İçime işleyen acıyı size değil bir suya bırakmayı öğrendim dal olmaktan vazgeçeli çok oldu bu yüzden ne bir ağacım var bana beden ne de çiçek açacak benden.
O büyük ve muazzam zamanda unuttum Kanatlarım çok oldu üşüyor benim Bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor Bu yüzden eğik boynum. Bir kuşun anısı kalmış bende, saklı Bundan gözlerimdeki kayalık, İçimdeki serseri buzullar Dürtme içimdeki narı Üstümde beyaz gömlek var.
"Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Yemeyenler kalır naçar Gözlerinden kanlar saçar Bu bir demdir gelir geçer Duyamazsın demedim mi Bu dervişlik bir dilektir Bilene büyük devlettir Yensiz yakasız gömlektir Giyemezsin demedim mi…devamı"Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi
Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedim mi
Bu dervişlik bir dilektir
Bilene büyük devlettir
Yensiz yakasız gömlektir
Giyemezsin demedim mi
Çıkalım meydan yerine
Erelim Ali sırrına
Can ü başı Hak yoluna
Koyamazsın demedim mi
Aşıklar kara baht(ı) olur
Hakk\'ın katında kutl\'olur
Muhabbet baldan tatl\'olur
Yiyemezsin demedim mi"
Pir Sultan Abdal Şahımız
Hakk\'a ulaşır rahımız
On İk\'imam katarımız
Uyamazsın demedim mi"
Hiç olmayacak mısın? Hep bu belirsiz sessizlik mi kalacak içimde, sevinçler gelmeyecek mi içime - ben birkaç tatsız tutku bir de küçücük neşe özlerken seni?
her şey nasıl da bütündü bir zaman: şimdi bahçe eksik, güllerse yarım; kar yağar, hüzün bile yok... ve nerdesiniz, âh, evet nerdesiniz, yok saydıklarım? hilmi yavuz
Üşümüşüm… Düşlerimin üzeri açıktı, bendim, Arzularımsa çıplaktı, onlardım. Ufacıktı dileğim mavi suya; Örtük bakışının dolaysız ısısı, O kadarcıktı! Üşümüşüm… Ölülerimi taşıyordum, öyle sağır. Kaç kez dokundum soğuk dudaklara. Bilemedim nasıl dönmez o göz ayrıldığı kaynağına, direnir o kadar! Üşümüşüm… Bu…devamıÜşümüşüm…
Düşlerimin üzeri açıktı, bendim,
Arzularımsa çıplaktı, onlardım.
Ufacıktı dileğim mavi suya;
Örtük bakışının dolaysız ısısı,
O kadarcıktı!
Üşümüşüm…
Ölülerimi taşıyordum, öyle sağır.
Kaç kez dokundum soğuk dudaklara.
Bilemedim nasıl dönmez o göz
ayrıldığı kaynağına,
direnir o kadar!
Üşümüşüm…
Bu yaklaşan kışla değil,
Deniz ürpertisi, göğün alacasıyla değil,
Ellerimin soğukluğu hep bir kalabalıkta.
Kaçışının gizini gönlünde tuttuğun
Bilisiz aşkı
(nı) ver bana!
Üşümeyeyim
Yürüdüm. Çamura bata çıka. Dar kapıdan dışarı baktım. Yağmur dinmişti. Sanki günlerdir süren bir sessizliğin içindeydik. Yalnızdım. İçimde büyüyen boşluğun içinde yalnızdım. ferit edgü
Mavi, mor, kırmızı ve yeşil, istedim, hep istedim, A Sen iste derdim, iste yeter ki Vereyim. Her istediğimi verdim. Arttım, fazlalaştım, Eksikli yaşamaktan. Ahlar ağacıyım, gibisi fazla. Başka bir şey istemem Artık beyazlaşan üç-beş tel saçıma, Hesabımı tam vermekten başka
Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı Begonviller ve bir mavi kapı Ve illa amansız bir avlu getirsem. Dünya soğur, akşam serinlerken, Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok. Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim, Ve işte en gümüş cümlem: İçimi açtım…devamıBen sana kırmızı kiremitli bir çatı
Begonviller ve bir mavi kapı
Ve illa amansız bir avlu getirsem.
Dünya soğur, akşam serinlerken,
Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
Ve işte en gümüş cümlem:
İçimi açtım sana. İçini açmak için.