Güzel film ama öncelikle çok tesadüf var. Hayat bu kadar tesadüf ile karşılaştırır mı insanı bilmiyorum. Sonuna kadar her şey güzeldi lakin sonunda baş kahraman uçağa çift taraflı balta ile kendini sabitlemesin mi? Hadi onu geçtim bir uçağın o zamanın…devamıGüzel film ama öncelikle çok tesadüf var. Hayat bu kadar tesadüf ile karşılaştırır mı insanı bilmiyorum. Sonuna kadar her şey güzeldi lakin sonunda baş kahraman uçağa çift taraflı balta ile kendini sabitlemesin mi? Hadi onu geçtim bir uçağın o zamanın tarihi ile ortalama hızı 400-500 knot civarı olduğu düşünüldüğünde yere çakılış hızı çok daha fazla olacaktır. Nasıl bir tesadüftür ki kahraman oradan da sağ çıkıyor. Yani evet film güzel lakin bu kadar tesadüf bir insanın başına gelir mi bu ayrı bir soru işareti? Sonuç olarak evet izlemeye değer ama kendinizi muhteşem bir gerçeklik içinde bulmanız zor olabilir. Biraz destansı bir film.
Tam bir psikoloji dizisi. Anti sosyal kişilik bozukluğu, travma sonrası kişilik bozukluğu hakkında muhteşem bir dizi. Evet polisler iyi niyetliler lakin sorun burada başlıyor aslında. İyi niyetli olmak mağdurun psikolojini iyi anlamak anlamına gelmiyor. Her ne kadar iyi niyet olsa…devamıTam bir psikoloji dizisi. Anti sosyal kişilik bozukluğu, travma sonrası kişilik bozukluğu hakkında muhteşem bir dizi. Evet polisler iyi niyetliler lakin sorun burada başlıyor aslında. İyi niyetli olmak mağdurun psikolojini iyi anlamak anlamına gelmiyor. Her ne kadar iyi niyet olsa da bu durumun adli psikoloji çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, her zaman özellikle cinsel suçlarda savcı veya kolluk kuvvetleri ifadesinde mutlaka ama mutlaka bir psikologun var olmasını anlatan muhteşem bir dizi. Emeği geçen herkese teşekkürler.
İnsan her şeyi unutarak her şeyi yaşayabilirdi ama her şeyi hatırlayarak yaşayamadı. Bir insanı unutabilirsin bir insanın sana neler yaptığını da unutabilirsin ama o insanın sana neler hissettirdiğini unutamazsın...
Ama bu dünyada hiçbir şey sürekli değildir. Bu nedenle de sevinç, ikinci dakikada birincidekinden farklıdır, üçüncüde bir derece daha zayıflar, sonunda tamamen yok olur, eski durumumuza döneriz. Suda genişleyen halkaların sonunda suyun yüzeyiyle bir olup kaybolması gibi. Burun s. 71
Bazen yaşadığınız sahneler zihninizin yönetmenliğinde yeniden uyarlama kısa filmlerle gösterime girer. Tek biletlik bir sinemadır bu. Hep geceleri sahnelenir. O biletin sahibi siz; bomboş bir salonda, terk edilmiş bir salonda bir yere oturursunuz ya da yığılırsınız. Hicaz makamında dalar gözleriniz…devamıBazen yaşadığınız sahneler zihninizin yönetmenliğinde yeniden uyarlama kısa filmlerle gösterime girer. Tek biletlik bir sinemadır bu. Hep geceleri sahnelenir. O biletin sahibi siz; bomboş bir salonda, terk edilmiş bir salonda bir yere oturursunuz ya da yığılırsınız. Hicaz makamında dalar gözleriniz dört duvara. Her duvar sinemanızın perdesi. Her duvarda hikayenizin başka sahnesi. Sağınızdaki duvardan bir sesleniş. Solunuzdan bir haykırış. Arkanızdaki duvardan bir fısıldayış. Dört duvarın sohbeti kadar kadar acımasız ama bir o kadar başkaca samimi diyalog yoktur. Duvarların dile gelmesi mesele değildir. Zamanı geldiğinde yeterince kafanızı şişirecekler zaten. Ki duvarlar aynalardan daha iyi yansıtır sizi kendinize. Duvarlarla konuşmanız ve onların cevap vermesi gayet olasıdır. Bu iki ses dışında, sizin ve duvarların dışında bir üçüncü ses daha vardır salonda. Kalbiniz. Ki o da başka bir hikaye. Zaten, zaten hep olmazlarda. (b.58)