o kadar çok şey geçti ki gözlerimizin önünden sonunda hiçbir şey göremez olduk biz de sevgili seferis biz de güdük bir yaşamı benimsedik sonunda güdük ve tekdüze. güne yeniliksiz başlıyoruz her sabah, aynı kör aynasında küflü alışkanlıkların, süsleyip saklayarak sıkıntılarımızı…devamıo kadar çok şey geçti ki gözlerimizin önünden
sonunda hiçbir şey göremez olduk
biz de sevgili seferis biz de
güdük bir yaşamı benimsedik sonunda
güdük ve tekdüze.
güne yeniliksiz başlıyoruz her sabah,
aynı kör aynasında küflü alışkanlıkların,
süsleyip saklayarak sıkıntılarımızı kendimizden bile
düşüyoruz ömrümüzün o ölü çizgisine
duyarsız,devinimsiz,umutsuz,güne heyecansız başlıyoruz.
duymadan dinleyip,anlamadan konuşuyoruz.
hepimiz ayrı ayrı kendi kıyılarında
öyle kolay anlaşıyoruz ki.
bir ayrılığı kalmadı düşüncelerimizin,
ustaca düzenledik duygularımızı.
anılar acı vermiyor artık,
bizi biz eden değerler yıkıntısında,
onursuz oturuyoruz.
eskimiş eşyalar,yeri hiç değişmeyen
yalnızlığı çağrıştırıp,yılgınlığı biçimleyen.
9 kitaptan oluşan bir seri Gevrek felsefe.Kızımla birlikte gece uyku öncesi okuduğumuz bir kitap.Biz okurken çok eğlendik. Farkındalık geliştiren bir yanı olduğu gibi şaşırtan bilgilerde içeriyor. Tavsiyemizdir.
Tolstoy’un hayatı sorgulatacak ders niteliğinde 17 sözü: 1. Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar. 2. Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın. 3.…devamıTolstoy’un hayatı sorgulatacak ders niteliğinde 17 sözü:
1. Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.
2. Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın.
3. Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini. Bu yüzden harcayın ikisini de gitsin.
4. İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için ise uyandırmak gerekir.
5. Herkes insanlığın kötüye gittiğini kabul eder ama, hiç kimse kendisinin kötüye gittiğini kabul etmez. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür ama, hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.
6. Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu hiçbir şey kaybettirmez.
7. Ne diye şeytana kızarsın? Bir iyilik yap da, o sana kızsın.
8. Bil ki, yaşadıklarınla değil yaşattıklarınla anılırsın. Ve Unutma; ne yaşattıysan elbet bir gün onu yaşarsın.
9. Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir.
10. En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır.
11. Bir insan acı duyuyorsa canlıdır. Başkasının acısını duyuyorsa insandır.
12. İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruştadır.
13. Kendi mutluluğundan başka hedefi olmayan insan kötüdür.
14. İnsanların çoğu onu yapıyor diye yanlış, yanlış olmaktan çıkmaz.
15. Kimse, kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir, bilmelisin. Küçümsediğin her şey için gün gelir, önemsediğin bir bedel ödersin.
16. Birine çamur atmadan önce iyi düşün ve sakın unutma, önce senin ellerin kirlenecek.
17. Başkalarının hayatından ders alın. İnsan, bütün hataları kendisi yapacak kadar uzun yaşamıyor.
O büyük ve muazzam zamanda unuttum Kanatlarım çok oldu üşüyor benim Bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor Bu yüzden eğik boynum. Bir kuşun anısı kalmış bende, saklı Bundan gözlerimdeki kayalık, İçimdeki serseri buzullar Dürtme içimdeki narı Üstümde beyaz gömlek var. Birhan…devamıO büyük ve muazzam zamanda unuttum
Kanatlarım çok oldu üşüyor benim
Bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor
Bu yüzden eğik boynum.
Bir kuşun anısı kalmış bende, saklı
Bundan gözlerimdeki kayalık,
İçimdeki serseri buzullar
Dürtme içimdeki narı
Üstümde beyaz gömlek var.
Birhan Keskin
İstisnasız her insanın bir gün bırakıp gideceği şu dünyada, savaş kadar anlamsız birşey yok. Film güzel. Tam bir duygu şöleni. Vaktinde geldi, çok iyi geldi.
Biraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın! Her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla! Yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde! Kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum! Belki kırklarımdayım belki otuzlarımda! Belki de doksan sene yuvarlandım bu dünyanın sırtında! Hiç bilmiyorum! Hayat taviz vermediği hızı…devamıBiraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın!
Her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla!
Yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde!
Kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum!
Belki kırklarımdayım belki otuzlarımda!
Belki de doksan sene yuvarlandım bu dünyanın sırtında!
Hiç bilmiyorum! Hayat taviz vermediği hızı ve kavgasıyla akıp gidiyor!
Baharın rahiyasından akıp coşan çiçeklerle hatırlıyorum lise yıllarımızı!
Kimimize kış, kimimize bahar olup canıyla değen babalarımızı!
Bu memlekette insanlar belki de en çok baba sancısıyla inliyor, en çok baba deyince aklımıza gelir çocukluğumuz!
Mazinin araladığı perdeden sızıyor eski günler!
Onlarla kavgalı onlarla sevdalı olduğumuz!
En çok baba yokluğunun hüsranıyla kızıyormuş zaman ayrılığın yarasını!
İnsan baba olunca anlıyormuş babasını
Adil Erdem Bayazıt