Sanırız ki, herhangi bir şey bizi alıştığımız bir yoldan ayırdı mı her şey mahvolur; oysa ancak o zaman yepyeni ve iyi bir şey başlıyor. Hayat var oldukça mutluluk da oluyor. Lev Tolstoy Savaş ve Barış
Chernobly nükleer felaketini anlatan yapım. O kadar harika ki belgesel izleyemem sıkıcı diyenler için dizi tadında; dizi izleyip vaktimi harcayamam diyenler içinde dolu dolu bilgi içeriyor. Uzun lafın kısası ben bayıldım. Herkese de kesinlikle öneririm.
Kitabın ilk kısımlarında kendi dünyamdan çıkıp kitaptaki distopik dünyaya girmekte zorlandım. İlerledikçe bir anda kendimi o distopik dünyanın tam ortasında buldum ve sanki yıllardır o dünyada yaşıyormuş gibi hiç yabancılık hissetmediğimi farkettim. Şimdi düşününce, bunun kitaptaki dünyanın distopik olduğu kadar…devamıKitabın ilk kısımlarında kendi dünyamdan çıkıp kitaptaki distopik dünyaya girmekte zorlandım. İlerledikçe bir anda kendimi o distopik dünyanın tam ortasında buldum ve sanki yıllardır o dünyada yaşıyormuş gibi hiç yabancılık hissetmediğimi farkettim. Şimdi düşününce, bunun kitaptaki dünyanın distopik olduğu kadar aslında günümüz dünyasına ve dünyanın dönüşmekte olduğu hale benzerliğinden kaynaklandığını farkettim. Kitapta olduğu gibi günümüz dünyası ve hatta Türkiye'sinde de insanların giderek yalnızlastığı, özel hayatın yok edildiği, insanların sürekli izlendiği, özgür ifadenin ortadan kalktığı ve hatta bazı kimseler veya kavramlar hakkında fikir beyan etmenin suç sayıldığı baskıcı ve sürekli kontrolü elinde tutmak isteyen bir düzen var veya dünya o düzene doğru yavaşça ilerlemekte.
Kitap günümüz dünyasına ve geleceğine dair harika öngörülerde bulunan, distopik olduğu kadar gerçekçi de bir roman. Herkese şiddetle tavsiye ederim.
Filmde bir yıl ömrü kaldığını öğrenen bir adamın hayatında gerçekleşen değişiklikler anlatılıyor. Böyle birine çoğu insan, "yazık sadece bir yıl ömrü kalmış, dünyaya doymadan göçüp gidecek." şeklinde bariz bir acıma duygusuyla yaklaşır.Ama filmi izleyince bende çok farklı düşünceler uyandırdı.Kalan ömrünü…devamıFilmde bir yıl ömrü kaldığını öğrenen bir adamın hayatında gerçekleşen değişiklikler anlatılıyor.
Böyle birine çoğu insan, "yazık sadece bir yıl ömrü kalmış, dünyaya doymadan göçüp gidecek." şeklinde bariz bir acıma duygusuyla yaklaşır.Ama filmi izleyince bende çok farklı düşünceler uyandırdı.Kalan ömrünü öğrenmeden önce çok monoton, mutsuz, ve aslında ruhen yaşamadan geçen yılları olan bir adam, kalan süresini öğrenince o bir yılı, çoğu insanın 50 yılına bedel bir şekilde dolu dolu yaşayarak geçirdi.Eğer kalan ömrünü öğrenmeseydi muhtemelen geri kalan ömrünü de yaşadığını zannederek tüketecekti.Şimdi soruyorum kendime; Hiç kimseye düşündüklerini söylemeden, hayallerini gerçekleştiremeden, nefes almayı yaşamak zannederek yaşanan 50 yıl mı acınasıdır; yoksa dolu dolu, hissederek, içinde ukteler kafanda soru işaretleri kalmadan yaşanan 1 yıl mı?
Düşününce, 1 yılı kalmış bir adama acımak yerine, ölümü aklına hiç getirmeyen, hiç ölmeyecekmiş gibi hergün hayallerini, duygularını, istek ve arzularını erteleyen kimselere acıyor insan.
Filme gelecek olursam, diyaloglardan, filmdeki felsefi konuşmalardan ve verilmek istenen mesajdan etkilendim diyebilirim. İzlemek isteyenlere, özellikle hayatından hoşnut olmayanlara öneririm.
Sağlam bir senaryo, Tom Hanks ve DiCaprio'nun muhteşem oyunculuğu bir de hikayenin gerçek olması... Filmi zevkle izledim. Çok eğlenceliydi. Şiddetle tavsiye ederim.
Evet ve hayır... Görünüşte hergün onlarca defa kullandığımız iki basit sözcük... Filmi izleyince anladım ki bu iki küçük sözcük aslında o kadar da basit ve önemsiz değiller. Bu küçük sözcükler hayatımızda devasa değişiklikler yaratabilecek büyük bir güce sahipler ve aslında…devamıEvet ve hayır... Görünüşte hergün onlarca defa kullandığımız iki basit sözcük... Filmi izleyince anladım ki bu iki küçük sözcük aslında o kadar da basit ve önemsiz değiller. Bu küçük sözcükler hayatımızda devasa değişiklikler yaratabilecek büyük bir güce sahipler ve aslında tüm hayatımıza ve onu yaşama tarzımıza yön veriyorlar.
Filmde de eşinden ayrılmış, hayata küsmüş, hayatı hayırlar ile dolu bir adamın yaşamına evet sözcüğünü soktuktan sonra başına gelen tatlı-komik olaylar eğlenceli bir şekilde anlatılmış.