayeden uyarlama, o yüzden daha da güzel görünüyor film gözüme. İzlerken çok eğlenmiştim. (Sırf Jon Hamm ve Ed Helms için…devamıKeyifli bir kovalamaca. Koca koca adamların her yıl bıkmadan usanmadan bu oyunu oynamaları fikri çok hoşuma gitmişti. Yanılmıyorsam gerçek bir hikayeden uyarlama, o yüzden daha da güzel görünüyor film gözüme. İzlerken çok eğlenmiştim. (Sırf Jon Hamm ve Ed Helms için bile izlenir)
Fincher'ı çok sevdiğim için beklentim çok yüksekti, o yüzden sonunda hayal kırıklığına uğradım biraz. Ama film boyunca müthiş bir atmosfer ve hareket vardı, hiç sıkılmadım desem yeridir.
Canım Fleabag... Hak ettiği ilgiyi görmeyen dizilerden biridir. Özellikle ikinci sezonu gözümde apayrı bir noktada. Phoebe Waller-Bridge ve Andrew Scott arasındaki uyum muhteşem. Hele finali. Fleabag çok özel, herkese hitap etmeyebilir ama şans verilmesi gereken bir dizi.
Pek korku filmi insanı değilimdir, o yüzden pek anlamam iyi korku filminden. Ama Countdown hakkında ufak birkaç şey söylemek istedim. Gerilimi fena değildi, gerginlikten delirmedim ama ekranın karşısında uyuyakalmadım da. Kimi mantık hataları vardı, yine de bana göre seyir zevkini…devamıPek korku filmi insanı değilimdir, o yüzden pek anlamam iyi korku filminden. Ama Countdown hakkında ufak birkaç şey söylemek istedim. Gerilimi fena değildi, gerginlikten delirmedim ama ekranın karşısında uyuyakalmadım da. Kimi mantık hataları vardı, yine de bana göre seyir zevkini düşürmedi bu. Süresi çok uzun da değil zaten, 'idare eder' ile 'iyi' film arasında bir yerlerde benim için.
Sonu sürprizli filmlerden. Bana 'Şeytanın Avukatı' filmini anımsattı. Oyunculuklar elbette ki üst düzey. Film boyunca zaman zaman koptuğum olsa da filmin sonu telafi etti.