Tatlı romantik havası vardı. Başrollerin aşkı biraz daha romantik işlenebilirdi başlangıçta. Ama hikaye bu tarz filmlere göre güzel bağlandı. Sinem kobal izlemek istediğim için izlediğim bir filmdi bu yüzden fena değil çerezlik izlenebilir.
Senaryo biraz daha ayakları yere bassaydı mükemmel olabilecek bir filmdi. Başrollerin uyumu güzel. Basit mantık hataları vardı ama aksiyon sahneleri çok iyiydi.
Düşünceler o kadar doğal aktarılmış ki karakterle bağ kurduğun anda aynı şekilde düşüneceğine eminsin. Sanki o caddelerde sen yürüyorsun ve sen konuşuyorsun zihninin içinde. Bu hali kitabı okumayı zorlaştırsa da diğer kitaplardan ayırıyor Aylak Adam'ı...
Hastalık derecesinde takıntılı olan bir ekibin eğlenceli birbirini anlama ve tedavi etme süreci. Çok güzel işlenmiş ve dramın tafında olması hikayeyi güçlendirmiş bence . Sonunu da çok iyi bağlamışlar bi şüphelenmiştim ama üstüne düşünmemiştim. Başarılı bir hikaye ayrıca Sarp Akkaya…devamıHastalık derecesinde takıntılı olan bir ekibin eğlenceli birbirini anlama ve tedavi etme süreci. Çok güzel işlenmiş ve dramın tafında olması hikayeyi güçlendirmiş bence . Sonunu da çok iyi bağlamışlar bi şüphelenmiştim ama üstüne düşünmemiştim. Başarılı bir hikaye ayrıca Sarp Akkaya oyunculuğuna küçük sahnelerdeki dokunuşuyla yine hayran kaldım.
İlk kez okuyacaksanız durun ve düşünün bir körlük salgınında olsanız neler yaşanırdı? Aileniz, yakın çevreniz, dünya... Herkes kör olsaydı neler olurdu diye bir düşünün hazır hissettiğinizde kitaptakilerle karşılaştırın düşüncelerinizi. Bu da böyle olurmuş gerçekten diyeceğiniz çok şey olacak. Bu kitapta…devamıİlk kez okuyacaksanız durun ve düşünün bir körlük salgınında olsanız neler yaşanırdı?
Aileniz, yakın çevreniz, dünya...
Herkes kör olsaydı neler olurdu diye bir düşünün hazır hissettiğinizde kitaptakilerle karşılaştırın düşüncelerinizi. Bu da böyle olurmuş gerçekten diyeceğiniz çok şey olacak. Bu kitapta böyle yazılırmış ancak.
Her bölümde şaşırtan merak ettiren hikayesi , akıcılığı... Okuyalı uzun zaman oldu tekrar okumanın zamanı gelmiş gibi hissediyorum. Okuduğumda güncelleme yapacağım.
İlk 100 sayfa da sıkılmaktan korkmayıp devam edersin müthiş bir dünyanın içinde buluyorsunuz kendinizi... Lise de okuduğum hala İskender Pala deyince ilk aklıma gelen kitaptır.
Spoiler içeriyor
Jose Saramago'nun okuduklarımın arasında beğenmediğim eleştirileri ortaokul düzeyinde kalmış kitabı diyebilirim. Ortaokul düzeyi diyorum çünkü bu sorgulamaları ben o yaşlarda yapmış anlattıklarından daha mantıklı sonuçlara ulaşmıştım kendimce tabii. Küçük çocukların ölümüne göz yummasından bahsediyordu tanrının mesela... Her canlı ölümü tadacakken…devamıJose Saramago'nun okuduklarımın arasında beğenmediğim eleştirileri ortaokul düzeyinde kalmış kitabı diyebilirim. Ortaokul düzeyi diyorum çünkü bu sorgulamaları ben o yaşlarda yapmış anlattıklarından daha mantıklı sonuçlara ulaşmıştım kendimce tabii.
Küçük çocukların ölümüne göz yummasından bahsediyordu tanrının mesela... Her canlı ölümü tadacakken ölümü ceza olarak göstermesi çok saçma geldi. Eğer sırf o toplumda doğdu diye cehenneme atılacaklarını iddaa etseydi daha mantıklı bir sonuca ulaşabilirdi belki de.
Ayrıntıya girmek istemiyorum ama aynı anda Dan Brown'un Başlangıç kitabının sonunda bütün kitapta yapamadığı eleştiriyi bir paragrafta okumak beni dumura uğratmıştı. Meraklıları bakabilir.