Nice mutlu yıllara demeyeceğim çünkü değişen bir şey yok. Günler aynı, insanlar aynı, yalanlar aynı, dekorlar ve sahneler aynı, kadınlar aynı. Ve yine aynı olacak; sahte kahkahalar, sıradışı böğürmeler... İyi kusmalar.
İki üstattan iki ayrı cümle okudum. İkisini de sevdim, ikisine de üzüldüm. Orhan Veli hep seni düşünmek için kimsenin yüzüne bakmadım diyor. Bukowski elbette insanları sevebilirsiniz eğer yeterince tanımadıysaniz diyor. Yaşamak zor gerçekten. Yaşamak çok edebi. Ne tarafından tutunsam ya…devamıİki üstattan iki ayrı cümle okudum. İkisini de sevdim, ikisine de üzüldüm.
Orhan Veli hep seni düşünmek için kimsenin yüzüne bakmadım diyor. Bukowski elbette insanları sevebilirsiniz eğer yeterince tanımadıysaniz diyor.
Yaşamak zor gerçekten. Yaşamak çok edebi. Ne tarafından tutunsam ya da kaçsam diğer tarafları altını çizip koyuyor bir cümleyi önüme. Anlamaya çalışarak yaş alıyorum. İki gündür Ayten Rasul- bilmeden oldu dinliyorum. Bu da çok üzüyor beni.
Bir deniz kenarındayım. Dağlı, yeşil ve gün batımında kaybolan yollardan geçtim. Keyifli yaşlı insanlar ve kaçamak peşinde gençler içinde bir başıma, keyifli bir mutsuzluk ve huzursuz bir gülüş var yüzümde.