Renkli şeyler hep güzel, doldurmaktan ziyade güzel bi his bırakıyor. Kütüphanenin karşısındaki evi de unutmadığın için teşekkür ederim.Sonu hüzün gibi ama değil kaydedilmiş senaryolar ve tekrarı içinde olan yaşam işte .
Sevgi var, bugünde kardeş için 🚬, başka bi distopyadan başkasına geçerken kırmızı çizgiler seni çok yoruyor.peki en kötü ne biliyor musun seviyormuş gibi yapılması: Dalga geçilesi bir korkaklık,ya da üsengeçligin dışa vurumu olan bencillik mi ,peki o silahı tutarkenki salak…devamıSevgi var, bugünde kardeş için 🚬, başka bi distopyadan başkasına geçerken kırmızı çizgiler seni çok yoruyor.peki en kötü ne biliyor musun seviyormuş gibi yapılması: Dalga geçilesi bir korkaklık,ya da üsengeçligin dışa vurumu olan bencillik mi ,peki o silahı tutarkenki salak bakışı-onu da kör edebilirdin-Yormak? O dünyanın gerekliliği diğerinde yasak olduğunu vurduruyor.izlerken her bir taraftan baskı var.Sonu hep ikircikte bırakan mükemmelliyetteydi .ve dalgaların yanındasın , biliyoruz.
Yaşadığımız bütün güzellikler bize aittir ne kadar sıklıkla somutsal olarak koptuklarını görsekte.Ve izlenimlerden izlenimler çizeriz ruhumuzda.Ve birine uyurken aşık olabilmek..keyfimin gözlerine selam ederim Büyükababa romantizmi de kokmuyor değil. Aşık olarak sevişme zevkini denemeden ölmeye kalkmak hayat içinde sarsıcı olurdu.
Ne kadar olay Fugui'nin çemberinde de geçmiş olsa. Mao döneminin Kültür Devrimini: en ince çizgileriyle, bi türlü dengelememeyi(patates),ayak uydurumamış cumhuriyete karşı bi devlet. Yaşamak, birçok insanın yaşayabileceği şeyleri tek bi yaşama istiflemek ,gerçekten "yaşanıldı" bunlar diyebilmek.
Ben sevdikçe her insanın farklı bir rengini hep gördüm, aynılılık geçmedi usumdan her ayrılışım yeni yıpratmalar inşa etti, doğurmalar üstüne doğurmalar.Eksikti,o öpüşlerin kokukusnu duyumsamadım.