Boğazımdayım,kendimi boğuyorum. Duvarı rutubetlenmiş, halısında ayak izleri olan bir kafeste üç kelimelik bir kitap yazdım. "Ben yaşamın aciziyim" diye bitiyor.
Nice mutlu yıllara demeyeceğim çünkü değişen bir şey yok. Günler aynı, insanlar aynı, yalanlar aynı, dekorlar ve sahneler aynı, kadınlar aynı. Ve yine aynı olacak; sahte kahkahalar, sıradışı böğürmeler... İyi kusmalar.
İki üstattan iki ayrı cümle okudum. İkisini de sevdim, ikisine de üzüldüm. Orhan Veli hep seni düşünmek için kimsenin yüzüne bakmadım diyor. Bukowski elbette insanları sevebilirsiniz eğer yeterince tanımadıysaniz diyor. Yaşamak zor gerçekten. Yaşamak çok edebi. Ne tarafından tutunsam ya…devamıİki üstattan iki ayrı cümle okudum. İkisini de sevdim, ikisine de üzüldüm.
Orhan Veli hep seni düşünmek için kimsenin yüzüne bakmadım diyor. Bukowski elbette insanları sevebilirsiniz eğer yeterince tanımadıysaniz diyor.
Yaşamak zor gerçekten. Yaşamak çok edebi. Ne tarafından tutunsam ya da kaçsam diğer tarafları altını çizip koyuyor bir cümleyi önüme. Anlamaya çalışarak yaş alıyorum. İki gündür Ayten Rasul- bilmeden oldu dinliyorum. Bu da çok üzüyor beni.