4 Mart 2024 Pazartesi 03.48 Onlardan ayrılınca kuruyup gitmiş otlarla kaplı tepeye doğru yürümeye başladım. Adını bile bilmediğim, sararıp gitmiş incecik otlar. Ki adsız, sansız kimsenin umurunda olmayan bu değersiz otlar buradaki hayatıma benzer şekilde hiçbir değere layık görülmediği için…devamı4 Mart 2024 Pazartesi 03.48
Onlardan ayrılınca kuruyup gitmiş otlarla kaplı tepeye doğru yürümeye başladım. Adını bile bilmediğim, sararıp gitmiş incecik otlar. Ki adsız, sansız kimsenin umurunda olmayan bu değersiz otlar buradaki hayatıma benzer şekilde hiçbir değere layık görülmediği için belki ilk kez önemli göründü gözüme. Sonra Sevim'i düşündüm. Onda aradığımı... Bu yaşama kapanmış, kıpırtısız coğrafya da onda aradığımı... Kendimde bulamadığım bir şeydi belki, bi enerji, aşkınlığın küçük bir belirtisi. Onu değil, onun ötesini düşlemiştim ben. Onun ötesinde kurduğum bir hayal dünyasının sadece aracı kılmak istemiştim aslında onu. Ama biliyordum. Aramızda yine çığlıklarımızın birbirine ulaşamayacağı kadar derin ve geniş bir uçurum, bilinçlerimizin yakınlaşamayacağı kadar acımasız bir uzaklık vardı. İmkansızlığı düşlemiştim. Şimdi yine onunla konuşuyorum kafamda. Sevim... son konuşmamızda yalan söyledim sana. Tüm kendimi inandırma çabalarıma rağmen pişman değilim seni tanıdığıma. Senin gözünden kendimi görmek isterdim. İleride bana benzemeyeceğin kesin. Ve hayatla daha sıkı, doğrudan bir bağ kurabilen, hırçın, yırtıcı, mutlu ve umutlu biri olacağın da. Ki öyle olacağı için bir yandan acırken, bir yandan seviniyorum senin adına. Hayat böyle. Bizi birbirimizle buluşturan bu rastlantı bile ne akıl almaz bir bilmece. Bu düşüncenin başlangıcında bile bizi saran his, yaşananların hiçbir kıymeti yok denemeyeceğidir. Evet, yaşananlar, konuşulanlar, duygular, belki de evrenin karanlık bir dehlizindeki kusursuz bir bilince yansıyor. Ama görünen şu ki, gerçek, sıkıcı olduğu kadar acımasız da. Her insan gibi sen de göreceksin bunu. Zaman geçip gidecek ve kendi içine batmış, binbir aksiliğin yaşandığı bu coğrafyada hayatta kalırsan yine de sararıp gideceksin sonunda. Bakmışsın ki ortalarına gelmişsin hayatın ve içindeki çölden başka hiçbir kazancın olmamış. Ellerin bomboş...
28 Şubat 2024 Çarşamba 02.37 Herkes filmi linç etmiş ama ben izlerken aşırı eğlendim. Belki uzun zamandır bu tarz film izlemediğimdendir veya izlerken bir beklentim yoktu bilemiyorum. Sonu konusuna gelirsek eğer biraz yavanlaşmıştı yalan yok. Ruhsal çöküntüyseniz bence şans verebilirsiniz.
23 Şubat 2024 Cuma 12.41 -Bunu neden yapıyorsun? +Çünkü izin verdin. Fotografları ve çocuğu havuzda gördükten sonra evden kaçan bir adam neden polis aramaz? Karın rahatsız oluyor gidelim diye baskı yapıyor anca gülüyorsun sinir oldum.