Bir saattir dizi arıyorum ama asla kafama yatacak ve bunu kesin izlemeliyim diyebileceğim çıkmadı. Bir çırpıda bitirebileceğim ve yormayan dizi önerir misiniz?
Spoiler içeriyor
Felaket temalı bu film insanoğlunun üremek için ne kadar hevesli ve egoist olduğunu gösteriyor. İnsanlar felaketten kaçıp ülkenin askerine sığınırken askerler, onlara sığınan kadınları geleceği için kullanmak istiyor. İlginç ve absürt tarafı ise komadan çıkmış çelimsiz bir gencin eğitimli en…devamıFelaket temalı bu film insanoğlunun üremek için ne kadar hevesli ve egoist olduğunu gösteriyor.
İnsanlar felaketten kaçıp ülkenin askerine sığınırken askerler, onlara sığınan kadınları geleceği için kullanmak istiyor.
İlginç ve absürt tarafı ise komadan çıkmış çelimsiz bir gencin eğitimli en az on askeri öldürmesi oldu.
Gerilimi sadece başta ve sonda veriyor. Ortaları sıkıcı denilecek tipte. Dönemine göre keyif verir ama TWD izleyicisinin kadrajından bakılınca pek tatmin etmez.
Kamera açılarının farklı oluşu dikkatimi çekmişti ve el kamerasıyla çekildiğini okudum. Bu konuda başarılı ve doğal görüntü vermiş oldu.
Tiplemeleri çok iyi gerisi çerezlik. Olay hızlıca toparlayıp bitirmişler yormadan yorulmadan. Tabii ameliyat parası şu an ki enflasyon ile karşılaştırıldığında gülünç bir miktar gibi geliyor artık. :)
Melankolinin eğlenceli hali. Eşyalar aracılığıyla kurulan iletişim. Absürt karakterler. Klasikle müzikle başlayıp cazla biten sanat eseri. Dreamin California'yı dinlerdim ama artık daha farklı dinleyeceğim. " Bir şeye alışmak zaman alır."
Bu kadar klasik olan bir hikayenin insanın içine derin bir şekilde işlemesi gerçek bir yönetmenlik başarısıdır. İlk defa uzun bakışma batmadı aksine daha çok keyif aldırdı. Böyle anlayışlı eş ve böyle mükemmel bir çocukluk arkadaşı olması ütopik bir vaziyet gibi:)…devamıBu kadar klasik olan bir hikayenin insanın içine derin bir şekilde işlemesi gerçek bir yönetmenlik başarısıdır. İlk defa uzun bakışma batmadı aksine daha çok keyif aldırdı.
Böyle anlayışlı eş ve böyle mükemmel bir çocukluk arkadaşı olması ütopik bir vaziyet gibi:)
Tatlı bir film geceyi mükemmel hale getirmez ama sıcak bir keyif verir.
Ayrıca dördüncü duvarı daha en başında yıkıyor filmimiz. Bu farklılık diğer filmlere göre en baştan itibaren bizi hikayenin içine çekiyor. Genelde filmlerde sonda dördüncü duvar yıkılır.
Spoiler içeriyor
Gamsız bir karakter daha izleyicinin karşısında. Karın ve kızın ölüyor ama acı çekmeye yanaşmıyor. Kibirli, bencilin teki. Duygularını içinde yaşıyormuş gibi ama aynı zamanda kendine bu rolü veriyormuş gibi gözüküyor. Eski öğrencisi Özge ile yatıyor ve Özge onuna suratına sahtekar,…devamıGamsız bir karakter daha izleyicinin karşısında.
Karın ve kızın ölüyor ama acı çekmeye yanaşmıyor. Kibirli, bencilin teki. Duygularını içinde yaşıyormuş gibi ama aynı zamanda kendine bu rolü veriyormuş gibi gözüküyor.
Eski öğrencisi Özge ile yatıyor ve Özge onuna suratına sahtekar, kibirli ve alıngan olduğunu çat çat söylüyor daha ilk gecede. Ahmet de şoka uğruyor ama gene aynı umursamaz tavır.
Diğer filmlerine göre gerilimin olduğu tek yapım bu oldu bende. Psikopat Selçuk'un Özge'yi basmaya geldiği an. Bizimki kilitli odada öylece dinliyor korkak.
Bir tek İlhan'a ilgi gösteriyor ama o da yönetmenimizin her zaman ki sevdası olan Beşiktaş sayesinde. Yoksa onu da sallamazdı Ahmet.
Ama yine dönüp dolaşıp ölen karısı ve kızının eski videolarını izliyor. İçindeki savaşın asıl nedeni. Madem bu kadar özledin ne diye aldattın ahmak herif. Şimdi geri alamadığın şeylerin pişmanlığını yaşıyorsun diye etrafındakilere hayatı zehir etmenin manası ne!
Buradaki Ahmet Bekleme Odası'ndaki yönetmen olan Ahmet ile aynı gibi isimlerinin de aynı olması cabası.
En son evinin elektriği kesildiğinde ışık arayış içerisindeyken evin altını üstünü getirip bir de kendisine kızıyor ama yine kapıcısı Neriman ona ışık getiren kişi oluyor her anlamda. Aynı zamanda karanlıktayken ışığı araması ve bunun üzerinde evindeki eşyalara çarpıp kırması bir nevi kendi içindeki karanlığın içinden aydınlığının arayışı gibi gözüküyor. Sonuç bocalamave hüsran olduğu için başkası onun imdadına koşuyor.
ZD sineması şu andan itibaren bitmiştir. Yeni filmi Hayat'ı beş gözle bekliyoruz.
Bir insan kendi muhakemesini kendi yapmazsa bunu onun için başkaları yapar. Bu halde de artık hiçbir şey yapmaz. Benim örneğimde olduğu gibi. - Sizin örneğiniz nedir? Zayıflık, bedbahlık yanaşmadığım hangi birini istersin? - Aman ablacım siz neler söylüyorsunuz! Sizin gibi…devamıBir insan kendi muhakemesini kendi yapmazsa bunu onun için başkaları yapar. Bu halde de artık hiçbir şey yapmaz. Benim örneğimde olduğu gibi.
- Sizin örneğiniz nedir?
Zayıflık, bedbahlık yanaşmadığım hangi birini istersin?
- Aman ablacım siz neler söylüyorsunuz! Sizin gibi kuvvetli ve muktedir birinin kendine böyle haksızlık etmesi biraz haksızlık olmuyor mu?
Spoiler içeriyor
Diğer filmlere göre o kasvetli hava yok. Ama yine suç ve yine ceza :) Bu sefer ZD bir çerçevenin içinde izleyiciye göz kırpıyor. Nilgün hem suçlu hem güçlü olup eşlerini aldatıp aldatıp terk ediyor ve geriye hep intihar eden bir…devamıDiğer filmlere göre o kasvetli hava yok. Ama yine suç ve yine ceza :)
Bu sefer ZD bir çerçevenin içinde izleyiciye göz kırpıyor.
Nilgün hem suçlu hem güçlü olup eşlerini aldatıp aldatıp terk ediyor ve geriye hep intihar eden bir geçmiş bırakıyor.
Harun, arkadaşının karısıyla yatıyor ve arkadaşı intihar ediyor.
Harun ve Nilgün evlenip yuva kurar ama suçluluk duygusunun hapsinden çıkamayarak lüks hayatlarını kendilerini zehir ederler.
Yine kadın kahramanlar kurnaz ve kötüdür:)
Spoiler içeriyor
Dostoyevski'yi çekmek isteyen yönetmenin kendi içinde çekilen Dostoyevski filmi olmuş. Başrolü kendisi oynamıştır sevgilisi rolünü de kendi karısı. Filmin tamamı ise kendi evinde çekilmiştir. Ahmet yönetmendir ve Suç ve Ceza romanını filme uyarlamak istiyordur. Aniden hayatı sorgulamaya başlarken sevgilisine başka…devamıDostoyevski'yi çekmek isteyen yönetmenin kendi içinde çekilen Dostoyevski filmi olmuş.
Başrolü kendisi oynamıştır sevgilisi rolünü de kendi karısı. Filmin tamamı ise kendi evinde çekilmiştir.
Ahmet yönetmendir ve Suç ve Ceza romanını filme uyarlamak istiyordur. Aniden hayatı sorgulamaya başlarken sevgilisine başka biriyle olduğunu yalanını atarak ondan ayrılmıştır. Onunla çalışan öğrencisine de sevgilisinin onu aldattığını söylemiştir. Film bitene kadar kadınların kalbini kıran bir yalancıdan başka bir şey göremiyoruz.
Dışarıdan bakıldığında çok havalı duran ve iyi filmler çekmiş yönetmenin gerçek hayatta etrafındaki insanlara hayatı zindan eden birisidir.
Tepkisizliği ve kayıtsızlığı yüzünden yanındaki kadınların kendilerini suçlu hissetmesine neden olmaktadır.
Duyguları sevişmekten ibaret olan burnu havada ama bu durumunu görmezden gelen sessizliği kendisine bir rol olarak bürünmüş aciz bir karakter. Hatta öyle kayıtsız ve yapay ki egosunu bu sessizlikle kamufle eder.
Ben pek beğenemedim hatta beğenmedim denilebilir çünkü bu sefer ne bir görüntüdeki sanat başarısını göremedim ne de Demirkubuz'un oyunculuğunu. Konusu araya kaçmış gibi. Derin olmaya çalışan yüzeysel kalmış bir anlatım.
Raskolnikov'u filme çekmek isteyen yönetmeni anlatırken sanki bunu Ahmet'e addetmeye çalışmış gibi ama sorun şu ki sadece içsel sorgulama kısmı benzemektedir. Geriye kalan kısım film sektöründe yönetmenlerin gerçek yüzünü göstermek istenmiş gibi.
Ayrıca bu sefer diğer filmlerden farklı olarak kadınlar daha saf olarak belirlenmiş ki bu iyi mi belli değil çünkü kadınları kullanan bir kişi var karşımızda. Bu sefer kadınlar kurnaz değil ama eziyet gören taraf.
Spoiler içeriyor
Demirkubuz klasiği :) Çaresizlik, aşk, ihanet temalı sert bir film. İsa figüranlık yapar ve paraya sıkışır başka bir işe girer ama o işte 50 Dolar kaybolur. Onu bu durumdan Meryem kurtarır ama masum gözüken kurnaz bir hikaye başlar. Başrollerin isimleri…devamıDemirkubuz klasiği :)
Çaresizlik, aşk, ihanet temalı sert bir film.
İsa figüranlık yapar ve paraya sıkışır başka bir işe girer ama o işte 50 Dolar kaybolur. Onu bu durumdan Meryem kurtarır ama masum gözüken kurnaz bir hikaye başlar.
Başrollerin isimleri de ayrıca trajik.
Sıradan insanların sıradan gözüken hayatları.
Melankoli her zaman ki gibi ağırlıkta.
Dostoyevski hayranlığı anında göze çarpıyor yine. Konuşmalar ve mekan Dostoyevski'nin eserlerinin ekrana yansımış hali gibi.
** Doları hesaplama kısımları oldukça komikti ilk defa bu adamın bir filminde komediye de olsa küçük bir yer ayrılmış gibi ki bu da trajikomik bir durum.
Küçük insanların büyük kurnazlıkları korkutucu derecede trajik duruyor.
Bir yerden sonra bağımlı ediyor insanı bu adam kendine.
Demirkubuz'un kendi filmlerinde figüranlık yapması çok hoş. Burada da köşede bir yerde oturuyor.
Yazgı'da sinemada seyirciydi. Kader' de Zagor'un adamı.
Daha araştırmadım ama türkü sahnesinde söyleyen kişinin sesi Engin Nurşani'nin sesine oldukça benzerlik vardı. Emin de değilim.