BEKLENEN Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni, Gelme, artık neye yarar? Necip Fazıl Kısakürek
Kafam dağılsın diye izlediğim fakat yine aynı duyguların içine düştüğüm bir filmdi. Bazı sahnelerde ne kadar saçma ya diye düşünüp kapatmak istediğim oldu yine de devam ettim. Çok da bir şey beklemeyin bence ama izlenir.
Bu film bana aslında görüp de görmezden geldiklerimi tekrar gösterdi. Bana ayna tuttu diyebilirim. Sonunu da güzel bağladılar bence. Ve dürüst olmak gerekirse çok ağladım,hem filme hem kendime ama en çok kendime, yaşayamadıklarıma... 🖤
Pencerede, saksıda bir çiçek vardı. Rengi o kadar güzel, kokusu o kadar hoştu ki... Ama bu çiçeği o güzel rengine ve o hoş kokusuna rağmen fark eden yoktu. Saksının içinde yapayalnızdı çiçek. Güneşi çok severdi ama bulutlar araya girip güneşi…devamıPencerede, saksıda bir çiçek vardı. Rengi o kadar güzel, kokusu o kadar hoştu ki...
Ama bu çiçeği o güzel rengine ve o hoş kokusuna rağmen fark eden yoktu. Saksının içinde yapayalnızdı çiçek.
Güneşi çok severdi ama bulutlar araya girip güneşi görmesini engelliyordu.
Çiçek anlam veremedi ne yaparsa yapsın görülmemeye ama yine de arada görünen güneşe inanarak umut etmekten hiç vazgeçmedi, vazgeçmeyecek de...
"Bir şehri içinde sadece o yaşadığı için sevmek diye bir şey var. İster sev ister sevme, onun sevdiğini öğrendiğin her şeyin bağımlısı haline gelmek diye bir şey var. Herkesten, her şeyden kaçıp sadece ona sığınmayı istemek diye bir şey var.…devamı"Bir şehri içinde sadece o yaşadığı için sevmek diye bir şey var. İster sev ister sevme, onun sevdiğini öğrendiğin her şeyin bağımlısı haline gelmek diye bir şey var. Herkesten, her şeyden kaçıp sadece ona sığınmayı istemek diye bir şey var. Onun hakkında, "Sen daha iyilerine layıksın, sana başka insan mı yok, o seni hak etmiyor," diyen herkesin söylediği bunca şeyi duymazdan gelip sadece onun ağzından çıkacak ses tonuna kulak vermek diye bir şey var. Onun ses tonunu çiçek saksılarına ekmeyi istemek diye bir şey var. Terk edildikten sonra bile onun bıraktığı acılara bağlı kalarak yaşamak diye bir şey var. Başkalarıyla olduğunu gördüğün halde onun mutluluğu için dua etmek diye bir şey var. Dinlediğin bir şarkının nakaratında ona rastlamak, okuduğun bir kitabın sayfasında, onu başkasına ait bulduğunda bile o cümlenin altını çizmek diye bir şey var. Görmezden gelindiğini hissettiğin her an gözlerinin ondan başka hiç kimseyi görmemesi diye bir şey var. Kokusuna doyamayıp kokusunu kavanoza hapsetmeyi istemek diye bir şey var.
-Miraç Çağrı Aktaş