Uyandı mahzun şehir, güneş boyar damları Küstüler vapurlara deli gönlümün martıları Beyaz tebeşir kader karartmış tahtaları Çal kapımı unuttum eski kırgınlıkları Mabed dünya zifiri karanlıkmış Senle menekşeler mor odalar aydınlıkmış İhtiyacımız ince bel utangaç iki bardak Bir de hafif hafif…devamıUyandı mahzun şehir, güneş boyar damları
Küstüler vapurlara deli gönlümün martıları
Beyaz tebeşir kader karartmış tahtaları
Çal kapımı unuttum eski kırgınlıkları
Mabed dünya zifiri karanlıkmış
Senle menekşeler mor odalar aydınlıkmış
İhtiyacımız ince bel utangaç iki bardak
Bir de hafif hafif kaynayan bakır bir çaydanlıkmış
Aşk sarma tütün yürek ister bırakmaya
Ah niyeti yok gözlerimin kapanmaya
Yırt biletleri geç mi kaldık yaşlanmaya
Tut ellerimi, yangın yeri deniz derya
Uyandı mahzun şehir, güneş boyar damları
Çal kapımı unuttum eski kırgınlıkları
Beyaz tebeşir kader karartmış tahtaları
Yazar mıyız yeniden kopan yırtılan sayfaları...
Deli gönül neyi özler durursun Acınacak dostun cananın mı var Dünya yansa yorganın yok içinde Harab olmuş evin dükkanın mı var Çal nayını ferahnakte ver karar Götün nazır kulağın müsteşar Kumda oyna çöp batmasın aşikar Düşünecek senin zamanın mı var…devamıDeli gönül neyi özler durursun
Acınacak dostun cananın mı var
Dünya yansa yorganın yok içinde
Harab olmuş evin dükkanın mı var
Çal nayını ferahnakte ver karar
Götün nazır kulağın müsteşar
Kumda oyna çöp batmasın aşikar
Düşünecek senin zamanın mı var
Kendi cihanda bak sen keyfine
Kulak asma halkın hayfa hayfine
Tamburuna kemanına define
Sen de katıl neyde noksanın mı var
Şu kırk yıldır senin daran alındı
Suratına yüz bin kara çalındı
Nasıl olsa bu bokluğa dalındı
Neyzenden de büyük isyanın mı var
(Neyzen Tevfik)
Siyahın beyaza ,beyazın siyaha üstünlüğü yoktur ..Onu çok güzel akıcı bir şekilde anlatmış bu film.Gerçek bir hikaye keşke herkes filmi anlayabilse de ırkçılık son bulsa..İyi seyirler dilerim.
İyi akşamlar herkese..Gerçek hikayeden alıntı filmler her zaman hoşuma gitmiştir..Ailenizle izleyebileceğiniz çok güzel bir film.Bir insanın hayatını iyi yönde değiştirebilmek elimizde.. Filmde de bunu göreceksiniz.Ön yargılarını yıkmış bir anne siyahi bir çocuğu bataklıktan alıp onun hayatına iyi yönde dokunuyor..İyi seyirler…devamıİyi akşamlar herkese..Gerçek hikayeden alıntı filmler her zaman hoşuma gitmiştir..Ailenizle izleyebileceğiniz çok güzel bir film.Bir insanın hayatını iyi yönde değiştirebilmek elimizde.. Filmde de bunu göreceksiniz.Ön yargılarını yıkmış bir anne siyahi bir çocuğu bataklıktan alıp onun hayatına iyi yönde dokunuyor..İyi seyirler dilerim.
Seviyoruz ama Aşık değiliz Can'ız ama canan değiliz Yarayız ama merhem değiliz Konuşuyoruz ama dinleyen değiliz Tanışıyoruz ama dost değiliz Aynı yerde yaşıyoruz ama komşu değiliz Bakıyoruz ama gören değiliz Gelip geçiyor yanımızdan hayatlar... Herşeye tanığız ama 'dâhil' değiliz. (Neyzen…devamıSeviyoruz ama Aşık değiliz
Can'ız ama canan değiliz
Yarayız ama merhem değiliz
Konuşuyoruz ama dinleyen değiliz
Tanışıyoruz ama dost değiliz
Aynı yerde yaşıyoruz ama komşu değiliz
Bakıyoruz ama gören değiliz
Gelip geçiyor yanımızdan hayatlar...
Herşeye tanığız ama 'dâhil' değiliz.
(Neyzen Tevfik)
Her Yerde Birden Olmak dün gece tiyatrodaydım merhaba a merhaba b merhaba c ahahah hepiniz de burasınız hepimiz de burdayız kanişler bakım ister evet biraz aspirin uzun yaşar çiçekler çiçekler uzun yaşamalı çiçekler taze kalmalı çiçeklerin suyu her gün evet…devamıHer Yerde Birden Olmak
dün gece tiyatrodaydım
merhaba a merhaba b merhaba c ahahah
hepiniz de burasınız
hepimiz de burdayız
kanişler bakım ister
evet biraz aspirin uzun yaşar çiçekler
çiçekler uzun yaşamalı
çiçekler taze kalmalı
çiçeklerin suyu
her gün evet biraz aspirin
masmavi bir kürenin yüreğine bir bıçak
kan sızan ak kavaklar
baktım arandım onu o yoktu oralarda
hepimiz ordaydık o yoktu oralarda
dedim görmediniz mi
dediler yook yook
dün akşam sergideydim merhaba a merhaba b merhaba c
yani hep burdayız yani hep birarada yani keyfimiz gıcır ahahah
ne mutlu türküm diyene
ne mutlu sergi görene
ne mutlu kokteyl içene
tablolar hiç de benzemiyor asılmışlara
şu sarının bi başka sarı ile hiçbir yakınlığı yok
kırmızı benzemiyor sabahki gözlerime
şu mavi belki biraz yalnızlığıma
ama neden bunalmamış bu yeşil
bu kara benzemiyor kayguma
çizgiler küçük memur lekeler tutsak
dışarda kaldı cadde dışarda kaldı grev
dışarda evlerin kanlı bıçaklılğı
bu renkler bu duvarlar ohohoho
yani hep burdayız yani keyfimiz gıcır
baktım aradım onu o yoktu oralarda
hepimiz ordaydık o yoktu oralarda
dedim görmediniz mi dediler yook yook
dedim ola ki maçlardadır aldım başımı gittim maçlara
stadyumlar hınca hınç
kadınlar kızlar oğlanlar çığlık çığlığa bir kalabalık
kim demiş geri kalmışmışmışık
kim demiş az gelişmişikmişik
kim demiş borçlu doğuyormuş bebeler
laf ulan laf laf ulan laf laf ulan laf ki ne laf ne laf ne laf
işçi köylü küçük esnaf kaynaşmış bir kitle olup ya ya ya şa şa şa fenerbahçe
çok yaşa baktım arandım onu o yoktu oralarda
bıyıklar saçlar memeler hepimiz ordaydık o yoktu oralarda
dedim görmediniz mi dediler yook yook
dedim ola ki sinemadadır
kaldırdım yakamı daldım sinemalara
kadınlar kızlar oğlanlar süt girip bir kapıdan yoğurt yoğurt çıkıyolardı
öbür kapıdan kiminin gözleri ıslak kiminin kovboy tabancaları
ve mutlaka yağmur vardı
ve mutlaka yağmur yoktu
evler ağaçlara asılmışlardı
ağaçlar ışıklara tutulmuşlardı
bekçiler hırsızları kovarlarlardı
bekçilerin cadillacları yoktu
kaldırımda durup öksürürlerdi
bir kurbağa yavrusu sıçrardı ıslaklığa
ucuz şarap ıslatırdı bulvarın kuytularını
ah ne filmdi ne filmdi ne film
o kadar çok ağladım ki
o kadar çok güldüm ki
eşşek ne anlar hoşaftan
baktım arandım onu o yoktu oralarda
avuçları terli kızlar oğlanlar
ve bir yerleri mutlaka ıslak
hepimiz ordaydık o yoktu oralarda
dedim görmediniz mi dediler yook yook
taktım takıştırdım vurdum bulvara
bulvarda kürk mantolar
bulvarda dantel külotlar
bulvarda bin bir oyuncak kadınlar kızlar oğlanlar
vay anam o ne bacak
vay anam o ne kalça
o ne göğüs
o ne saç
o ne et o ne but
itişilip bu kapıdan
sürtünüşüp şu kapıdan
çıkılışıp o kapıdan
tahlarda çiçekler mi
dallarda bulutlar mı
fidan fidan umutlar mı
neye baksan yiyip içmek
neye baksan döküp saçmak
neye baksan vay anam vay allahına sevişmek
baktım arandım onu o yoktu oralarda
kucakları kitaplarla kızlar geçtiler
bıyıkları yeni terli gençler geçtiler
sigarayı silah sanan delikanlılar
hepimiz ordaydık o yoktu oralarda
dedim görmediniz mi dediler yook yook
dedim ola ki plajlardadır
o portakal güneşler o atlas sular
dedim ola ki dağlardadır o çamlar o çam gölleri
dedim ola ki yollardadır bindim kayan yıldız gibi otobüslere
ninni ninni gemilerle aştım dişi suları
harmanlara gittim ağustoslarda
üzümler toplanırken gittim
tütünler kırılırken gittim
pamuklar devşirilirken
ağıllar çekilirken sabaha karşı
fabrikalar dağılırken
çelenkler kurulurken kurtuluşlar kutlanırken
marşlarla yürünürken şarkılarla gülünürken
mendiller sallanırken ağıtlar düzülürken
bayraklar çekilirken gittim
aradım onu aradım çarşılarda aradım mitinglerde
aradım grevlerde aradım
ki güzel ne ki canlı ne ki diri şu yer yüzünde aradım onu
o yoktu
her şeyi herkes her alçaklık şu yeryüzünde o yoktu
nobel düşü görüyordu katil pezevenk
nobel düşü görüyordu hırsız satılmış
kanlı ellerini soframdan alıp
yeni doğmuşların sütüne uzatıyordu
kim ki tükürmüş suratına çağın yargıcı
hepsi vardı bu topraklarda fing atıyordu ama o
o yoktu
dedim görmediniz mi
dediler yook yook
bükülmesin diye boyunlar
dinsin diye gözyaşı
namluya kurşun diye sürdü o yüreğini
davul çaldım
davul çaldım duyan yok
anam anam anam anam
uzun ayak kısa ayak rap rap rap
bir ölçüde basmadıkça toprağa
akmadıkça denize nehirler gibi
atlasak da sıçrasak da
yırtsak da bilmem nemizi
kurtuluş yok
kurtuluş yok
kurtuluş yok
Acıyı Bal eyledik, Hasan Hüseyin Korkmazgil
Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim, akar suyun, meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanı. Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına: - çürüyen diş, dökülen et -, bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler. Ve elbette ki, sevgilim, elbet, dolaşacaktır elini kolunu sallaya…devamıOnlar ümidin düşmanıdır sevgilim,
akar suyun,
meyve çağında ağacın,
serpilip gelişen hayatın düşmanı.
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına:
- çürüyen diş, dökülen et -,
bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler.
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet…
Nazım Hikmet RAN