Hayat, bahtsızlık, yalıtılmışlık, terk edilmişlik, yoksulluk kahramanları, bazen de ünlü kahramanlardan daha heybetli meçhul kahramanları olan savaş alanlarıdır. Victor Hugo sefiller S.800
Hayatı unutmak istiyorum. Hayat bilmem kimin iğrenç bir icadı. Süresi belirsiz, ayrıca bir halta benzemiyor. Hayat gerçekle ilgisi olmayan bir dekor. Mutluluk yalnızca bir yanı boyanmış bir çerçeve. Vaiz diyor ki: "Her şey boş, geçici, gösterişten ibaret," ben de belki…devamıHayatı unutmak istiyorum. Hayat bilmem kimin iğrenç bir icadı. Süresi belirsiz, ayrıca bir halta benzemiyor. Hayat gerçekle ilgisi olmayan bir dekor. Mutluluk yalnızca bir yanı boyanmış bir çerçeve. Vaiz diyor ki: "Her şey boş, geçici, gösterişten ibaret," ben de belki de hiç yaşamamış olan bu temiz yürekli adam gibi düşünüyorum.
Victor Hugo sefiller S.784
Korkunç olan bir şey, düşleri geride bırakan bir gerçeklik varsa, o da yaşamak, güneşi görmek, erkeklik gücüne tam olarak sahip olmak, sağlıklı ve neşeli olmak, yiğitçe gülmek, karşıda duran göz kamaştırıcı zafere koşmak, göğsünde bir ciğerin soluk aldığını, bir yüreğin…devamıKorkunç olan bir şey, düşleri geride bırakan bir gerçeklik varsa, o da yaşamak, güneşi görmek, erkeklik gücüne tam olarak sahip olmak, sağlıklı ve neşeli olmak, yiğitçe gülmek, karşıda duran göz kamaştırıcı zafere koşmak, göğsünde bir ciğerin soluk aldığını, bir yüreğin çarptığını, beyninde bir iradenin akıl yürüttüğünü hissetmek, konuşmak, düşünmek, umut etmek, sevmek, bir anneye, bir kadına, çocuklara, ay-dınlığa sahip olmak ve birden, birkaç saniyelik bir çığlığın ardından bir uçuruma yuvarlanmak, düşmek, ezmek, ezil-mek, buğday başaklarını, çiçekleri, yaprakları, dalları gör-mek, hiçbir şeye tutunamamak, boşuna çırpınmak, kılıcın bir işe yaramadığını, altında insanların, atların olduğunu, karanlıklarda bir çiftenin kemikleri kırdığını, bir topuğun gözleri oyduğunu hissetmek, atların nallarını öfkeyle ısır-mak, boğulmak, hırlamak, büzüşmek, altta kalmak ve kendi kendine şöyle demektir: Az önce yaşıyordum!
Sefiller Sayfa 423
Ne mutlu ki Tanrı ruhları nerede bulacağını bilir Karanlıklara, kemiklerin arasına yatırılan Fantine küllerle is ice geçmiş, bir yoksul çukuruna atılmıştı. Mezarı da yatağuna benzemişti. Sefiller Sayfa 356
Kaderin bahtsızlıklarının, ne kadar mükemmel, ne kadar katılaşmış olsak da, içimizin derinliklerinden insan doğasını dışarı çıkartmak gibi özelliği vardır. Sefiller Sayfa 353
Herkesin kendi kendine konuştuğu kesin bir doğrudur; düşünen bir insanın bunu yaşamamış olması mümkün değildir. Hatta sözün en muhteşeminin insanın içinde düşünceden vicdana gidip, vicdandan düşünceye geri dönmesiyle ortaya çıktığı söylenebilir. Sefiller sayfa-274