"Bir kirlenmeden korumak için susarak yaşadığım her şeyin bir yenilgi olduğunu çok sonra öğrendim. Benim, kıyısında bir saygıyla beklediğim olanak, başkalarının çiğneyip attığı bir sıradanlıktı."
"Görmeyi öğreniyorum. Bilmiyorum neden, her şey içimde daha derinlere işliyor, her zamankinden daha derinlere. Bir iç dünyam varmış da bilmezmişim. Her şey şimdi oraya gidiyor. Orada neler olup bittiğini bilmiyorum."
"Her şey bana yabancı geliyor. Sanki bir şeylerin arka tarafına geçmişim gibi. Kulpu olmayan bir kapının ardındaymışım gibi. Hayır, belki de baştan beri burada olan bir şeyi yeni fark etmiştim. Karanlık. Her şey karanlık içinde silinmiş halde."
"Gökyüzü pırıl pırıldı, o kadar çok yıldız vardı ki şöyle bir bakınca insan düşünmeden edemiyordu; böylesine güzel bir gökyüzünün altında bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyordu?"
Dünyaya kazık çaktığını düşünen zavallılar! Acıyorum size.. Zaman insanları o denli değiştirdi ki Kimsenin kimseye tahammülü yok.. Selam sabah zaten yok.. Gözünün üstünde kaşın var misali ; Bir tabanca bir bıçak darbesi İşte budur hayat denilesi ! (T.T)
"Hayatın boyunca beş para etmez pek çok insanla karşılaşacaksın. Unutma, onları kötü olmaya iten aptallıklarıdır. Onların davranışlarına onlar gibi karşılık verme. Çünkü intikamdan ve garez hissinden daha kötü bir şey yoktur."
yoksul ve utangaç bir müşteriyim ben sizde güneş bulunur mu biraz/kaktüs alıcam saksılarım yeşersin üç beş bulut verin de çok üşüdü güneşten şizofreni olucak çabuk olun lütfen dikenleri solucak