Veba salgını ile karantina hayatı yaşayan Oran halkı ve yaşanan sıkıntıları, acıları güncesine yazan doktor. Kitaptaki karakterlerin gel-gitleri, değişimleri, yaşadıkları acılar ustaca kaleme alınmış. En güzel olayı ise hastalık bittikten sonra çoğu insanın sevdiklerine kavuşması oldu.
Efendiler, tekke ve zaviyelerle, türbelerin kapatılması, ve bütün tarikatlarla, şeyhlik, dervişlik, müritdlik, çelebilik, falcılık, büyücülük ve türbedarlık v.b. birtakım ünvanların kaldırılması ve yasaklanması da Takrîr-i Sükûn Kanunu yürürlükte iken yapılmıştır. Bu konularla ilgili yürütme uygulamaların, toplumumuzun, hurafelere inanan, ilkel bir…devamıEfendiler, tekke ve zaviyelerle, türbelerin kapatılması, ve bütün tarikatlarla, şeyhlik, dervişlik, müritdlik, çelebilik, falcılık, büyücülük ve türbedarlık v.b. birtakım ünvanların kaldırılması ve yasaklanması da Takrîr-i Sükûn Kanunu yürürlükte iken yapılmıştır. Bu konularla ilgili yürütme uygulamaların, toplumumuzun, hurafelere inanan, ilkel bir kavim olmadığını göstermek bakımından ne kadar gerekli olduğu takdir olunur.
Bu film tüm sinirleri tamamen hoplatabilecek bir film. Üstü açık arabayla başka kadınla gezen Ali haysiyetsiz soysuzu taşlanması gerekirken iftira attığı eşini, masum bir kadını taşlamaları aşırı sinir bozucu. İzlerken sinirlenmemek elde değil. Başlarım şeriata erkek her naneyi yiyecek kadın…devamıBu film tüm sinirleri tamamen hoplatabilecek bir film. Üstü açık arabayla başka kadınla gezen Ali haysiyetsiz soysuzu taşlanması gerekirken iftira attığı eşini, masum bir kadını taşlamaları aşırı sinir bozucu. İzlerken sinirlenmemek elde değil. Başlarım şeriata erkek her naneyi yiyecek kadın değersiz olacak yok öyle yağma! İçimden keşke Soraya the blacklist dizisindeki ajan Navabi şeklinde giriş yapsa da şu soysuz Ali ve ona arka çıkan hoca bozuntusu yobaza iki el ateş etse deyip durdum. Bir de taş atarken Allah'ın emri diye bağırıyorlar. Siz erkekler eşlerinizi aldatırken de mi Allah'ın emri mağaradan çıkmış beyinsizler? En en aşırı sinir olduğum film 😒
Burada "Peynir" yaşamda sahip olmak istediğimiz herhangi bir şeyi; bir mesleği, ilişkiyi, parayı, büyük bir evi, özgürlüğü, sağlığı, ünü, huzuru ve hatta golf ya da tenis gibi bir aktiviteyi temsil eden bir metafor.
İnsanı sadece biyolojik bir varlık olarak göremediğimiz, onun varoluşuna çeşitli yüce anlamlar yüklediğimiz için, gövdeden akan kanın, can denilen şeyi çekip almasını, dolayısıyla o kişinin “ölmüş” olmasını bir türlü kavrayamadığımızı düşünüyorum. Hayvanlar ölümü anlıyor ama insanlar anlayamıyor. Can denen şey,…devamıİnsanı sadece biyolojik bir varlık olarak göremediğimiz, onun varoluşuna çeşitli yüce anlamlar yüklediğimiz için, gövdeden akan kanın, can denilen şeyi çekip almasını, dolayısıyla o kişinin “ölmüş” olmasını bir türlü kavrayamadığımızı düşünüyorum.
Hayvanlar ölümü anlıyor ama insanlar anlayamıyor. Can denen şey, her türlü yaralanmaya, berelenmeye açık haldeki insanbedeninden bir saniyede çıkıp gidiveriyor ve insanlar bunun sonucunda aklını kaçıracak kadar sarsılıyorlar. “Tanrım, daha bir iki saat önce nasıl da canlıydı, nasıl da kahkahalar atıyordu,
şimdi nasıl yok olabilir” diye tekrarlayıp duruyorlar. İnsanın algılama gücünü zorlayan bir durum bu. Hayatımıza, varoluşumuza yüklediğimiz hiçbir kavramla bağdaşmıyor.
Yüzde tebessüm bırakacak kitaplardan bir tanesi ile karşılaşmak hoş bir duygu. Umarım sizler de okurken tebessüm ederek bırakırsınız. Kitabın ana olayı farklı nedenler dolayısıyla İtalyanca öğrenmek isteyen bir grup insanın İtalyanca kursuna yazılmaları diyebilirim. O kurs sayesinde hem dil öğrendiler…devamıYüzde tebessüm bırakacak kitaplardan bir tanesi ile karşılaşmak hoş bir duygu. Umarım sizler de okurken tebessüm ederek bırakırsınız. Kitabın ana olayı farklı nedenler dolayısıyla İtalyanca öğrenmek isteyen bir grup insanın İtalyanca kursuna yazılmaları diyebilirim. O kurs sayesinde hem dil öğrendiler hem de yeni arkadaşlar edindiler. Ayrıca büyük bir aile oldular. Her karakterin bir hayat hikayesinin olması ve birbirleri ile bağlantılı olmaları hem güzel hem de klasikti. Tek zorlandığım durum çok karakterlerin olması ve bu karakterlerin İtalyanca kursunda isimlerinin İtalyanca şeklinde değiştirilmesi oldu. Kim kimdi diye arada karıştırabilirsiniz. Ama güzel bir hikayesi vardı. Herkese iyi okumalar dilerim. 😇😇
İnsan bir roman okuduğunda, bütün okudukları eski, bilinen şeylermiş gibi gelir ona... Ama kendin âşık olduğunda, kimsenin hiçbir şey bilmediğini, herkesin kendi başına karar vermesi gerektiğini anlarsın.
Hak! Hukuk! Bugün dünyanın neresinde hak kaldı. İnsanlar onu katletti. Herkesin hakları var, fakat onların, onların gücü var ve bugün güç demek her şey demek. Mecburiyet - Stefan Zweig