Akademideki profesör hocamız “Kaderci toplumlarda ölümün önemi yoktur” diye bir cümle kurdu. Sizce gerçekten öyle mi? Depremi düşünün mesela, kaderleriyle mi vefat ettiler ya da birçok etken söz konusu muydu?
Hayatım “Remembrance” parçasına benziyor; kimi anlar sessiz ve durgun, kimi anlar aniden yükselen bir fırtına.. ama bu yükseliş ne bir özgürlük ne de bir kaçış sunuyor, sadece derinleşen bir melankolinin yankısı oluyor ve her yükseliş, sonunda beni yine o tanıdık…devamıHayatım “Remembrance” parçasına benziyor; kimi anlar sessiz ve durgun, kimi anlar aniden yükselen bir fırtına.. ama bu yükseliş ne bir özgürlük ne de bir kaçış sunuyor, sadece derinleşen bir melankolinin yankısı oluyor ve her yükseliş, sonunda beni yine o tanıdık melankoliye geri getiriyor.
“Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?” ~VictorHugo