Eğer aksiyon severseniz kaçırmayın derim.. Yıllar önce izlediğimde aklimda tek soru vardı neden bu kadar kısaydı ? O kadar güzel ki insan bitmesin istiyor..Banka soygununu anlatıyor ama klasiklerin dışında bir dizi.. İyi geceler..
"Mutlu musun Sybil?" diye sordu. "Sevgili Lady elbette mutluyum. Siz değil misiniz?" "Mutlu olmaya vaktim yok, Sybil. İnsanları tanır tanımaz onlardan bıkıyorum."
Bir gün gelir de unuturmuş insan En sevdiği hatıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni unutma Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm Hayal içinde perişan yürürüm Sen de…devamıBir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma
Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma
O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma
Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma
Halâ duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma
Büyük acılara tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma
(Ü.Yaşar Oğuzcan)
Bu kenti sevdim dedim Benim olsun demedim ki Sevdim dedimse akşam kızıllığını Gönlüm gibi akıp giden şu çayı Şu ormanı şu denizi şu dağı Benim olsun demedim ki Vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine Yürek çizen şimşeklerse kaçamak bakışları İşte buna sevmek…devamıBu kenti sevdim dedim
Benim olsun demedim ki
Sevdim dedimse akşam kızıllığını
Gönlüm gibi akıp giden şu çayı
Şu ormanı şu denizi şu dağı
Benim olsun demedim ki
Vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine
Yürek çizen şimşeklerse kaçamak bakışları
İşte buna sevmek derler dedimse
Çattımsa acıların en güzeline
Yedirdimse uykuları o tatlı kuşa
Benim olsun demedim ki
Bu akşam kan kırmızı şarap istiyor canım
Bu akşam dünyanın bütün şarkılarını
Bu akşam dünyanın bütün özlemlerini
Bu akşam beni yalnız bırakın
Bu akşam yalnızca onu düşüneceğim
Onu ve kendimi yalnızca
H.H.Korkmazgil
Maalesef ülkemizde ki yasalar kadina şiddetin ve ölümlerinin önüne geçemiyor.. Zaten kimsenin bu konuda bir şey yaptığı da yok.. Öldüren ya hemen bırakılıyor ya da 3-5 sene sonra..Twitter olmasa bizim de bu kadar farkinda olacağımız yok.. Siyasetçilerin tek yaptığı kınamak..…devamıMaalesef ülkemizde ki yasalar kadina şiddetin ve ölümlerinin önüne geçemiyor.. Zaten kimsenin bu konuda bir şey yaptığı da yok.. Öldüren ya hemen bırakılıyor ya da 3-5 sene sonra..Twitter olmasa bizim de bu kadar farkinda olacağımız yok.. Siyasetçilerin tek yaptığı kınamak.. Aslında sorunun temelinde Türkiye nin ataerkil yapisi var..Kadin yillardir bir mal olarak görüldü ,bir hiçmiş gibi davranildi.. Yazıyorum da boşuna bir seyler yapamadan ölen öldüğüyle kalıyor..Hepimize yaziklar olsun..
Sana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun. Lazım olursa açar okursun. Olmazsa da olsun, bir zararı yok burada dursun. Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun! Acı…devamıSana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun.
Lazım olursa açar okursun. Olmazsa da olsun, bir zararı yok
burada dursun.
Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem
zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!
Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun. Olur ya biri
eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun.
Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim
kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun.
Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve
çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın.
Buraya, bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak,
o inat neyse sen osun.
Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa
nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak,
aklında bulunsun.
Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor,
ama kimbilir, birazdan uzanıp dokunursun.
Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir
okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N’olcak ki,
bırak patronlar seni kovsun!
Burada bir tutam sabır var. Kendiminkinden kopardım bir parça,
(bende çok boldur) lazım oldukça ya sabır ya sabır, dokunursun.
Burada güzel çaylar var. Bu aralar senin için çok önemli. Bitki
çayları, kış çayları, şuruplar, kompostolar. Demlersin, maksat
midene dostluk olsun.
Şuraya Youtube’dan müzikler, Bach dinle filan, koydum. Ama
müzik konusunda sen benden daha iyisin, koklayıp buluyorsun.
Buraya bir silkintiotu koydum. Kırk dert bir arada canına
yandığım, kırkına birden deva olsun.
(Fakir Kene, 2016)
yine gönlüm karardı, oysa çok umutluydum, yağmurlar dinecekti, gökyüzü görecekti , yine gönlüm karardı. benim yolum yol değil, bu dünya cennet değil, kaderinde mi vardı, beyhude miydi herşey yine gönlüm karardı. yağmurlar altında hayat inadına yürüyeceğim, yangınlar içinde bir aşk…devamıyine gönlüm karardı,
oysa çok umutluydum,
yağmurlar dinecekti, gökyüzü görecekti ,
yine gönlüm karardı.
benim yolum yol değil,
bu dünya cennet değil,
kaderinde mi vardı, beyhude miydi herşey
yine gönlüm karardı.
yağmurlar altında hayat inadına yürüyeceğim,
yangınlar içinde bir aşk inadına tüteceğim,
bir kalp atışında ömür,
yine de seveceğim..
düşeceğim , göreceğim...
Kâra duyulan hasret Çocuk kahkahalarında gizliydi Bembeyaz sokaklar.. Fakirliğin, yalnızlığın da aci sesiydi Herkes için eşit yağmıyordu Kimine hüzün,kimine mutluluk demekti.. (T.T.)