Black Mirrors gibi her bölümü birbirinden bağımsız ama distopik bir dünya değil ve aslında hepsi Yedi Yüz apartmanı sakinlerinin hayatını anlatıyor bir nevi. İlk bölümü kelebek etkisi gibi İkincisi içine kapanık insanı Üçüncüsü Ethernal Sunshine Of The Spittles Mind yan…devamıBlack Mirrors gibi her bölümü birbirinden bağımsız ama distopik bir dünya değil ve aslında hepsi Yedi Yüz apartmanı sakinlerinin hayatını anlatıyor bir nevi.
İlk bölümü kelebek etkisi gibi
İkincisi içine kapanık insanı
Üçüncüsü Ethernal Sunshine Of The Spittles Mind yan çar gibi ama sadece atıfta bulunuyor.
Dördüncü bölüm ve en sevdiğim Eşitlik bölümü müthişti.
Her kadının başına gelebilecek bir olay olabilir ama her erkek bunu böyle olgunlukla kabullenip aşkına sahip çıkamaz.
Beşinci bölüm You dizisine benziyor ama cinayet olmayan versiyonundan.
Altıncı bölüm Refakatçi çok hoş bir bölüm çünkü Genco Erkal var ve her saniyesi çok değerlidir. Çoğu kişiye sıkıcı gelebilecek bir bölüm olabilir ama her detayı benim için lezzetliydi.
Son bölümü de yeni bitirdim. Biyolojik saat ve gerçeklikler karşı karşıya.
Bunu yazan,yöneten,oynayan herkesin ödül alması gerekiyor. Herkesin aklına gelmeyecek bir konuyu böyle güzel bir tarzda anlatmak acayip bir iş. Böyle uç ve insanların kaçtığı bir konuyu trajikomik ve farklı tarzda işlemek ve işin içine komediyi de koymak bunu yedirmek cidden…devamıBunu yazan,yöneten,oynayan herkesin ödül alması gerekiyor. Herkesin aklına gelmeyecek bir konuyu böyle güzel bir tarzda anlatmak acayip bir iş. Böyle uç ve insanların kaçtığı bir konuyu trajikomik ve farklı tarzda işlemek ve işin içine komediyi de koymak bunu yedirmek cidden müthiş.
"Herkesin derdini küçük kendi derdini de büyük görme."
Kitabı ortalama olarak gördüm. Filmini ise hiç beğenmedim. Her şey mış gibi olsun diye yapılmış film. Aşırı kötü uyarlanmış. Hikayeyi çok kopuk kopuk anlatmışlar. Ahmet Mekin ve Talat Bulut olması bile filmi yükseltmemiş. Onlar da kötü olduğunun farkındaymış gibi ekstra…devamıKitabı ortalama olarak gördüm. Filmini ise hiç beğenmedim. Her şey mış gibi olsun diye yapılmış film. Aşırı kötü uyarlanmış. Hikayeyi çok kopuk kopuk anlatmışlar. Ahmet Mekin ve Talat Bulut olması bile filmi yükseltmemiş. Onlar da kötü olduğunun farkındaymış gibi ekstra kötü oynuyorlarmış gibiydi. Ama her şeye rağmen izlenmesi gerekir çünkü kitapta atladığımız bazı kısımlar hep olur veya yüzeysel olarak okuduğumuz can alıcı yazılar. O kısımları filmde fark ettim şahsen çünkü bizler bazen hikayeye odaklanırken öğüt niteliğinde çarpıcı olan kısımları es geçebiliyoruz.
Diğer filmlerine göre düşünsel anlamda sınıfta kaldığını düşünüyorum çünkü karşılıklı sohbet eşliğindeki fikir yarışı ve muhakemesi bana daha az geldi. Mutlaka izlenmesi gereken bir film değil ama bir öğretmenin net olarak izlemesi gereken bir filmdir.
Modern zamanda erkeklerin kadınların çalışmasını halen kabullenmeyip farklı bir yoldan eve kapatma çabası var yine teknolojik olarak bi kapatma çabası ama yine cort oluyor çünkü kadın bir yerde yine uyanmaya başlıyor. Uyanıştan sonrası da gelse çok hoş olur zira seyir…devamıModern zamanda erkeklerin kadınların çalışmasını halen kabullenmeyip farklı bir yoldan eve kapatma çabası var yine teknolojik olarak bi kapatma çabası ama yine cort oluyor çünkü kadın bir yerde yine uyanmaya başlıyor.
Uyanıştan sonrası da gelse çok hoş olur zira seyir zevki müthiş.
Tutsaklar özgürlüğüne kavuştu, küsler barıştı,bayram namazı kılındı, maskeler takıldı. Ardından olan kurbağalara oldu. Burada Elmas eşittir kurbağadır. Yakalayana kadar çok uğraş verirsin ama eline geçti mi hayatından eder, kullanır atarsın. Toplumun iki yüzlülüğü, kadının her devirde kadına düşmanlığı ve hayvanların…devamıTutsaklar özgürlüğüne kavuştu, küsler barıştı,bayram namazı kılındı, maskeler takıldı. Ardından olan kurbağalara oldu. Burada Elmas eşittir kurbağadır. Yakalayana kadar çok uğraş verirsin ama eline geçti mi hayatından eder, kullanır atarsın. Toplumun iki yüzlülüğü, kadının her devirde kadına düşmanlığı ve hayvanların kapitalizm uğruna katledilmesi hala aynı ve devam edecektir.
İlk filmin üzerinden çok zaman geçti onun için başrol adamımız sonda gözüktüğünde niçin orada olduğunu unuttum onun için içselleştiremedim ama sürükleyiciliği o kadar iyi ki hiç bitmesin istedim. Yine ee ne olacak şimdi??? Bu sefer dehşeti çok daha fazlaydı ve…devamıİlk filmin üzerinden çok zaman geçti onun için başrol adamımız sonda gözüktüğünde niçin orada olduğunu unuttum onun için içselleştiremedim ama sürükleyiciliği o kadar iyi ki hiç bitmesin istedim. Yine ee ne olacak şimdi???
Bu sefer dehşeti çok daha fazlaydı ve cevaplanması gereken sorular daha da arttı bende.
Çok fazla politik mesaj vardı.
Artık neyin doğru neyin yanlış olduğu yorumunu yapamadım. Kafamda ne kadar çözüm önerisi kursam da filmde bu düşünülmüş ve her sonuç bir hüsran oluyor.
Hangi yasayı uygularsan uygula illa bir yerde patlak veriyor.
Özgürlük de patlak veriyor kurallar da.
Tek önemli olan mesaj çocuk ve o çocuk da masumiyetin ve saflığın sembolü olan mesaj gibi.
Bu sefer vicdan daha çok ön planda oldu. Umarım üçüncüsü gelir de son olur hep aynı şey tekrarı edilmiş gelecek.
Yine Atıf Yılmaz'ın eseri bu sefer henüz kadının toplumdaki yerine çok değinilmemiş daha çok okumuş erkeğin özellikle o dönem içerisinde (1967) yani tıbbiyeli fakir Arif'in sırtına yüklenmiş sorumluluklar, beklentiler ve etiketleri üzerinden toplumda altı sınıf ve üst sınıf arasındaki keskin…devamıYine Atıf Yılmaz'ın eseri bu sefer henüz kadının toplumdaki yerine çok değinilmemiş daha çok okumuş erkeğin özellikle o dönem içerisinde (1967) yani tıbbiyeli fakir Arif'in sırtına yüklenmiş sorumluluklar, beklentiler ve etiketleri üzerinden toplumda altı sınıf ve üst sınıf arasındaki keskin çizgiyi net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Arif ne istediğini bilmeyen bir genç. Ona dayatılan bir etiketi sırtında taşımak onu yavaşça iki yüzlü bir yalancıya çevirmektedir fakat günün sonunda yine özüne döner nihayetinde.
Ahh Belinda ile Atıf Yılmaz'ı tanıdım bu kadar geç tanıdığım ve bu filmi yeni keşfettiğim için çok kötü hissediyorum. Müthiş bir yapım her dakikası çok değerli. İnsanın şeytanlaşmasını müthiş bir şekilde ele alıyor ki zaten İngiliz oyun yazarı Christopher Marlowe…devamıAhh Belinda ile Atıf Yılmaz'ı tanıdım bu kadar geç tanıdığım ve bu filmi yeni keşfettiğim için çok kötü hissediyorum.
Müthiş bir yapım her dakikası çok değerli.
İnsanın şeytanlaşmasını müthiş bir şekilde ele alıyor ki zaten
İngiliz oyun yazarı Christopher Marlowe tarafından yazılmış, Faust hikâyesinde geçen, güç ve bilgi için ruhunu şeytana satan bir adamı konu alan oyundan uyarlama. 1988 teknolojisinin vermiş olduğuyla yapılmış olmasına rağmen yine de sırıtmadı. Her ne kadar görsel efektler önemli olsa da konunun güzelliği izleyiciyi o kadar içine çekiyor ki görsellik arka planda kalıyor.
Toplumun yozlaşmasını, insanın şeytandan daha çok şeytanlaşmasını, maneviyatın , ruhun bir hiç oluşunu, toplumda kadının yerine de yine değinilmesi çok çarpıcı ve net bir şekilde yapılmış. Normalde sezdirme yöntemiyle bir mesaj aktarılması olurken burada her şey insanın suratına suratına çarptırılıyor mesaj.