Okuduğum bir çok yorumda Anne ve onun cesurluğu, hayal gücü övülmüş. Ben ise Anne'yi her izlediğimde hayal gücüne sığınmak zorunda kalan, korkmuş bir kız çocuğu gördüm. Her karakterin adını bilmediğim ama bir çok sahnede kendini belli eden psikolojik rahatsızlıkları var…devamıOkuduğum bir çok yorumda Anne ve onun cesurluğu, hayal gücü övülmüş. Ben ise Anne'yi her izlediğimde hayal gücüne sığınmak zorunda kalan, korkmuş bir kız çocuğu gördüm. Her karakterin adını bilmediğim ama bir çok sahnede kendini belli eden psikolojik rahatsızlıkları var ve bunları inceleyip çevremle karşılaştırmak, sonraki adımlarını tahmin etmek acayip keyifliydi.
Karakterlerin hepsine gönderinin sonunda zaten değineceğim o yüzden biraz giysileri öveyim, herkes o kadar güzel giyiniyordu ki izlerken biraz büyülendim. Dizinin samimiyetine değinmeden edemeyeceğim; hepimizin sonsuz sandığı ortaokul arkadaşlıkları, deneyimsizlikten doğan aptalca sohbetler, çevrenin küçük olmasından dolayı gelen dedikodu problemi ve var olan sorunu çözmek için birlik olmacalar falan cidden izlerken iyi hissettiriyordu. Onun haricinde nedense hüzünlü sahnelerde çalan müziği şuan adını unuttuğum bir şarkıya acayip benzettim, neyse aklıma gelince yazarım yorumlara.
Dizinin iyi şeylere değindiği kadar kötü şeylere değinmesi hoşuma gitse de esasında pespembe bir dünyaya ev sahipliği yapıyor. Evlatlarını kendi önyargılarıyla büyüten bir anne en sonunda onlara zarar verdiğini farkedip özür diliyor, ömrü boyunca çeşitli zorbalıklara katlanmış bir yetim bağlanma problemi yaşamadan gayet sağlam bir şekilde hayata devam ediyor, toplumun fikirleri iki üç eylemle değiştirilebiliyor ve elbette bir çok şey mutlu sonlanıyor. Cidden bu dizinin fantastiklik seviyesi doctor who ile yarışır ")
Tamam tamam bundan sonrası spoiler, böyle dizi boyunca farkettiğim şeyleri yazacağım unutmamak için.
Öncelikle Anne; her ne kadar cesur diye nitelendirilen bile onun kadar korkağını görmedim dizide. Ne zaman bir sorunla karşılaşsa ya kaçıyor ya da gene kaçıp başkalarının onu yüreklendirmesini bekliyordu. Özellikle ilk sezonlarda hayal kurarken gerçeklikle arası öyle açılmıştı ki, yanan kekin kokusunu bile almadı. Belki de kendini çirkin olarak nitelendirdiği için kitaplarla arasını bu kadar iyi tutmuştur ve elbette insanları manipüle etmek yeteneğini görmezden gelemeyiz. Sadece bir kaç sahnede Anne'nin travmalarının etkisini gördük, bu bence çok yetersizdi")
Matthew; çocuk olamamış koca adam. Abisi vefat ettikten sonra belki de sığınacak yeri kalmadığı için yavaşça içine kapanıp en sonunda Anne'ye yardım ederek kendi çocukluğunu iyileştidi. Adamın her sözü, her hareketi çok tatlıydı. Özellikle her koştuğunda çok eğleniyordum.
Marilla; yine erken yaşta çocukluğunu kaybedip Anne ile kendine yardım eden biri. Ne zaman bir sorunla karşılaşsa kendini meşgul etmek için ev işlerine kendini veriyordu, abisi öldüğü zaman annesi kendini salınca tüm ipleri elinde tutma çabası da bu yüzden sanırım. Ne olursa olsun Anne'ye olan tavırları cidden saygı duyulası ve aralarındaki bağ ise çok imrenilesiydi.
Diana; Anneyle bu kadar yakın olma sebebi, kendinin cesaret edemediği "kendi olma savaşını" Anne de görebilmesiydi. Bölümler geçtikçe ve safe placeinden çıktıkça dünyanın sadece ailesinin dediklerinden ibaret olmadığını fark etmesini izlemek çok güzeldi. Özellikle teyzesinin partisinde her şeyi garipsemesi çok doğal gelirken, sonra hemen kabullenmesi ise çok yapmacık gelmişti. Bunun da hikâyesi mutlu bitti işte, keşke biraz ağlayarak kırdıkları kanatlarımı işlevsel hâle getirebilseydim.
Cole; dizideki en akıllı, en analitik zekaya sahip olan, en işlevsel ve en sevdiğim karakter. İlk başta Anne, Gilbert ve Cole aşk üçgeni yapacaklar diye ödüm kopmuştu çünkü Cole bunu haketmeyen harika bir karakter. Yeteneği ve isteği olan bir konuya karar veriyor, motivasyon düşüklüğü yaşıyor ve kendine gelip çok net seçimler yapıyor. ABİ YANİ HARİKA YA BAYILDIM BU ELEMANA. Anne ile tartıştıklarında "sevilmeye bu kadar mı muhtaçsın?" diye ona sitem etmesi ve yine Gilbert'ın Anne'ye olan hislerini farkedip bunu dile getirmesi, çevresini analiz edip "ya bak neden böyle davrandığını sor bi kendine" temalı nutuk çekmesi.... Çok çok iyi bir karakterdi.
Sanırım bu kadar ya, keşke benimde zengin ve yobaz olmayan bir teyzem olsa ")