“Ne kadar insan olursam her şey o kadar anlamını yitiriyor. Ama eğlenceli olan da bu. Evrenin nasıl işlediğine dair sana verebileceğim bir cevap olsaydı hiç özelliği kalmazdı. Ama hiçbir şeyin anlamı olmadığı için anlamı olan bir şey veya birini bulduğunda…devamı“Ne kadar insan olursam her şey o kadar anlamını yitiriyor. Ama eğlenceli olan da bu. Evrenin nasıl işlediğine dair sana verebileceğim bir cevap olsaydı hiç özelliği kalmazdı. Ama hiçbir şeyin anlamı olmadığı için anlamı olan bir şey veya birini bulduğunda insan mutlu oluyor.”
“İnsanlar iyi mi kötü mü diye seninle aylardır tartışıyoruz. Yanlış soruyu sorduğumuzu fark ettim. İnsanların iyi veya kötü olması önemli değil. Önemli olan bugün, dünkünden daha iyi olmaya gayret etmeleri.”
“Her insanın içinde biraz hüzün vardır çünkü öleceğini bilir. Hayatı anlamlı kılan bu bilgidir.”
“Hayatım boyunca yalnızdım ve öyle istediğime inanıyordum ama istemiyorum.”
T: 00:20:00 İnsanlar Tanrı'ya inanıyor çünkü o birçok karmaşık soruyu cevaplıyor. Evren nasıl oluştu? Solucanlar cennete gider mi? Yaşlı kadınların niye mavi saçları var? T: 01:14:14 Mary, dünyanın bütün kırışıklıklarını düzeltebilecek bir mucize güzellik kremi olmadığının farkına varmalısın. T: 01.27.00…devamıT: 00:20:00
İnsanlar Tanrı'ya inanıyor çünkü o birçok karmaşık soruyu cevaplıyor. Evren nasıl oluştu? Solucanlar cennete gider mi? Yaşlı kadınların niye mavi saçları var?
T: 01:14:14
Mary, dünyanın bütün kırışıklıklarını düzeltebilecek bir mucize güzellik kremi olmadığının farkına varmalısın.
T: 01.27.00
Underwood
T: 01:29:00
God gave us relatives. Thank God we can choose our friends.
- Ethel Mumford
T: 00.56.00 Yiyip içip sıçmaktan başka bir şey yaptığınız yok be. İçinizde takla atmayan güvercinler var. Kendini keklik zannedenler var. Siz taklacı güvercinsiniz kardeşim. İçinizde, koca bir günü iki taklayla savuşturanlar var. Hangilerinizden bahsettiğimi siz de çok iyi biliyorsunuz. Ama…devamıT: 00.56.00
Yiyip içip sıçmaktan başka bir şey yaptığınız yok be. İçinizde takla atmayan güvercinler var. Kendini keklik zannedenler var. Siz taklacı güvercinsiniz kardeşim. İçinizde, koca bir günü iki taklayla savuşturanlar var. Hangilerinizden bahsettiğimi siz de çok iyi biliyorsunuz. Ama ben burada isim verip hiçbirinizi arkadaşlarınızın içinde şey etmek istemiyorum. Ama bu böle gitmez kardeşim, böle gitmez. Bundan böyle, takla atmayana yem de yok. Yeter be! Ben sizi her yere sıçasınız diye mi besliyorum? Eeeee; sen takla atma, o takla atmasın. Kim takla artacak? Ben mi atacağım taklayı? Bundan böyle takla yok, yem de yok kardeşim. Takla yok, yem yok. Takla yok, yem yok. Ya siz de öyle bakmayın ya. Ya ama kızdırıyorsunuz beni. Neyse. Alın hadi. Ama bak yarın bir takla atmayın, vallahi bozuşuruz.
T: 01.26.00
-Ha, yok hocam sağ ol, benim bir sevgilim var. Danimarka'da kendisi. Danimarka, bir ecnebi memleketi. Oralıdır kendisi. Ya bir sene turist olarak gelmişti buraya, ben de gezdirdim kendisini. İşte o illa tutturdu, "İlla kine geleceksin Danimarka'ya" diye. Ya dedim "Benim kuşlarım var, nasıl geleyim? Kim bakacak onlara?"
-Ne yani, sen şimdi kuşlar yüzünden mi gitmedin Danimarka'ya?
-Ben gidersem ölürler. Gerçi o çok ısrar edince dedim "Dur bakalım. İşleri ayarlayabilirsek gelirim." dedim. Önümüzdeki sene kesin gideceğim heralde, yani galiba.
T: 00.24.00 Bir babanın insanın en iyi dostu olması büyük bir şanstır. Babasıyla sizli bizli konuşan insanlar vardır mesela: "Kahvenizi nasıl alırdınız, babacığım?" "Mesafeli olsun, yavrucuğum." Ne yaralayıcı bir sahtelik. "Hiçbir şeye benzemez, biliyor musun? Bir şeye inanmanın tadı."
T: 01.02.00 "Testinde başarısız olursam bana ne olacak? Kötü mü olacak? Sence, olması gerektiği gibi işlemiyorum diye fişim çekilir mi? Neden biri karar veriyor? Seni de test eden ve fişini çelecek birileri var mı? O zaman neden benim var?"
Sonsuza dek gittim, istediğim de bu. Hayat beş para etmez çünkü kısa. Tüketilmek, kullanılmak, harcanmak, yaşanmak; hissetmek için var. Mümkün olan her hata ve mucize ile doldurmamız gerekiyor onu. Sonra da bırakmamız. Kendin için bunu yapmaya zorlayamam seni. Ama sen…devamıSonsuza dek gittim, istediğim de bu. Hayat beş para etmez çünkü kısa. Tüketilmek, kullanılmak, harcanmak, yaşanmak; hissetmek için var. Mümkün olan her hata ve mucize ile doldurmamız gerekiyor onu. Sonra da bırakmamız. Kendin için bunu yapmaya zorlayamam seni. Ama sen de beni kalmaya zorlayamazsın.
Sezon 2, Bölüm 3.
Başta karamsar olduğunu düşünsem de aslında gerçekten de hayatta bunları yaşayan insanlar yoğunlukta ve bunlardan bahsedebilmiş olması çok hoşuma gitti. Hem gençlerin hem de yetişkinlerin günlük yaşamda, herkes yaşıyor bunları diye küçümsediğimiz zorluklarını; "Güçlü olmakla bunların üstünden gelinir" gibi klişe…devamıBaşta karamsar olduğunu düşünsem de aslında gerçekten de hayatta bunları yaşayan insanlar yoğunlukta ve bunlardan bahsedebilmiş olması çok hoşuma gitti. Hem gençlerin hem de yetişkinlerin günlük yaşamda, herkes yaşıyor bunları diye küçümsediğimiz zorluklarını; "Güçlü olmakla bunların üstünden gelinir" gibi klişe bir sözle bağlantısı olmadan anlatması güzeldi. Her insanın bu farklı sıkıntılara farklı tepkiler verebileceğini ve bunun kişinin yaşadıklarının, hayata bakışının, çevresinin, psikolojisinin farklılığıyla ilgili olduğunu belirtmesi önemli ve iyi bir noktaydı.
"-Söylediklerini umursamıyor musun?
+Galiba alıştım.
-Keşke böyle güçlü olabilseydim.
+Bunun için güçlü olmana gerek yok. Sadece çoğu insanın öz farkındalıktan yoksun olduğunu anlamalısın. Benzer bir durumla karşılaştığında bunu unutma. Her yaşta bu tür şeylerle karşılaşacaksın."
"Hissiz olmak, kolaydır. Bir şeyi önemsemekse cesaret ve ahlak ister."
"Her gün hayatımız boyunca, bazıları bizi aptallaştırmak için çalışacak. Kendimizi/Zihnimizi savunmak, korumak ve saçmalığı beynimize sokma girişimleriyle mücadele etmek için hayal gücümüzü canlandıracak, vicdanımızı ve inanç sistemimizi geliştirecek tarzda okumayı öğrenmeliyiz."
"Oyuncak merdiven, kaydırak ve salıncak hep beraber paslanmış. Bütün çocuklar nereye gitti? Parkın onlara ihtiyacı olduğunu bilmiyorlar mıydı? Bir çocuğun anlayışlı kalbi, en karanlık yerlerin gizemlerini kavrayabilir. Fakat hayattan koptuğu o hassas anı kavrayabilir mi?"
“Bazılarımız bir farklılık yaratabileceğimize inanırız. Bazen uyanır ve bunu başaramadığımızı fark ederiz.”