Hindistan’ın eğitim sistemi yalnızca bozuk değil, adeta bir enkaz; ve ne yazık ki bu çürüme yalnız eğitime mahsus değil, hayatın hemen her alanına sirayet etmiş durumda. Saymakla bitmeyecek kadar çok aksaklık, adaletsizlik, umutsuzluk içinde çırpınan insanlar var orada. Karakterimiz, polis…devamıHindistan’ın eğitim sistemi yalnızca bozuk değil, adeta bir enkaz; ve ne yazık ki bu çürüme yalnız eğitime mahsus değil, hayatın hemen her alanına sirayet etmiş durumda. Saymakla bitmeyecek kadar çok aksaklık, adaletsizlik, umutsuzluk içinde çırpınan insanlar var orada. Karakterimiz, polis teşkilatına katılabilmek için öylesine çabalıyor ki… Sırtına yüklenen hayatın bütün ağırlığına rağmen yılmıyor; kendini parçalıyor, sınırlarını zorluyor, gözünü dahi kırpmadan fedakârlık ediyor.
Bizde her ne kadar sistem kusursuz olmasa da, üniversite ve memurluk sınavları yıldan yıla düzenli şekilde yapılır, insan bir yol haritası çizebilir kendine. Oysa onlarınki belirsizlikle örülü bir çöl yürüyüşü gibi; ne zaman bir vaha çıkar karşılarına, ne zaman susuz kalırlar bilinmez.
Ve yine de… Tüm bu karanlığın içinde, onun azmi bir yıldız gibi parlıyordu. Yaşadıkları kurgu değil, bizzat hayatın kendisiydi. Çevresindeki çoğu kişi "Yapamazsın" dediğinde bile yılmadı. Sessizce, inatla, kendi içindeki sesi dinleyerek yürümeye devam etti.
Sonunda başardı. Ve işte o an—herkesin susup onun gururla dimdik durduğu o an—kelimelerle anlatılamayacak kadar güçlüydü. Çünkü bazı başarılar sadece bir hedefe ulaşmak değil, aynı zamanda insanın kendisini yeniden yaratmasıdır.
Sadece Yahudi propagandası olarak bakmamak lazım olaya. Gazze İsrail İran durumlarını bilirsiniz geçmişte japonya çin Rusya Ukrayna... Filmde hep Yahudi, Yahudi... Deselerde aslında soykırım her yerde aynı adı ve insanları farklı oluyor. Ben açıkçası Filistin'i düşündüm film biyunca. Filmin başından…devamıSadece Yahudi propagandası olarak bakmamak lazım olaya. Gazze İsrail İran durumlarını bilirsiniz geçmişte japonya çin Rusya Ukrayna... Filmde hep Yahudi, Yahudi... Deselerde aslında soykırım her yerde aynı adı ve insanları farklı oluyor. Ben açıkçası Filistin'i düşündüm film biyunca. Filmin başından sonuna kadar karakterlerimizden biri o kadar içsellestirmiş ki iliklerine kadar o duyguyu seyirciye aktarıyor. Süreç güzel ama sıkıcı işleniyor bir buçuk saat zor dayandım.
"Ne zaman karşımda usta bir zekâ olsa böyle kendimden geçerim. Belki de kendime örnek alacak birilerine gereksinim duyduğumdan; belki de sadece onları bir araya getirmekten hoşlandığımdan. Ama biliyorum ki sizin derinliğinizde ve çapınızda biriyle konuşmak kendimi çok ayrıcalıklı hissetmemi sağlıyor.”
Var içimde buhran bir burukluk Zamansız geliyor Sıkıştırıyor zihnimi, yüreğimi Geçer geçer elbette Neden olur böyle Ne zaman çekip gider Geri dönmemek üzere Mümkün müdür
İnsanlar hiçbir zaman haklı değildirler de ondan. Yeridir onlara ne kadar kızsanız. Görüyorum: Hangi işte olursa olsun Densizce överler ya da korkusuzca eleştirirler.
Yeni sezon fena 4 bölüm izledim bile her karakterin bir derdi var merdana uyuz oluyorsun nasıl hiçbir şeyi dert etmez o olmayınca da komedi kısmı eksik kalıyor
Ahh… :) "Hayatında dönüm noktası yaratabilecek kitap hangisiydi?" diye sorsalar, hiç düşünmeden Oblomov derim. Karakterin öyle hayret verici anları vardı ki, “Lan, yapma!” diye bağırmak geliyor insanın içinden — ama o gidip inadına yapıyor. Bazılarınız sinir krizleri geçirebilir ama ben…devamıAhh… :) "Hayatında dönüm noktası yaratabilecek kitap hangisiydi?" diye sorsalar, hiç düşünmeden Oblomov derim. Karakterin öyle hayret verici anları vardı ki, “Lan, yapma!” diye bağırmak geliyor insanın içinden — ama o gidip inadına yapıyor. Bazılarınız sinir krizleri geçirebilir ama ben okurken çok eğlenmiştim. Sonrasında gidip filmini de izledim.
Bence kitabı mutlaka okuyun. Tembellikten dolayı hayatını yaşamayı kaçıran bir adamın en zavallı hallerine tanıklık ediyorsunuz. Ama sadece tembellik de değil mesele. Altında, adını koyamadığım başka bir duygu daha var. İşte o duygu asıl mahvediyor hayatını.
Okuyalı epey zaman oldu ama hâlen etkisideyim.
Bitiyor... Eninde sonunda bitiyor. Geçmez sanıyorsun, ama geçiyor. O kadar zorladığın anlar, bir an geliyor anlamsızlaşıyor; "Daha güzel yaşasaydım," falan diyor insan. Pişmanlıklar elbet var. Dolu dolu yaşamak önemli. Benden geçtiğini düşünüyorum artık. Hiçbir şeyin önemi yok gibi.