Peygamberimiz Hazreti Muhammedin hayatını giriş seviyesinde herkesin rahatlıkta okuyup anlayabileceği bir dilde yazılmış bir kitap.Mekke ve Medine dönemi isimli iki bölümü var ve her bölüm kendi içinde kısa konuları anlatıyor. Veda hutbesi ise İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin temelini atmış diyebiliriz.
Filmi izlerken yabancılık yaşamadım çünkü ülkemizin çoğu yerinde özellikle doğu bölgesindeki kültürden bir parça gördüm.Filmin gerçekçiliği için o dönemlerde köye birisi gidip video çekse bu kadar gerçek olur. Kısaca konusu sınıf arkadaşının defterini yanlışlıkla alan çocuğun arkadaşına defterini geri götürmek…devamıFilmi izlerken yabancılık yaşamadım çünkü ülkemizin çoğu yerinde özellikle doğu bölgesindeki kültürden bir parça gördüm.Filmin gerçekçiliği için o dönemlerde köye birisi gidip video çekse bu kadar gerçek olur. Kısaca konusu sınıf arkadaşının defterini yanlışlıkla alan çocuğun arkadaşına defterini geri götürmek için evini bulma çabası içinde köyde bi oraya bi buraya koşturması...
Filmde izleyeni rahatsız edecek söyle bi durum var öğretmennin, dedenin, çocuğun annesinin çoçuğa kartı davranışları baskıcı toplumu iyice hissediriyorlar ve
kimse çocuğu doğru düzgün dinlemiyor,yardımcı olmuyor ve yetişkinler çocuğa duyarsız gıcık bir durum.
Marangoz ve çocuk arasındaki sahneler ise ders niteliğinde mesajlar veriyor ve filmin en güzel bölümü.
Yazar 1902 yılında Londra'nın Doğu yakasındaki gözlemlerini anlatırken size yoksulluk, sefalet, çaresizlik,hastalık, pislik,ölüm,berbat,aile hayatının olmaması gibi durum ve kavramları gayet iyi bir şekilde hissettiriyor.Kitap 27 bölümden oluşmakta ve ilk bölümlerindeki anlatım daha fazla hikaye tarzında bazı bölümleri o döneme ait…devamıYazar 1902 yılında Londra'nın Doğu yakasındaki gözlemlerini anlatırken size yoksulluk, sefalet, çaresizlik,hastalık, pislik,ölüm,berbat,aile hayatının olmaması gibi durum ve kavramları gayet iyi bir şekilde hissettiriyor.Kitap 27 bölümden oluşmakta ve ilk bölümlerindeki anlatım daha fazla hikaye tarzında bazı bölümleri o döneme ait rapor ve mektuplara yer veriyor. Her bölümünde yaşanılan dönemin şartlarının insanlar üzerindeki sıkıntılarını adeta okuyucunun yüzüne vuruyor. Çivi, Askı, Mülkiyet insana karşı, Yetersizlik ve Getto bölümleri en beğendiğim bölümleri oldu.
*Askı isimli bir bölümünde askı kelimesinin argoda bedava yemek anlamına geldiğini söylüyor acaba bizdeki askıda ekmek veya simit gibi gelenek buradan mı geliyor.
Efendim sözcüğünün şu tanımını çok beğendim. Üstünlük, güç ve yüksek otorite fışkıran - bunun ağırlığını birazcık olsun hafifletmek için söylenmiş, en üsttekinin altında bulunan insanların övgüsü olan bir sözcük. Yani sadaka için yalvarmanın başka bir deyişi.
Kitaba başlamadan önce içindeki kişilerin soy ağacı gibi şemaları internetten bulup incelerseniz okurken daha kolay olabilir. Kitabın genel olarak sade bir dili olsada arkasında bir iki sayfalık sözlük olsa iyi olurmuş. Bazı bölümleri İslam dinindeki olaylar ile örtüşüyor örneğin uruz…devamıKitaba başlamadan önce içindeki kişilerin soy ağacı gibi şemaları internetten bulup incelerseniz okurken daha kolay olabilir.
Kitabın genel olarak sade bir dili olsada arkasında bir iki sayfalık sözlük olsa iyi olurmuş. Bazı bölümleri İslam dinindeki olaylar ile örtüşüyor örneğin
uruz beyin esir olduğu destanda uhud savaşındaki tepeleri terk eden askerlerin benzeri olayları, bamsı beyrek destanında hz yakup un öldü sandığı oğlu hz yusufun gömleğini getirdiklerinde gözlerinin açılma olayı gibi,
En önemli noktarından biri kafire karşı diğer beyliklerle birlik olunması, bi beylik zora düştüğünde diğerleri hemen yetişiyor.
Kitapta kadınların savaşmaları, sözlerinin dinlenmesi toplumdaki yerini gösteriyor.
Eserin giriş bölümleri genellikle benzerlik gösteriyor bolluk bereket ifadeleri sonra kafirle mücadele ve genelde son bölümleri Dede korkutun ad koyma ve duası ile bitiyor.
Ayrıca "Hanım" kelimesini her okuduğumda kitapdaki anlamı dışında günümüzdeki anlamı geliyor zor alıştım.
"İnsanlar sağlığın ve umudun olmadı ama kendi aralarında inatçı bir hoşnutsuzluğun ve başkalarının sahip olduğu zenginliğe duyulan beyhude hoşnutsuzluğun olduğu, iğrenç, mağara gibi yerlerde yaşıyorlar." Thorold Rogers
Artık Gelincik çiçeğini görünce aklıma bu film gelir. Filmin ilk yarısı ne zaman geçti ne oldu bişey anlamadım zaten filmin başındaki çatışmada askerin ayağı kopuyor sonrasında vurulup şehit oluyor arkada hemen bi bağlama sesi o duyguyu bende bitirdi, film ikinci…devamıArtık Gelincik çiçeğini görünce aklıma bu film gelir. Filmin ilk yarısı ne zaman geçti ne oldu bişey anlamadım zaten filmin başındaki çatışmada askerin ayağı kopuyor sonrasında vurulup şehit oluyor arkada hemen bi bağlama sesi o duyguyu bende bitirdi, film ikinci yarısında toparladı.Yaşanmış olayların sinemaya aktarımı her zaman başarılı olamayabiliyor. Yinede böyle projelerin devamının gelmesini isterim.Filmin adı Nefes değilde başka birşey olsaydı izleyici beklentiyi yüksek tutmazdı.
Milli devlet, Milli din ve Milli ibadet konuları ile Ziya Gökalp in Üç Cereyan ve Yusuf Akçuranın Üç Tarz ı Siyaset fikirlerini açıkladığı kısım ile giriş yapıyor. İlk Türkçe Kuran, Türkçe Hutbe ve Türkçe Namaz çalışmalarını, ilk Türkçe Kuran çevirisini…devamıMilli devlet, Milli din ve Milli ibadet konuları ile Ziya Gökalp in Üç Cereyan ve Yusuf Akçuranın Üç Tarz ı Siyaset fikirlerini açıkladığı kısım ile giriş yapıyor.
İlk Türkçe Kuran, Türkçe Hutbe ve Türkçe Namaz çalışmalarını, ilk Türkçe Kuran çevirisini Suriyeli bir Katolik Zeki Megamiz diye birisinin yaptığını ve ilk Türkçe namazı Göztepe Camii İmamı Cemalettin Efendinin kıldırdığını öğreniyoruz.
Neredeyse her sayfasında bir kaynakça bulunan bu kitapta yazarın dili benim için ağır, eski kelimeler çok fazla bulunuyor.
Kitabın arka yazısı şöyle
Biz ezan'ın Türkçe okunması aleyhinde değiliz. Fakat bununlüzumsuz bir külfet, faydasız bir teşebbüs olduğuna inanıyoruz.Çünkü Türk'ün bildiği ve benimsediği Ezan-ı Muhammedî Arapçadeğil, fakat İslamca'dır ve İslamca olduğu için hem Arapça'dır,hem Türkçe'dir, hem Acemce'dir; hatta hem Hintçe'dir, hem Çince dir.O, bir müşterek dildir ki bu câmiaya bağlı olanların hepsi anlarlar,kelimelerini belki akılları kavrayamaz, fakat ruhları kelimelerinİçyüzlerini kavrar. Allahu Ekber Arapça değil, İslâmca'dır ve İslamca olduğu için Türkçe'dir.
Ömer Rıza Doğrul - 7 Kasım 1947
Tuzaklara gelince her filminde insanı hayrete düşürüyor nerden geliyor aklınıza diye Film çok iyi değildi ama inceleme videolarından sonra bu filmdeki kurbanların aslında testerenin ilk kurbanları olduğunu ve Jigsawın yaşıyor mu yaşamıyor mu olduğunu anladığım için sonunda iyi topladı diyebilirim.…devamıTuzaklara gelince her filminde insanı hayrete düşürüyor nerden geliyor aklınıza diye
Film çok iyi değildi ama inceleme videolarından sonra bu filmdeki kurbanların aslında testerenin ilk kurbanları olduğunu ve Jigsawın yaşıyor mu yaşamıyor mu olduğunu anladığım için sonunda iyi topladı diyebilirim.
Filmdeki polisler çok sıradan geldi daha çok iş adamı gibiydiler,
Seriyi izleyeli uzun zaman olmuştu Spiral ve Testere X i müsait zamanda izleyeceğim.
Oktay Sinanoğlu nun katılmış olduğu televizyon programı konuşmalarını,bazı röportajlarını ve dergi yazılarını bulabileceğiniz bir kitap. Kendisine yeterince değer verilmeyen insanlarımızdan birisidir. Kitabın son 100 sayfası yazara gönderilmiş gayet samimi içten mektupları ve iletileri içeriyor. Yazarın kullanmayı tercih ettiği bazı kelimeleri…devamıOktay Sinanoğlu nun katılmış olduğu televizyon programı konuşmalarını,bazı röportajlarını ve dergi yazılarını bulabileceğiniz bir kitap. Kendisine yeterince değer verilmeyen insanlarımızdan birisidir.
Kitabın son 100 sayfası yazara gönderilmiş gayet samimi içten mektupları ve iletileri içeriyor.
Yazarın kullanmayı tercih ettiği bazı kelimeleri aşağı yazıyorum.
evrenkent üniversite
neft petrol
gezim turizm
gezmen turist
örütbağ internet
tedhiş terör
ruhbilim psikoloji
ruhiyet psikiyatri
konsayı koordinat
ülkülem ideoloji
başmüderris rektör