Eski bir Çin inanışına göre, hakiki insan -kalbi gerçeğe açık olan insan- yeryüzü ve cennetin kesiştiği noktada doğar. Kalbin Yolculuğu, John Welwood, sayfa 46. Yeni bir leydi inanışı ise bu numaraları yemez.
Her şeyin en iyisine en güzeline layık olduklarını düşündüğüm işçilerin, emekçilerin günü kutlu olsun. Buradan evvel X’e bakmış bulundum ne yazık ki, orada robot süpürge lüx, bulaşık makinesini yakınlarım 35 sen sonra aldılar gibi zırvalıklar saçan bir yoruma denk geldim.…devamıHer şeyin en iyisine en güzeline layık olduklarını düşündüğüm işçilerin, emekçilerin günü kutlu olsun. Buradan evvel X’e bakmış bulundum ne yazık ki, orada robot süpürge lüx, bulaşık makinesini yakınlarım 35 sen sonra aldılar gibi zırvalıklar saçan bir yoruma denk geldim. Hanımlar robot süpürgeler alın, bulaşık makineleri alın, kahve makineleri alın her çeşidini yapanından, her şeyin makinesini alın, yiyin için keyfinize bakın, biraz da onlar çalışsın, sizler dinlenin. Aileler, hanımlar robot süpürge istiyorlar diye çökmüyor, robot kadar bile akıllı olamayanlar da biraz bunun üzerine düşünsün. İyi öğlenler.
Duygularımız hiçbir zaman düzenli kalıplara giremeyecekler ya da kafamızda onlar için kurduğumuz ideale uymayacaklar. Kalbin Yolculuğu, John Welwood, sayfa 28 Duygular da gerçekler gibi, eğri büğrüdür, şekilsizdir, biçimsizdir, kargacık burgacık, karabatak gibidirler, ghosting severler, yakalayabilmek de söz geçirebilmek de zordur.
Biz insanlar aslında “tamamlanmamış hayvanlarız” Kalbin Yolculuğu, John Welwood, sayfa 21 “tamamlanmamış hayvan”, hakaret gibi bir gerçek, gerçek gibi bir hakaret, sevdim.
Sufi ozan Rumi durumumuzu şöyle anlatıyor: “Bizler ki körüz; içimizdeki atın yittiğini sanıyoruz. Oysa o anda bile yel gibi uçuruyor bizi sırtında.” İstesek de istemesek de yaşam atımız bizi ileriye taşırken çoğunlukla eyer üstünde uyuyakalıyoruz. Kalbin Yolculuğu, John Welwood, sayfa…devamıSufi ozan Rumi durumumuzu şöyle anlatıyor: “Bizler ki körüz; içimizdeki atın yittiğini sanıyoruz. Oysa o anda bile yel gibi uçuruyor bizi sırtında.” İstesek de istemesek de yaşam atımız bizi ileriye taşırken çoğunlukla eyer üstünde uyuyakalıyoruz.
Kalbin Yolculuğu, John Welwood, sayfa 18
Var olmak, bu bedende olmak, bu dünyada var olmak, gerçekten kadın ya da erkek olmak, tamamen canlı olmak hakkında çok az şey bildiğimizden, insan olmak daima bir şekilde çözümsüz kalıyor. Kalbin Yolculuğu, John Welwood, sayfa 12