Klişelerle dolu, bol bol kötü oyunculuk ve gereksiz çığlık içeren, aşırı kanlı (ama baya baya kanlı), gereğinden fazla uzun (tam bitti diyosun, hop yeni bela kilidi açılıyor, biri bitiyor biri başlıyor, bitmiyor mübarek) korku türündeki film. 5/10
Yani... Korku kategorisinde ama bu kategoriye uymuyor bence. Herkes ektiğini biçer mesajı güzeldi ama olmayan bi şeyler vardı filmde. Çok havada bi konu mu desem, efektler kötü olduğu için mi desem... Bilmiyorum, beğenmedim ben. Bu sürede daha kaliteli filmler izlenebilir.
Başta yavaş ilerleyen ama sonlara doğru hızlanıp içine çeken, sonunu gerçekten merak ettiren, jumpscare saçmalığını kullanmayan, makyajın ve oyunculukların aşırı iyi olduğu, ara ara görsel şölen sunan 2,5 saatlik çok başarılı bir Günay Kore korku/gerilim filmi. Bu filmi Amerikalılar çekse…devamıBaşta yavaş ilerleyen ama sonlara doğru hızlanıp içine çeken, sonunu gerçekten merak ettiren, jumpscare saçmalığını kullanmayan, makyajın ve oyunculukların aşırı iyi olduğu, ara ara görsel şölen sunan 2,5 saatlik çok başarılı bir Günay Kore korku/gerilim filmi.
Bu filmi Amerikalılar çekse jumpscare'a öyle abanırlardı ki, korku ve gerilimden çok baş ağrısına dönerdi film çok eminim. Ama bu film o kadar yapaylıktan (efektten) arınmış ve buna rağmen o kadar başarılı ki... Sonunda acaba hangisi doğru söylüyor derken bir baktım film bitmiş. Ayrıca Japon amcanın sondaki makyajı 👌🏼
Şaman, büyü, Asya filmlerini seviyorsanız ve jumpscare sizin için sadece bir baş ağrısıysa kesinlikle öneririm bu filmi.
Hayat hür ve güzel olmalı. Biz doğru yoldan çıktık. İktidar hırsı insan ruhunu zehirledi, nefret duvarları ördü. Bizi mutsuzluğa ve insan kıyımına mahkum etti. Bilgimiz bizi saygısız ve yobaz yaptı. Çok düşünüp az hissediyoruz. Şu anda sesimi milyonlarca insan duyuyor.…devamıHayat hür ve güzel olmalı. Biz doğru yoldan çıktık. İktidar hırsı insan ruhunu zehirledi, nefret duvarları ördü. Bizi mutsuzluğa ve insan kıyımına mahkum etti. Bilgimiz bizi saygısız ve yobaz yaptı. Çok düşünüp az hissediyoruz.
Şu anda sesimi milyonlarca insan duyuyor. Umutsuz kadın, erkek ve çocuklar. Masum insanlara işkence yapan, hapse atan bir sistemin kurbanı onlar. Beni duyanlara sesleniyorum, umutsuzluğa kapılmayın. Nefret geçer, diktatörler ölür. Halktan aldıkları iktidar, halka geri döner. İnsanlar ölür, hürriyet ölmez.
Aziz Luke’un dediği gibi cennetin kapıları insana açıktır. Bir kişiye, bir gruba değil herkese açıktır. Güç sizin, halkın elindedir. Birlik olup harika bir dünya yaratalım. Herkese iş sağlayan, gençlere umut, yaşlılara garanti veren bir dünya. Yalancılar bunları vaat ederek iktidarı aldılar. Yalan söylediler. Zaten asla sözlerini tutmazlar.
Diktatörler kendi hırsları için halkı köleleştirir.
Biz bu vaatleri yerine getirmek için savaşalım. Dünyayı kurtaralım, milli engelleri yok edelim. Hırs, kin ve yobazlığı yürürlükten kaldıralım. Aklın idare ettiği bir dünya için savaşalım. Bilim ve ilerleme herkese mutluluk getirsin.
Verdiğin her kederin yüreğimde yeri var Hangi kitabı açtıysam seni okudum yıllardır Hangi aynaya baktıysam seni gördüm Gel desen gelemem Git desen gidemem Öl desen kanım akmaz Anladım artık seni sevmek yüce bir şey Anladım seni sevmek Tanrı'ya yaklaşmak gibi
"Kim hayatının bir parçası olmamı ister ki?" 270 kiloluk obez bir adamın ölmeden önceki son haftasını anlatan ve tek mekanda geçmesine rağmen insanı sıkmadan akan bir film. Bir süredir listemdeydi ancak bugün Instagram'da kısa bir bölümünü görünce izleyeyim dedim. Brendan…devamı"Kim hayatının bir parçası olmamı ister ki?"
270 kiloluk obez bir adamın ölmeden önceki son haftasını anlatan ve tek mekanda geçmesine rağmen insanı sıkmadan akan bir film. Bir süredir listemdeydi ancak bugün Instagram'da kısa bir bölümünü görünce izleyeyim dedim.
Brendan Fraser öyle bir oynamış ki... Sanki film çekmiyormuş da gerçekten olanları yaşıyormuş gibiydi. Oyunculuğuna tam anlamıyla hayran kaldım. Sadie Sink de baya iyi iş çıkarmış.
Güzel bir film olmuş efenim. Aldığı Oscar'ları da kesinlikle hak etmiş. Özellikle Ağır Yaşamlar gibi programlar ilginizi çekiyorsa daha çok sevebilirsiniz.
"Vedalaşmadığın her şey seninle kalır." İspanya'da kayıtlara geçen ilk paranormal vakanın anlatıldığı, gerçek bir öykünün anlatıldığı korku/gerilim filmi. Ouija tahtasını kullanmanın sıkıntılı bir durum olduğunu biliyordum, ilgimi çektiği için çok araştırmıştım ben de küçükken. O zaman kullanınca ne olacağını sanıyorsun…devamı"Vedalaşmadığın her şey seninle kalır."
İspanya'da kayıtlara geçen ilk paranormal vakanın anlatıldığı, gerçek bir öykünün anlatıldığı korku/gerilim filmi.
Ouija tahtasını kullanmanın sıkıntılı bir durum olduğunu biliyordum, ilgimi çektiği için çok araştırmıştım ben de küçükken. O zaman kullanınca ne olacağını sanıyorsun deseler bu filmdeki gibi şeyler anlatırdım sanırım.
Gerçekte bunların yaşanmış olma ihtimali çok kötü. Filme güzel işlenmiş ama. İspanyol sinemasını severim zaten. Büyük beklentilere girmeden izleyin bence.
Büşra hanımı yaptığı aynı isimli TedX konuşması ile tanıdım. Anlattığı her olay ayrı ayrı kanımı dondurmuştu ve bu kitap için verileri toplama sürecinde gördükleri/duydukları/yaşadıklarının onda bıraktığı izler (sesinin titremesi,gözlerindeki donukluk vb) beni çok etkilemişti. Anlatmaya çalıştığı şey dipsiz bir kuyu…devamıBüşra hanımı yaptığı aynı isimli TedX konuşması ile tanıdım. Anlattığı her olay ayrı ayrı kanımı dondurmuştu ve bu kitap için verileri toplama sürecinde gördükleri/duydukları/yaşadıklarının onda bıraktığı izler (sesinin titremesi,gözlerindeki donukluk vb) beni çok etkilemişti. Anlatmaya çalıştığı şey dipsiz bir kuyu gibi, dibine indikçe daha iğrenç başka katmanları gün yüzüne çıkan. Bu yüzden kendisine hayran kaldım cesaretinden dolayı.
Kitap hakkında bilgi verecek olursam;
Kitap bu konuyla çok fazla içiçe olan avukatlar, hakimler, sosyal hizmet görevlileri, psikologlar, cezaevi görevlileri ile yapılan çok bilgilendirici ve yer yer kan donduran ve mağdurlarla yapılan röportajlar içeriyor.
Alanında uzman kişilerin sistemin işleyişiyle alakalı verdikleri bilgiler çok kıymetli ve önemliydi bence. Ensest durumları nasıl fark edilebilir, çocuk nasıl belirtiler gösterir, bu durum anlaşıldığında nasıl yaklaşılmalıdır, nerelere başvurulmalıdır, süreç nasıl işler, çocuk muayeneye nasıl hazırlanır, psikolojik olarak nasıl desteklenmelidir gibi sorular çok net anlatılmış.
Kitabı okurken verilen cezaların kağıt üzerinde yeterli olabildiğini ama uygulama konusunda yanından bile geçemediğini çok daha net görmüş oldum. Başıma sinirden ve üzüntüden dolayı ağrılar girdi okurken o yüzden sık sık uzun aralar verdim.
Mağdurların yaşadıkları... Düşüncelerimi Büşra Sanay'ın TedX konuşmasından bir kısımla vurgulayabilirim.
"Aynı dönemin çocuklarıydık ama bambaşka hayatlar yaşadık."
"Aynı gökyüzünün altında ben sokakta ip atlarken, o kız o iple kendini boğmaya çalışmıştı. Böyle bir çocukluktu."
"Benim için çok zordu, ben çok değiştim. Saçlarımda beyazlar çıkmaya başladı. Saçlarımdaki beyazların her biri, aslında biri. Hepsinin birer hikayesi var."
"Bence artık gülüşüm de yüzüme oturmuyor."
Bu kitap bittiğinde ben de bu farkındalığı yaşadım. Benim için çok bilgilendirici olmasının yanı sıra çok da sarsıcı bir kitaptı. Kesinlikle herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
Çok az şey şu şarkının sonundaki ağıt gibi etkiledi beni bugüne kadar. En sevdiklerini en olmadık anda kaybedenlerin çığlığı... Karsu - Neredesin Sen: https://youtu.be/8_MULEhGKDI