Uyuşturucu ile alakalı en iyi film herkesin izlemesi gerekiyor. Uyuşturucunun bir insana ne denli zarar verdiğini gösteriyor. 8.5/10 Müziklerine bayıldım.
Beklentimin altında kaldı 6.5/10 bir film kitaptan çok farklı ve eksik yerler var ama yazarın mimikleri gerçekten iyiydi anlamlandıramadığım çok fazla sahne oldu
"Yahudi'ye güveneceğine yılana güven, Yunan'a güveneceğine Yahudi'ye güven ama Ermeni'ye asla güvenme." 7.5 lik bir kitap okunması şart değil ama bir şey de kaybetmezsiniz
- ne var ulan stresbaşı? yine boktan bir haber var, di mi?!? -zorgovor kalası komutanı mektubunuza menfi cevap eylemişler. -nasil menfi? -pek menfi efendim -ne demiş? -hiçbir şey dememiş, sükünetini korumuş hünkarım. -bunun nesi menfi? -menfi olan şu ki hünkarım,…devamı- ne var ulan stresbaşı? yine boktan bir haber var, di mi?!?
-zorgovor kalası komutanı mektubunuza menfi cevap eylemişler.
-nasil menfi?
-pek menfi efendim
-ne demiş?
-hiçbir şey dememiş, sükünetini korumuş hünkarım.
-bunun nesi menfi?
-menfi olan şu ki hünkarım, mevzubahis süküt esnasında kala komutanı olacak rezil, sağ elinin baş parmağını işaret ve şehadet parmakları arasına sokup ve dahi o pis elini yumruk yapıp, elçimizin burnuna mütevecciben bilä edep uzuuun uzuuun sallamışt
-Hass.ktir Burdur'dan Siirt'e 6 yıl 3 ayda giden ilk keriz ben oluyorum herhalde. 2005 Yapımı film uyarlaması Pardon filminin 1998 yapımı tiyatro oyunu. Güldüren eğlenceli bir oyun tavsiye ederim. Tuncel Kurtiz, Rasim Öztekin, Ferhan Şensoy, Baykal Kent usta oyuncular ruhları…devamı-Hass.ktir Burdur'dan Siirt'e 6 yıl 3 ayda giden ilk keriz ben oluyorum herhalde.
2005 Yapımı film uyarlaması Pardon filminin 1998 yapımı tiyatro oyunu.
Güldüren eğlenceli bir oyun tavsiye ederim.
Tuncel Kurtiz, Rasim Öztekin, Ferhan Şensoy, Baykal Kent usta oyuncular ruhları şad olsun.
Bayıldım İyi yazılmış bir roman kendimden çok şey buldum okurken. Fakat cumhuriyet döneminde yazıldığı için bilinmeyen çok fazla kelime vardı okurken zorlanabilirsiniz. "Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde, "Bu böyle olmayabilirdi!"…devamıBayıldım
İyi yazılmış bir roman kendimden çok şey buldum okurken. Fakat cumhuriyet döneminde yazıldığı için bilinmeyen çok fazla kelime vardı okurken zorlanabilirsiniz.
"Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde, "Bu böyle olmayabilirdi!" düşüncesi, yoksa insan mukadder telakki ettiği şeyleri kabule her zaman hazır."
"Bunalıyorum çocuk. Büyük bir acı içinde bunalıyorum." Sene 1930... Atatürk yurt gezisinde. Akşam oluyor. Kendisini konaklayacağı otele zar zor atıyor. Yorgun bir şekilde koltuğa çöküyor. Sigarasını yakıp içine çekerken Umumi katibi Soyak'ı çağırıyor. Soyak geliyor. Atatürk yorgun şekilde koltuğa oturmuş.…devamı"Bunalıyorum çocuk.
Büyük bir acı içinde bunalıyorum."
Sene 1930... Atatürk yurt gezisinde. Akşam oluyor. Kendisini konaklayacağı otele zar zor atıyor. Yorgun bir şekilde koltuğa çöküyor. Sigarasını yakıp içine çekerken Umumi katibi Soyak'ı çağırıyor. Soyak geliyor. Atatürk yorgun şekilde koltuğa oturmuş. Yüz hali kötü. İlk kez böyle görüyor. Atatürk konuşmaya başlıyor. Ama ne konuşma. Adeta içini döküyor. Derdini Soyak'a anlatmaya başlıyor: Bunalıyorum çocuk, büyük bir ıstırap içinde bunalıyorum. Görüyorsun ya, her gittiğimiz yerde mütemadiyen dert, şikayet dinliyoruz. Her taraf derin bir yokluk, maddi, manevi perişanlık içinde. Ferahlatıcı pek az şeye rastlıyoruz. Bunda bizim günahımız yoktur. Uzun yıllar, asırlarca dünyanın gidişinden habersiz, bir takım şuursuz yöneticilerin elinde kalan bu cennet memleket, düşe düşe şu acınacak hale düşmüş. Memurlarımız henüz istenilen seviyede ve kalitede değil; çoğu görgüsüz, kifayetsiz ve şaşkın. Değerli halkımız ise, kendisine mukaddes akideler şeklinde telkin edilen bir sürü batıl görüş ve İnanışların tesiri altında uyumuş kalmış. Bu arada beni en çok üzen şey nedir bilir misin? Halkımızın zihninde kökleştirilmiş olan her şeyi başta bulunanlardan beklemek alışkanlığı. İşte bu zihniyetle; herkes büyük bir tevekkül ve rehavet içinde, bütün iyilikleri bir şahıstan, yani şimdi benden bekliyor, fakat nihayet ben de bir insanım be birader. Kutsal bir kudretim yok ki.