Sekiz ayda 13 bölüm izleyip, dokuzuncu ayda kalan 7 bölümü 5 saatte bitirdikten sonra kendimi hiç olmadığım kadar özgür ve rahatlamış hissediyorum. Marco poloyu bittirişim kendi içimde bir devri kapatışımdır. An itibariyle deli manyak dizi izleyen halime geri dönmüş bulunmaktayım,…devamıSekiz ayda 13 bölüm izleyip, dokuzuncu ayda kalan 7 bölümü 5 saatte bitirdikten sonra kendimi hiç olmadığım kadar özgür ve rahatlamış hissediyorum. Marco poloyu bittirişim kendi içimde bir devri kapatışımdır.
An itibariyle deli manyak dizi izleyen halime geri dönmüş bulunmaktayım, hayırlı uğurlu olsun.
Olur da bir gün öldüğümde hayatım gözlerimin önünden geçerse, göreceklerim tek bacaklı yolcu gibi dağınık, bağımsız, ezici olacak muhtemelen. Birbirinden kopuk gibi gözüken insanların bende yarattığı aynı kekremsi his, akabinde o hisle baş edemeyiş, arkamda beni kovalayıp durduğunu sandığım "diktatör",…devamıOlur da bir gün öldüğümde hayatım gözlerimin önünden geçerse, göreceklerim tek bacaklı yolcu gibi dağınık, bağımsız, ezici olacak muhtemelen. Birbirinden kopuk gibi gözüken insanların bende yarattığı aynı kekremsi his, akabinde o hisle baş edemeyiş, arkamda beni kovalayıp durduğunu sandığım "diktatör", kaçamayış ama sürekli bir arayış içinde bir arada kalış.
İnsan ister kabul etsin ister etmesin, yaşadığı yerden kopamaz, orayı unutamaz. Unuttum dediği kendi kafasında bir kapı kapatmak, kendi ile arasına duvar örmektir çoğu zaman, nereye giderse gitsin o duvarın ağırlığını ve arkasındakilerden duyduğu korkuyu da kendine yük eder. Kendisi ona yeterince yük olmuyormuş gibi, kendisinden kaçışı da ziyadesiyle yorar onu ama o bunu da bilmez çünkü ne hissettiğini bilecek kadar tanımıyordur kendini.
Hislerin peşinde koşmaya çalışır, kendiyle kuramadığı bağı başka insanlarla kurmayı dener ve başarısız olur. Kendine en yakın olanla bile anlaşamayan biri nasıl başkaları ile sağlıklı bir bağ kurabilir ki? Ama kişi çoğu zaman bunu da anlamaz. Sadece tuhaf, tatsız ve içinde sürekli cızırdayıp duran huzursuzluğu bilir.
Herta Müller bu hisleri okuyucuya çok silik bir karakterde, fazla net açıklayışıyla büyüledi beni. Olayların kopukluğu, anlam veremediğim karakterler, rastgele diyaloglar ve çevreyi betimleyişinin karakterle paralellik gösterişini okurken çok keyif aldım. Biraz kafası karışık, bağlam kurması zor, olayların içine çok girilmesine de izin vermiyor, e hâliyle bu da okumanın akıcılığına ket vuruyor. Gerçi ben karakterin iç dünyasını yansıtışını çok beğendiğimden benim için çok sorun olmadı ama okuyan çoğu kişinin zorlanmasını da anlayabiliyorum.
Her neyse, bu kadardı teşekkürler.
Evet şimdi oturdum ve bu diziye inceleme yazacağım. Mesela şuan buna hazır mıyım? değilim, ama umarım siz hazırsınızdır. Seviyor sevmiyor ilişki analizlemek, insan gözlemlemek ve eğlenip kafa dağıtmak için uygun bir dizi gibi gözükebilir, ki Türk dizisi kriterlerine baktığımızda öyle…devamıEvet şimdi oturdum ve bu diziye inceleme yazacağım. Mesela şuan buna hazır mıyım? değilim, ama umarım siz hazırsınızdır.
Seviyor sevmiyor ilişki analizlemek, insan gözlemlemek ve eğlenip kafa dağıtmak için uygun bir dizi gibi gözükebilir, ki Türk dizisi kriterlerine baktığımızda öyle de bir dizi, ama sikko bir romantik komedi dizisi de insanı bu kadar yormayıversin. Düşünsenize yorgunsun ve kafa dağıtmak için bu diziyi açıp ağlıyorsun, ne bileyim üzülüyosun, içinden sekiz kez katil olup, müebbet hapis yatmışsın. Hadi şimdi abartıyı keselim ve diziyi konuşayım.
Özgüvensizlik ve dürüstlük üzerine kurulmuş bir hikaye; yani bu hayatta en önemli şeyin insanın kendine ve potansiyeline olan saygısı olduğunu defalarca vurgulayan ve bunu resmen seyirciye bile dürüst olmadan yapan bir dizi. İlk sahneden itibaren verilen yanlış kararları düzeltmek için verilen daha çok yanlış karar, bunun insanları yıpratışı, bencillikler, çıkarlar ve zaaflar ve nispeten iyi oyuncuların oynadığı nispeten iyi yazılmış karakterler. Şöyle bir diziye baktığımda karakterlerin en başından beri hiç değişmediğini, sadece olanı kabullenip geçmişe dönme çabalarını görüyorum. İlk bölümlerin verdiği o küçük mahcubiyet eşliğinde eğlenmeler ve şakalar komikliklerin yerini çirkefliklere ve bencillikler bırakmış olması beni cidden çok üzüyor ve olacak olanın olmuş olmasına da çok şaşırmıyorum.
Tuna'yı ilk gördüğüm anı; tavırlarındaki çocukluğu, olaylar karşısında verdiği mantıklı tepkilerini, zaaflarını bilip yine de bile bile yanlış yapmasını, kendi kendine konuşup yalnızlığını tolere edişini, akıllı olmasını en çok da akıllı olmasını o kadar sevmişken; ondan nasıl bi ilgi oruspusu çıkardılar bakın onu aklım almıyor.
Koca koca insanların kendilerini düşürdükleri durumlar ve dizinin sonuna yığılmış dandik dram ögeleri, karakterlerin başta mommy ve daddy olmak üzere birtakım problemlerinin nasıl bu kadar uzun süre daim olup, herhangi bir müdahaleye tabii tutulmamış olması, mutlu diye bize kakalanan son... Sanırım izleyici olarak zerre umursanmıyoruz dedirtiyor.
Sonuç olarak sekiz yıl öncesinin dizisinde oldboy, tarkovsky ve daha bir çok edebiyat/sinema göndermesini yakalamak, iPhone 4 falan görmek, iyi oyuncu izlemek güzeldi.
Bu kadardı arkadaşlar adam olun, kendinize güvenin!
Disco in my head/erik sumo
Ağustos Kitap 1.) kitap yiyici 2.) köpek kalbi 3.) aganta burina burinata 4.) ölüm pornosu DİZİDE BİTTİRMEDİM BU AY A Film 1.) ready or not 2.) level 16 3.) fright night 4.) ghosted 5.) that's my boy 6.) the secret…devamıAğustos
Kitap
1.) kitap yiyici
2.) köpek kalbi
3.) aganta burina burinata
4.) ölüm pornosu
DİZİDE BİTTİRMEDİM BU AY A
Film
1.) ready or not
2.) level 16
3.) fright night
4.) ghosted
5.) that's my boy
6.) the secret garden
7.) the menu
8.) first love
Harika verimli woooooaaaaaaaw
Utandığım için 10 puan verip favorilerime ekleyemedim, cidden film -tüm etik kuralların çiğnenmesi dışında- kafamın işleyişi gibiydi. Uzun zamandır bu kadar eğlendiğim, keyif aldığım, random oluşuyla benim bile kafamı allak bullak eden bi şey seyretmemiştim. Ya üstelik Andy ile Adam'ın…devamıUtandığım için 10 puan verip favorilerime ekleyemedim, cidden film -tüm etik kuralların çiğnenmesi dışında- kafamın işleyişi gibiydi. Uzun zamandır bu kadar eğlendiğim, keyif aldığım, random oluşuyla benim bile kafamı allak bullak eden bi şey seyretmemiştim. Ya üstelik Andy ile Adam'ın baba oğul oluşunun bu kadar iyi olacağını ve Milo Ventimiglia'yı bu şekilde görmenin bende yarattığı travmanın bu kadar büyük olacağını kim tahmin edebilirdi ki?
Kısaca; güzeldi, kötüydü çok kötüydü ama güzeldi, en azından ben çok sevdim.
so, WAZZAAAAAAAAAAAAP???
Cole'un astım olduğunu unuttular film boyunca ve sürekli en heyecanlı yerinde adamın kriz geçirmesini bekledim. Film çekilirken aşırı eğlenilmiş bu o kadar belli oluyor ki seyrederken, ister istemez eğleniyorsunuz. Gerçi arkadaşlarımla izlediğim için de çok eğlenmiş olabilirim bilmiyorum. Çıtır çerez,…devamıCole'un astım olduğunu unuttular film boyunca ve sürekli en heyecanlı yerinde adamın kriz geçirmesini bekledim. Film çekilirken aşırı eğlenilmiş bu o kadar belli oluyor ki seyrederken, ister istemez eğleniyorsunuz. Gerçi arkadaşlarımla izlediğim için de çok eğlenmiş olabilirim bilmiyorum.
Çıtır çerez, biraz eğlenceli, biraz uzun, saçma sapan bir film. Üst üste izlediğim sikko korku filmlerinden sonra iyi geldi.
Kitabı okurken artık fiziksel kitapları okurken onları yeme merağından nasıl kurtulacağını düşünürsün. Stonks ↗️ Ama sonlara geldiğinde matbaacılıkla beraber parşömen kitaplarının tadının gittiğini öğrenirsin... Not stonks ↘️
Temmuz Kitap: 1.) kötülük çiçekleri 2.) antihalife 3.) ingeborg bachmann tüm şiirleri 4.) Galileo'nun pergeli 5.) komik bir hikaye 6.) hayat yollarında 7.) pal sokağı çocukları Dizi: 1.) one piece (live action) Film: 1) ratatouille 2.) define adası 3.) it's…devamıTemmuz
Kitap:
1.) kötülük çiçekleri
2.) antihalife
3.) ingeborg bachmann tüm şiirleri
4.) Galileo'nun pergeli
5.) komik bir hikaye
6.) hayat yollarında
7.) pal sokağı çocukları
Dizi:
1.) one piece (live action)
Film:
1) ratatouille
2.) define adası
3.) it's kind of a funny story
4.) never let me go
5.) kubo and two strings