Geçmişte Hinduizm ve Budizm gibi dinlerde, iç dünyanı temizleme ve kendini bulmayı simgeleyen lotus çiçeği, nilüfer çiçeği ile de benzerlik gösterir. Kutsal sayılan bu çiçek, sonsuz yaşamın simgesi olarak da bilinir.
+ Hiç aşık oldunuz mu? - Hayır, ama sevdim birini sevdim çok sevdim. * Nasıl biriydi, neyini sevdin? - Bana bakışını sevdim, elimi tutmasını sevdim, büyük değil, küçük hayalleri vardı, hayallerini sevdim. + Sonra ne oldu, yanlış bir şey mi…devamı+ Hiç aşık oldunuz mu?
- Hayır, ama sevdim birini sevdim çok sevdim.
* Nasıl biriydi, neyini sevdin?
- Bana bakışını sevdim, elimi tutmasını sevdim, büyük değil, küçük hayalleri vardı, hayallerini sevdim.
+ Sonra ne oldu, yanlış bir şey mi yaptı, üzdü mü sizi?
- Hayır, kötü hiçbirşey yapmadı.
* Niye ayrıldınız o zaman?
- Uzun zaman önceydi, kader...
+ Bence insanları kader ayirmaz,
bence insanları insanlar ayırır...
~ Ezel ~
Bu kitap hayatımızda ne oluşa olsun yılmamamız gerektiğini herşeye rağmen direnmeyi,ve azimli olmayı çok güzel bir şekilde anlatan başarının eseri olarak hafızalarda yer edinebilecek bir kitaptır.
Bir grup uzaylı peşlerine düşen düşmanlarından kaçmaya kaçmaktadırlar. Çareyi Dünya da saklanmaya karar verirler. Ancak hiç kimsenin sevmediği Oh ( karakter ) yanlışlıkla düşmanlarına saklandıkları yeri ifşa etmiştir. Ve büyük karmaşa olur çareyi genç kızda bulur. ! Sadece çocuklarında değil,…devamıBir grup uzaylı peşlerine düşen düşmanlarından kaçmaya kaçmaktadırlar. Çareyi Dünya da saklanmaya karar verirler. Ancak hiç kimsenin sevmediği Oh ( karakter ) yanlışlıkla düşmanlarına saklandıkları yeri ifşa etmiştir. Ve büyük karmaşa olur çareyi genç kızda bulur.
! Sadece çocuklarında değil, büyüklerinde anlayacağı konular ve espriler var. Kesinlikle izlenmeli derim.
Yatırıldığı akıl hastanesinde ölü olduğuna inanan, bu nedenle de yemek yemeyen hiçbir yaşamsal faaliyete bir akıl hastası, tüm uzman psikiyatrislerce girişilen her çabaya rağmen ölü olmadığı konusunda bir türlü ikna edilememiş. Hastanın bu kararından vazgeçmeyeceğini anlayan ve tedavisini üstlenen psikiyatristlerden…devamıYatırıldığı akıl hastanesinde ölü olduğuna inanan, bu nedenle de yemek yemeyen hiçbir yaşamsal faaliyete bir akıl hastası, tüm uzman psikiyatrislerce girişilen her çabaya rağmen ölü olmadığı konusunda bir türlü ikna edilememiş.
Hastanın bu kararından vazgeçmeyeceğini anlayan ve tedavisini üstlenen psikiyatristlerden biri, sonunda hastaya ölülerin kanayıp kanamayacağız dair bir soru yöneltir. Hasta " Tabi ki kanamaz, çünkü ölülerin tüm hayat fonksiyonları durmuştur." der.
Bunun üzerine psikiyatrist küçük bir iğne alıp hastanın parmağına batırır. Bir müddet şaşkınlıkla parmağına bakan ve kanadığını gören hastanın tepkisini ilginçtir.
" Lanet olsun! Ölüler de kanarmış."
İbni Sina'nın dediği gibi:
" Hiçkimse görmek istemeyen biri kadar kör olamaz."