Film biraz uzun ama sıkmadı. Filmin dark temasını sevdim oturmuş, yani göremediğimiz sahneler yoktu :) müzikler yetersiz kaldı bana göre. Sinematografi ve Gotham city ise çok iyi. Oyunculuklar da eh işte.
Spoiler içeriyor
- Parti haricinde birini üye yapmam lazım + politik görüşüm yok benim başkasını yap - benim de yok kimin var ki !? .. - Ülkemin gündemi sürekli değişiyor Ben bi şey farkettim benim kendimi anlatmaya değil ifade etmeye ihtiyacım var.…devamı- Parti haricinde birini üye yapmam lazım
+ politik görüşüm yok benim başkasını yap
- benim de yok kimin var ki !?
..
- Ülkemin gündemi sürekli değişiyor
Ben bi şey farkettim benim kendimi anlatmaya değil ifade etmeye ihtiyacım var.
..
- Yatağa atılan istediği zaman kalkıp gitme özgürlüğüne sahiptir.
..
- Dünya zaten benim etrafımda dönüyor.
..
- Ben bi kavramım.
Önemli bulduğum repliklerden bi kısmını yazdığım Saygı dizisini geneli itibariyle beklentimin altında kaldığı için tam olarak beğenemedim.
Kesinlikle kaliteli işçilik ve emek var ortada orası aşikar lakin Ercüment Çözer isminin arşa çıkardığı bir çıta var ortada. O ismin, yan hikaye olarak adlandırdığım maskeli gençlerin hikayesinde kaybolması hoşuma gitmedi sadece. Aynı bütçeyle çok daha iyisi çıkabilirdi diye düşünüyorum.
Ercü'yü bilmesem zaten bu diziyi dehşet sevip sahiplenirdim öyle bi iş. Herkesin eline sağlık.
Yine de teşekkürler Nejat baba her rolün hakkını veriyorsun senlik sıkıntı yok senaryo olmamış.
7/10
Spoiler içeriyor
Genel olarak keyifle bir oturuşta izlenebilir bir yapım.Teşekkürler Blutv. (3 günlük kapılarını açtıkları hediye kampanyası sayesinde araya sıkıştırdım :) İşte bu tarz yapımların kötü olsa dahi ülkemizde desteklenmesi gerekir diye düşünüyorum. Bu diziye kötü demiyorum süper de demiyorum iyi iş…devamıGenel olarak keyifle bir oturuşta izlenebilir bir yapım.Teşekkürler Blutv. (3 günlük kapılarını açtıkları hediye kampanyası sayesinde araya sıkıştırdım :)
İşte bu tarz yapımların kötü olsa dahi ülkemizde desteklenmesi gerekir diye düşünüyorum. Bu diziye kötü demiyorum süper de demiyorum iyi iş çıkmış diyorum.
Dizinin ilk iki bölümü pek sarmadı durağan geçti ama bir umut sabredip karşılığını aldım, Kadir'in hayatına odaklandıkça daha tempolu bi hal almaya başladı dizi böylelikle seyir zevkim zevklendi(bu nasıl cümle mk :)
Burak Deniz'i izlediğim ilk iş ve gel gitli burnu boktan kurtulmayan bir karakter için altından kalmış diyebiliyorum. Dilan Deniz giderek kendini geliştiriyor.
Diziye dönecek olursak Kadir tam anlamıyla göt bi karakter üzülerek söylüyorum ülkede birçok erkeğin yerinde olmak isteyeceği de bi karakter. Dizide Kadir'in bedenine giren Ozan fikrini sevdim ama senaryodan olsa gerek bazen onun aslında Ozan olduğunu yer yer unuttum. Senaryo ve fikir bence başarılı ama daha iyisi de çıkarılabilirmiş. Bence denemelik bi proje olmuş ki ona rağmen yan karakterler bile oldukça iyi tasarlanıp gerekli karmaşayı sağlamışlar.
Final pek içime sinmedi ama mutlu sonla bitmediği için değil, halkımız başrol ne yaşarsa yaşasın finalde her şey iyiye güzele bağlansın istiyor benim derdim o değil. Ben daha akıl karıştırıcı bir final beklerdim sadece, bu biraz ortada kalmış.
Puanımız 7,5 / 10
Gerçekten A c a y i p H i k a y e l e r .. Yıllar önce Star TV de görüp ilgimi kazanmıştı. Diziyi daha sonraları internette bitirdim. Bugün ise tekrar aklıma düştü bi kaç bölüm izleyip yorumlara…devamıGerçekten A c a y i p H i k a y e l e r ..
Yıllar önce Star TV de görüp ilgimi kazanmıştı. Diziyi daha sonraları internette bitirdim. Bugün ise tekrar aklıma düştü bi kaç bölüm izleyip yorumlara bakayım dedim.
Kaliteli yapımların az izlenip az değerlendirilmesi beni üzüyor. Nedeni ise; her bölümün farklı hikaye tasarımı, farklı oyuncuları ve farklı akışla ilerlemesi kısacası farklı olması bile gerçekten izlenmeye değen dizinin, her düşündürtmeye meyilli sıradışı içerikli yapımların kaderini paylaşıyor olması.
Neyse 11. bölümü izlemeye gidiyorum.
8.5/10
Spoiler içeriyor
Neredeyse tamamı tek mekanda geçen, yok denecek kadar az müzikli siyah beyaz filmi hiç sıkılmadan izledim. Böyle filmler senaryosu ve oyuncularıyla izletir kendini. (Birkaç ortak noktasıyla benzer bulduğum Exam filminden bu denli keyif almamıştım mesela) Film izleyiciyi odanın bir köşesine…devamıNeredeyse tamamı tek mekanda geçen, yok denecek kadar az müzikli siyah beyaz filmi hiç sıkılmadan izledim. Böyle filmler senaryosu ve oyuncularıyla izletir kendini.
(Birkaç ortak noktasıyla benzer bulduğum Exam filminden bu denli keyif almamıştım mesela) Film izleyiciyi odanın bir köşesine oturtup hayretle jüriyi izletiyor adeta. Her şey o kadar doğal hissettiriyor ki, kendimi 13. jüri olup olay hakkında yorum yaparken buldum. Sosyolojik unsurlarla irdeleyebileceğimiz birçok öge barındırıyor içerisinde. Yavaşça ilerleyen karakter derinliği, efsane diyaloglar, yer yer hararetlenen coşan tartışmalar ve benim istediğim gibi bir finalle biten bu filme Puanım 9/10
Jüri suçlu ya da suçsuz olarak bir karara varmak zorunda ve oylar 12 ye 0 olmalı..
Filmde çocuğun babasını gerçekten öldürüp öldürmediği üzerine oylama yapılıyor ve 8 numara hariç herkes suçlu oyu veriyor ve tartışma başlıyor.
Karakterler üzerinden karar verme mekanizmalarının ne denli değişken olabileceğine vurgu yapılan filmde önemli bulduğum cümlelerden biri de, 6 numaranın "Eğer inanacak bir şey bulamazsanız nasıl karar verirsiniz?" cümlesidir.
Delil olan bıçağın ne kadar ender olduğunu ve baska birisinin benzer bir bıçakla cinayet işleyemecegi konuşulurken 8 numara neredeyse aynı bıçağı cebinden çıkarıp masaya vuruyor bir anlamda tesadüf şans ihtimal kavramlarının gerçekliğine dokunuyor.
"Hiçbir şey bu kadar kesin olamaz" cümlesi en az 3 kez geçti hem de suçlu oyu veren jüriler tarafından. Emin bir şekilde suçludur oyu veren jüri üyeleri, özellikle tartışmanın hareketlendigi anlarda kararlarıyla celişen cümleler kurduğunu farkederek bir anlamda kendi içlerine şüphe düşürdüler.