İzdiham - sayı 53 •Gülmek bir savunma biçimidir. •Ağlamak için hissetmek gerekliyken gülmek için anlamak da gerekir. •Her göç bir yitimdir. •Göç travmatiktir. Kayıplarla, korkularla ve belirsizliklerle dolu bir hayatın açtığı ağır yaralanmadır.
📌 Alıntı •Ne borç ver ne de borç al; çünkü borç vermek Çok kez hem paranı yitirmektir hem dostunu. Borç almaksa tutum gücünü yıpratır. •Her şeyden önce de kendi kendinle doğru ol O zaman, gece gündüze varır gibi, Sen de…devamı📌 Alıntı
•Ne borç ver ne de borç al; çünkü borç vermek
Çok kez hem paranı yitirmektir hem dostunu.
Borç almaksa tutum gücünü yıpratır.
•Her şeyden önce de kendi kendinle doğru ol
O zaman, gece gündüze varır gibi,
Sen de aldatmaz olursun kimseyi.
•HAMLET
Size göre hava hoş öyleyse. Zaten dünya ne iyidir ne kötü, düşüncenize bağlıdır
iyilik kötülük. Bana göre dünya zindan.
ROSENCRANTZ
Tutkularınız büyük de ondan her halde; dünya dar geliyor gönlünüze.
•GUILDENSTERN
Rüyalar tutkulardır işte. Tutkunun özü bir rüyanın gölgesidir sadece.
HAMLET
Rüyanın kendisi de bir gölgedir.
ROSENCRANTZ
Elbette! Tutku öyle boş, öyle koftur ki bence, bir gölgenin gölgesi dense yeridir.
•İnsan yaşlanınca bir kez daha çocuk olur derler!
•Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına,
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter! demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü o ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine,
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün kadar çabuk yürümesine.
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek.
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden.
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.
•Tanrı size bir yüz
vermiş, siz tutup başka bir yüz yapıyorsunuz kendinize.
•Kadınlar ne kadar severse o kadar korkar.
Sevgileri de kuşkuları da varsa aşırı var.
•Büyük sevgide, küçük kuşkular korkuya döner,
Küçük korkular büyüdükçe artar büyük sevgiler.
•İnanıyorum söylediğini candan söylediğine,
Ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez.
Hafızanın kulu olmaz kararımız,
Çabuk doğduğu için büyümeden ölür,
Nasıl ki ham meyve dalında durur da,
Oldu mu kendiliğinden düşüverir yere.
Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak,
En çabuk unuttuğumuz şeydir, ne yapsak.
Tutku bitti mi, istem de biter gider,
Ateşli sevinçler de kederler de
Yeminleri yakarlar kendileriyle birlikte.
Sevincin en coştuğu yerde dert en çok yerinir,
Bir dokunmada dert sevince döner, sevinç dertlenir.
Madem bu dünya bile yok olacak bir gün
Sevginin bitmesine insan neden üzülsün?
Sevgi mi kaderi kovalar, kader mi sevgiyi?
Daha kimseler çözmedi bu bilmeceyi.
•İnsan sevdikçe güzelleşir, güzelleşince de
Bir pırıltı verir dünyaya kendinden,
Sevdiği yok olup gitse bile.
📌 alıntı •“Bu evren içinde benim de benliğim, varlığımın haddi ne ise o kadardan ibarettir; benim dışımdaki her şey benden değil demektir. Fakat benim, varlığını hissettiğim nasıl olur da benliğin dışında olabilir?” •İnsan bir konu üzerinde derinlere daldıkça o konunun…devamı📌 alıntı
•“Bu evren içinde benim de benliğim, varlığımın haddi ne ise o kadardan ibarettir; benim dışımdaki her şey benden değil demektir. Fakat benim, varlığını hissettiğim nasıl olur da benliğin dışında olabilir?”
•İnsan bir konu üzerinde derinlere daldıkça o konunun zihindeki eski berraklığı da kaybolur. Birçok manaların karanlığı içinde kalır.
•Hayat, hayatı yiyerek, yok ederek kalıcı oluyor.
•Meğerse âdemoğlu hileden ibaretmiş...
•Medeniyetin, gelişme düşüncesinin amacı birbirini öldürmeye uğraşmak mıdır, yoksa kardeşliğin kurulmasına çare aramak mı? Neden insan öldürmek tekniğinde en usta olan, savaş aletlerini en iyi yapan milletler en medeni, en ileri sayılıyorlar?.. Şimdiki milletlerin hiçbirisi meğerse medeni sıfatına layık değilmiş...
📌 alıntı •Hayır, gerçekten ölmedi; çünkü ben yaşayamazdım ölseydi. Bunu biliyordu. Bu kadar yakınımda olduğunu bilmiyordum ama, sen bir yerde var olursan yaşayabilirim ancak demiştim. Nasıl olursan ol, var olduğunu bilmek bana yeter demiştim. •Yaşamam için, onun her an var…devamı📌 alıntı
•Hayır, gerçekten ölmedi; çünkü ben yaşayamazdım ölseydi. Bunu biliyordu. Bu kadar yakınımda olduğunu bilmiyordum ama, sen bir yerde var olursan yaşayabilirim ancak demiştim. Nasıl olursan ol, var olduğunu bilmek bana yeter demiştim.
•Yaşamam için, onun her an var olması gerekliydi. Başka türlü hissetseydim, ölmüştüm şimdi.
•Garip kaderime gülümsedim; aynaya bakarak tabii. Tatlı bir gülümseme. Eski neşemi kaybetmediğimi göstermek için. Sonra durgunlaştım. Neden? Unuttum. Dur, hayır; unutmadım. Yalnız kaldıkça, yalnız kalmaktan korktukça... Aynadan uzaklaştım; fakat, biliyordum, böyle bir düşünceydi.
•Yalnız kalmaktan korktukça yalnızlığım artıyor.
•Yalnız yaşayan insanların, kendi içlerinde başlayıp biten eğlenceleri vardır.
•İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı.
•Demek ki dünya, kötü piyangolarla dolu, dedim.
•...Çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi.
•Yalnızlık, hafızayı zayıflatıyordu.
•Yalnızlığımın yalnız bana zararı dokundu.
•Bu ülkede her şey çığırından çıkıyordu; her şey çözülüp, gevşeyip, dağılıp gidiyordu.
📌 alıntı •Zamanın iki yüzü var, dedi kendi kendine Hayyam, iki boyutu; uzunluğunu güneşin seyri belirliyor, kalınlığını ise tutkular. •Hangi hanlık baki kalabilmiş, hangi ilim, hangi kanun, hangi hakikat? •Hiçbir şeye şaşırma, hakikatin de insanların da iki yüzü vardır. •İnsanların…devamı📌 alıntı
•Zamanın iki yüzü var, dedi kendi kendine Hayyam, iki boyutu; uzunluğunu güneşin seyri belirliyor, kalınlığını ise tutkular.
•Hangi hanlık baki kalabilmiş, hangi ilim, hangi kanun, hangi hakikat?
•Hiçbir şeye şaşırma, hakikatin de insanların da iki yüzü vardır.
•İnsanların kim oldukları sadece adlarından mı anlaşılır sanıyorsun? Bakışlarından, yürüyüşünden, görüntüsünden, kullandıkları ses tonundan tanırsın onları.
•İnsan asla her şeyi okuyamaz, her gün edinilecek o kadar çok bilgi var ki!
•Cennet de sende, cehennem de.
•Hayat yangın gibidir. Yoldan geçenin unuttuğu alevler, rüzgârın önüne katıp savurduğu küller; işte, bir insan ömrü gelip geçmiştir.
•Bizde erkekler savaşır, ama onlara kiminle savaşacaklarını kadınlar söyler.
•İstediğin kadar şatafata gömül, insanlık halinin sefaletinden kurtulamazsın.
•Sizler bu dünya için değil ahret için yaratıldınız. Denize atılmakla tehdit edilen bir balık korkar mı hiç?
•“Hiçbir sultan benim kadar mutlu, hiçbir dilenci benim kadar mutsuz değil.”
•Sevmeyi bilmiyorsan şayet, neye yarar güneşin doğması ve batması?
•Mezarım öyle bir yerde olacak ki, her ilkbaharda kuzey rüzgârı üzerine çiçekler saçacak.
•Denize düşüp kaybolan su damlası
Toprağa karışan toz zerresi
Nedir bu dünyaya gelip gidişimizin manası?
Fena bir böcek işte, bugün var yarın yok.
•Kalk haydi, ebediyen uyuyacağız zaten!
-Ömer Hayyam
📌 alıntı •Ruh sonsuzdur, insan ise sürelidir. •İnsanların çoğu, her şeyi aynı kefeye koymaya meyillidir. •İslam, özünde tektir ancak insan gibi İslam’ın da, hem bedeni hem ruhu vardır. •İnsanın kökeni her dünya görüşünün temel taşıdır. •Bilime göre insan yalnızca zeki…devamı📌 alıntı
•Ruh sonsuzdur, insan ise sürelidir.
•İnsanların çoğu, her şeyi aynı kefeye koymaya meyillidir.
•İslam, özünde tektir ancak insan gibi İslam’ın da, hem bedeni hem ruhu vardır.
•İnsanın kökeni her dünya görüşünün temel taşıdır.
•Bilime göre insan yalnızca zeki bir hayvandır. Dine göre insan kişiliği olan bir hayvandır.
•“İnsanız” ifadesinin anlamı: hata yaparız, güçsüzüz, bedenselizdir.
•İnsan öngörülemez, izah edilemez ve tatminsizdir.
•Hayat bir olgu değil, mucizedir.
•Yalan bir cevap, sahte bir ilaç kadar tehlikelidir.
•Ressam Jean Dubuffet der ki : “ Ağaç beni hayranlık uyandıracak derecede şaşırtıyor.” Şaşırmak ve hayranlık duymak, hayatı anlamamızın belki de tek şeklidir.
•Kültür “mütemadi bir kendini yaratma” medeniyet dünyayı devamlı olarak değiştirme demektir.
•“Sahip olmak için üretmek, israf etmek için sahip olmak” medeniyetin doğasında bu vardır.
•Kültürün hâmili insandır, medeniyetin hâmili toplumdur.
•Medeniyet öğretir, kültür aydınlatır.
•Meditasyon kendine hakim olmayı, bilim doğaya hâkim olmayı sağlar.
•Eğitim tek başına insanları yetiştirmez. Onları daha özgür, daha iyi , daha insancıl yapmaz, eğitimin yaptığı insanları daha maharetli , daha verimli ve topluma daha faydalı hâle getirmektir.
📌 alıntı •Uyuyalım. İnsan uyudu mu her şeyi unutur. •Bilinç büyür, büyür ve başımızla yüreğimizi doldurur. Gözlerimizde ve yaptığımız her şeyde kendini gösterir.
📌 alıntı •“Buyuruyor Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem: -Kalbinde zerre miktarı iman olanın cennete gireceği umu-lur. Bu müjdeyi duyan sahabe sorar: -Ya Resulallah, zerre miktar iman nedir? -Bir Müslüman vakit namazlarından birini elinde olmadan kaçırır, bir sonraki namazın vakti girdikten…devamı📌 alıntı
•“Buyuruyor Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem:
-Kalbinde zerre miktarı iman olanın cennete gireceği umu-lur.
Bu müjdeyi duyan sahabe sorar:
-Ya Resulallah, zerre miktar iman nedir?
-Bir Müslüman vakit namazlarından birini elinde olmadan kaçırır, bir sonraki namazın vakti girdikten sonra hatırlar da, bundan dolayı kalbine şiş saplanmış gibi olursa, onda zerre miktar iman vardır.”
•“Televizyon bir şamardır. Hem de kendi hanemizde kendi elimizle suratımıza inen büyük bir şamar. Bize neler yasak, şunlar bunlar. İşte bu yasakları, bu haramları televizyonun bizim hanemizin içine kadar getirir her çeşidini, barını, umumhanesini, meyhanesini ve biz oturur Müslümanlığımızla, karımız kızımızla onu seyrederiz. Ve sonra deriz ki, nasıl oluyor da mukaddesâtımız elden giderken, bize vururlarken ses etmez, vurana vurmayız.”
•“Allah’ı anmadan dağılan meclisler şeytana yoldaş kabul edilmiş. İşte Allah dostları, girdikleri meclislerde, kendilerine bir şey sorulunca veya konuşmaları gerekince, o manevi havaya girilir, şeytan âciz ve sefil kalır.”
•“Allah dostlarının sevgileri güvenilir ve değişmezdir.”
•“Mü’min kişi yolunu seçmiştir. Doğru istikamete koyulmuştur. Ama işte bütün tehlikeler, şeytanın bütün mesaisi, nefsin bütün tuzakları bu yolun üzerindedir.”
•“Mü’minler Kur’an’ın emri gereği “Allah’ı anmak için namaz kılar”. Bundan çıkarılacak en tabii mana, bu anışın dilin ucuyla değil, kalbin iştiraki ile olmasıdır. Yani kalp iştirak etmiyorsa, vücut görünüşte namazda olmasına rağmen, “namaz kıl” emri ifa edilmiş olmamaktadır. Namaz, kalbin iştiraki nisbetinde namaz olmaktadır.”
•“Kalp ve fikir Allah’a yönelecek ki zikir de O olsun.
Fikir neyse zikir o.”
•“Mutluluk, içinde bulunulan durumlar ne olursa olsun, isterse acı şeyler olsun, onları duymak, yaşamak demektir. Böylece zinde kaldığınızı göreceksiniz. Böylece zihniniz pörsümeyecektir.”
•“İnsanlar, zihinlerinde kimleri canlandırıyor, zihinlerinde kimler örnek insan olarak teşekkül ediyorsa, onlara benzemeye çalışacaklardır.”
•“OKU” emri, anlamını bilmeden okumak olmamalıydı. Anlamı kavranmadan okunacak bir şey hayata uygulanamaz, yaşanamazdı.”
•"Hayâlperest olmayın. Hep sükut-ı hayâle uğrarsınız."
•“Kişi kimi ve neyi seviyorsa, gönlünün sultanı o.”
•“-Gözünüz yukarıda olmasın. Sonra haset eder, kıskanır, nankörlük edersiniz. Aşağıya bakın da halinize şükür edenlerden olun.” (Hadis, Mealen)
•“Allah katında makbul olanı görecek göz kimde var? Çula çırpıya bakarak insana değer biçenlerin elinde ne kaldı?”
📌 alıntı •“Şimdi biz neyiz biliyor musun? Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.” •“Bir zamanlar anlamadan yaşadığın şey, çok sonra değerini kazanır. Yokluğu derin ve sürekli bir sızı halini alır.”