Yaaaa, çok güzel bir film olmuş. İzlemesi terapi gibiydi cidden. Bütün negatifliklerden arınmış gibi hissediyorum kendimi. Saf duygularla dolmuş, taşıyor gibiyim. Keşke böyle hissetmeye devam edebilsem hep...
Gerçek hayat hikayelerinden alınarak hazırlanan yapımları bir show gözüyle izlemek veya yorumlamak çok doğru gelmese de şunu belirtmek istiyorum: Ben Menendez Kardeşler'in sezonunu Dahmer sezonundan daha sürükleyici buldum. Menendez kardeşleri izlememin üzerinden geçti baya, o yüzden onlar adına pek yorum…devamıGerçek hayat hikayelerinden alınarak hazırlanan yapımları bir show gözüyle izlemek veya yorumlamak çok doğru gelmese de şunu belirtmek istiyorum: Ben Menendez Kardeşler'in sezonunu Dahmer sezonundan daha sürükleyici buldum. Menendez kardeşleri izlememin üzerinden geçti baya, o yüzden onlar adına pek yorum yapamayacağım.
Katilleri karşılaştırmak, bir diziden yola çıkıp yorumlamak da istemiyorum ancak Menendez Kardeşlerin cinayetine reasonable diyebiliyorum. Bu asla doğru bulduğum veya onları savunduğum anlamına gelmiyor ancak fikrin arkasındaki motivasyonu görebiliyorum en azından. Dahmer'da ise bunu yapamıyorum. Saf kötülük bana göre. Sonlara doğru Tanrı'ya döndüm, vaftiz olmak istiyorum kısmına da hiç ikna olmadım.
Dizide olaya tamamen Dahmer perspektifinden yaklaşıldığını düşünüyorum. Bir belgesel niteliğinde hazırlanmış olabilir ancak izleyiciyi (en azından beni) nerdeyse katille empati kurdurmaya çalışmışlar gibi hissettim. Kurbanlar için bir sahnede onlar sadece Dahmer'ın kurbanı olarak anılmamalı, onlar da birer insandı, bir zamanlar yaşadılar denmişti ama böyle bir şey diziye yansıtılmadı mesela. İzlediğim diziye göre de onlar birer kurban olarak kalmışlar bence.
Dönemin siyasi, toplumsal yapısı da bir noktada gözler önüne serilmiş ancak çok eksik kalınmış bence. Belki de bu noktada yapımcıları suçlamamalıyım. "Beğen ya da beğenme, olan biten bu. Yaşanan bu." diyebilirler. Ama ben açıkçası birazcık daha eleştiri niteliğinde bir yapım bekledim. Bu olayı kendilerince yorumlayıp yayımlamalarını istiyorum gibi bir şey demiyorum bu arada. Ama o dönem varsa bu olay üzerine bir ayaklanma, ben vardır diye düşünüyorum, bunu da görmek isterdim. Kurbanların ailelerinin mücadelelerine daha fazla tanıklık etmek isterdim. Dahmer'ın yarattığı zararı gözler önüne daha net bir şekilde sersinler isterdim.
Tek gördüğüm Dahmer'ın tüm bu olanları neden yapmış olabileceği, ailesinin buradaki rolü ki ben aileden de nefret ettim. Kesinlikle çok kötü birer ebeveyn ikisi de. Hatta ortada olmayan bir ebeveynlik var orası ayrı konu da. İş işten geçtikten sonra akıllarına anne-baba oldukları gelmiş resmen. Özellikle babasının kendi yanlışlarını, suçluluk duygusunu örtbas etmek için Dahmer'ın durumunu normalleştirmeye çalıştığını düşünüyorum. Öldükten sonra Dahmer'ın beyninin incelenmesini istememesinin nedenini de kendisine bağlıyorum. Yok işte vasiyetmiş, falanmış filanmış... Palavra bence. Dahmer'ın varsa bir genetik yatkınlığı, buna kendisinin sebep olabileceğini düşünerek hareket etmiş bence. Dahmer'ın ona beni affedebilecek misin diye sorduğu kısımda affettim demesini de hatta olaya no big deal gibi yaklaşmasının sebebini de içten içe kendisini aklamaya çalışması olduğunu düşünüyorum.
Bu konuda yazmak istediğim çok şey var hâlâ, çok doluyum, yazdıkça yazasım geliyor. İsyan etmek istiyorum aslında. Ama neyse diyeceğim... İğrenç bir olay gerçekten! İğrenç zihniyetlere sahip insanlarla dolu bir dönemde yaşanmış olması da büyük talihsizlik.
Bir K-Pop hayranı olarak yorum yapacağım. Objektif bakamıyorum, so sorry. K-Pop üzerinden ilerlemesini geçtim, ben müzikal yapımlara da bayılırım. Ekstra objektif olamıyorum yani. Sorry, again. Filmi az önce izledim ancak yayınlandığından beri bütün şarkıları, sahneleri sosyal medyada tekrar tekrar görmüş,…devamıBir K-Pop hayranı olarak yorum yapacağım. Objektif bakamıyorum, so sorry. K-Pop üzerinden ilerlemesini geçtim, ben müzikal yapımlara da bayılırım. Ekstra objektif olamıyorum yani. Sorry, again.
Filmi az önce izledim ancak yayınlandığından beri bütün şarkıları, sahneleri sosyal medyada tekrar tekrar görmüş, izlemiş ve playliste eklemiştim. Şarkılar çok güzel, sahne şovları çok güzel, kıyafetler çok güzel...
Ancak olay örgüsü diyorsanız, bana giriş-gelişme-sonuç ver diyorsanız biraz hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Tabii ki eksiklikler var. Film yerine bir dizi olsaymış daha iyi olabilirmiş diye düşünüyorum. Yani karakterlerin ani fikir değişiklikleriyle karşılaşmak yerine başladığı noktadan bulunduğu noktaya adım adım nasıl geldiğini görmek daha güzel olabilirdi. Özellikle Jinu ve Rumi için söylüyorum bunları. Filmin en önemli karakterleri, bu yüzden onların hikayelerinin detaylarına inmek isterdim ben de.
Boşlukları kendimiz doldurmak zorunda kalsak da ben filmi beğendim. Huntrix ruhumu korumaya çalışırken Saja Boys fan club açmaya gidiyorum ben.
Filmin ikincisi de yapılacakmış diye duydum ama ne kadar doğru bilmiyorum, araştırmadım. İkincisini de heyecanla bekliyorum açıkçası. Give me moreeee..
Yarım bırakacağım sanırım yaa. Diziyi sosyal medyada gördüğüm "swag" ve "Messi" sahnelerinden biliyorum .d Tatlı, keyifli bir dizi izlemek istediğim için başlamıştım. 13. bölüme kadar geldim. Hepsini üst üste izlemedim bu arada. Sıkıldıkça açıp izledim daha çok. Ama şu an…devamıYarım bırakacağım sanırım yaa.
Diziyi sosyal medyada gördüğüm "swag" ve "Messi" sahnelerinden biliyorum .d
Tatlı, keyifli bir dizi izlemek istediğim için başlamıştım. 13. bölüme kadar geldim. Hepsini üst üste izlemedim bu arada. Sıkıldıkça açıp izledim daha çok. Ama şu an bölümlerin kendisi beni sıkmaya başladı. "Cringe" kelimesini kullanmaktan hoşlanmıyorum ama başka nasıl tarif edebilirim emin değilim. Karakterlerin konuşma tarzları, hâl, tavır ve hareketleri bir yerden sonra gözüme batmaya başladı. Aslında zaten dizinin olayı o bence. Ama işte bir yerden sonra beni sarmadı. Yarım bırakmak da istemiyorum ama gerçekten max. 5 dk dayanabiliyorum. Mod değişikliğinden böyle hissediyor da olabilirim. Belki de o tatlı ve keyifli bir şey izleme havasında değilimdir şu an. Devamında ne olacak gibi bir merak da yaratmadığı için yarım bırakmak en mantıklı seçenek olacak sanırım.
Don't know what else to do.
Yaaaa ne yazacağımı hiç bilmiyorum. Ancak gönderisiz bırakmaya da gönlüm el vermedi. Bugüne kadar nasıl izlemem ben bu harika, tatlış, müthiş animasyonu! Tabii ki daha önce çok fazla sahnesini sosyal medyada gördüm ve film hakkında az çok fikrim vardı. En…devamıYaaaa ne yazacağımı hiç bilmiyorum. Ancak gönderisiz bırakmaya da gönlüm el vermedi. Bugüne kadar nasıl izlemem ben bu harika, tatlış, müthiş animasyonu! Tabii ki daha önce çok fazla sahnesini sosyal medyada gördüm ve film hakkında az çok fikrim vardı. En azından ben öyle sanıyordum. Çünkü filmi izledikçe hiçbir şey bilmediğimi fark ettim. O kadar güzel işlenmiş ki her şey... Ve verilen mesaj o kadar net ki... Ahhh nasıl daha önce izlemem gerçekten aklım almıyorrr...
Fun Fact: Animasyonu izlerken tilkiyi seslendiren sanatçının Robert Downey Jr. olduğunu zannediyordum. Sesini aşırı benzettim. Adamı resmen seslendirirken hayal ettim. Şarkıcı da Shakira falan... Ne güzel tanıdık sesler, çok da yakışmış diyorum kendi kendime. Film sonunda isimler çıkınca cenaze sahnesini düğün zanneden Tom Holland gibi "Where's Robert?" oldum. It was quite an embarrassing moment for me.
And that's it.
Bu yorumu animeyi izlesem mi izlemesem mi diye ikilemde kaldığın için okuyorsan hiç boşuna okuma git izlemeye başla. Zaten kayda değer bir şey de yazmadım. Okuyarak zaman kaybetme yani :) Ya yorum yazmak, düşüncelerimi paylaşmak istiyorum ama beynim o kadar…devamıBu yorumu animeyi izlesem mi izlemesem mi diye ikilemde kaldığın için okuyorsan hiç boşuna okuma git izlemeye başla. Zaten kayda değer bir şey de yazmadım. Okuyarak zaman kaybetme yani :)
Ya yorum yazmak, düşüncelerimi paylaşmak istiyorum ama beynim o kadar fazla yüklendi ki son bölümle beraber, düşüncelerimi toparlayıp iki kelimeyi bir araya getiremiyorum. Keşke re-post özelliği olsa uygulamada. Ya da alıntılama. Neyi nerden ele alacağıma karar vermeme yardımcı olurdu en azından. Ya da keşke fotoğraf paylaşabilseydim. Çünkü bitirdiğim her bölümden sonra çıldırıyorum şu an neler oluyor diye mesaj attığım arkadaşımla yazışmalarımı görmenizi isterdim. Yazışma dedim ama monolog daha çok .d kendisi izlemediği için neyden bahsettiğimi bilmiyor. Tepkilerime anlam da veremiyor haliyle. Ama bu beni ona yazmaya devam etmekten alıkoymuyor. Çünkü içimde tutamıyorum duygularımı..
İki tip izleyici vardır derler ya. Sessiz, sakin, tepkisiz bir şekilde baştan sona izleyen bir tip var mesela. O asla ben değilim. 10 kere durdurup kendi kendime konuşup devam ederim. Şoka uğradığım kısımları ikinci bir şok yaşamak için geriye alır bir daha izlerim. Evdekilerin rahatsız olmayacağını ya da benim rahatsız olduğumu düşünmeyeceklerini bilsem bağırıp tepki göstereceğim tonlarca sahnede sessiz çığlıklar atarım. Dizide sevindiğim bir olay yaşandığında durdurup iki üç saçma dans hareketi yapmadan duramam...
Bunun seriyle alakalı bir yorum olması gerekiyordu benimle alakalı değil. Ama yani bu anlattıklarımın hepsini de bu seriyi izlerken yaptım. Öyle harika bir seri yani.
Devamı var mı, gelecek mi bilmiyorum. Bir yandan gelsin öbür yandan gelmesin istiyorum. Gelirse eğer, bu kadar şey yaşandı üstüne ne koyabilir diye düşünüyorum. Bir de son yaşananlar anlamını yitirirse diye bir endişem var. Gelmezse eğer içerde kalmış, akıbeti belirsiz karakterlerimiz var. Onları da bir görsek iyi olurdu diye düşünüyorum. Bitmesine de bitmemesine de okayim yani öyle garip bir durum...
Bu arada serinin giriş ve çıkış müziklerinin de hakkını vermek lazım. Her yeni sezona geçtiğimde değişen opening'ler benim için çok önemli. Çünkü sezona heyecanla başlamamı sağlıyor. Özellikle sezonun ilk bölümünde şarkıyı ilk kez duyduğumda... 5. Sezonun introsu ne öyle?? Bayıldımmmm. Saf çılgınlık gibi hissettiriyor. Neden öyle hissettirdiğini anladım tabii sonrasında. Çünkü son sezon tam delirmelik. Kafayı yersin. What the hell is going on????
- If you were a Disney princess who would you be? - Cinderella, cause she's broke homie. She represents me. YO! lemme borrow $20. :) If you know, you know. :) Uzun zamandır içimden herhangi bir dizi ya da film…devamı- If you were a Disney princess who would you be?
- Cinderella, cause she's broke homie. She represents me. YO! lemme borrow $20.
:) If you know, you know. :)
Uzun zamandır içimden herhangi bir dizi ya da film izlemek gelmiyordu. Bu filmle deşarj oldum diyebilirim.
Senaryoya mı aşık oldum? Hayır!
Oyunculuğa mı aşık oldum? Hayır!
Bir şeye aşık olmadım aslında, ben genel anlamda müzikal tadında olan yapımları seviyorum zaten. Bu tarz filmlerden bana keyif vermesi dışında pek bir beklentim yok ayrıca. Üzerine kafa yormanı gerektirmeyen, az çok ne olacağı belli olan yapımlar. Ama eğlenceli mi eğlenceli. Yüzünde minik bir gülümseme ile izliyorsun tüm filmi. Daha ne olsun? E bir de yalan yok, kadının ön planda olduğu bir film olması ayrıca hoşuma gitti. :)
Ah, müziksiz bir dünya hayal edemiyorum gerçekten. Let's Get Loud.
Dizi hakkında yorum yapmak istemiyordum aslında. Ancak merak ettiğim bir husus var: İlk sezonun neden favori sezon olduğu? Çoğunluğun bakış açısı öyle gibi geldi bana. Dizinin ilk yayınlandığı zamanda ne kadar büyük yankı uyandırdığını hatırlıyorum. Rekor falan kırmıştı sanırım ilk…devamıDizi hakkında yorum yapmak istemiyordum aslında. Ancak merak ettiğim bir husus var: İlk sezonun neden favori sezon olduğu? Çoğunluğun bakış açısı öyle gibi geldi bana.
Dizinin ilk yayınlandığı zamanda ne kadar büyük yankı uyandırdığını hatırlıyorum. Rekor falan kırmıştı sanırım ilk sezon. En çok ülkede en fazla izlenen dizi miydi neydi hatırlayamadım şimdi. Yazdığım cümle de saçma geldi kulağıma ama nasıl düzeltirim bilemedim. Siz anladınız ne demek istediğimi. Ortalık biraz yatıştıktan sonra diziyi izlediğimde neden rekor kırdığını idrak edememiştim bir süre. "Neden sevildi bu kadar? Bana daha çok zaman geçirmelik bir dizi gibi geldi." diye şaşırdığımı hatırlarım hâlâ. Favori karakterim Eloise idi. Ki hâlâ öyle. Sırf onun hikayesini merak ettiğimden 2. sezon yayınlandığında o sezonu da izledim. Bence 2. sezon ilk sezondan kat kat daha iyiydi. Gerçekten severek izlemiştim. 3. sezonu da anca izleme fırsatı bulsam da benim için 3. sezon da çok güzeldi. Beklentilerin altında kaldığına dair çok yorum okudum. Başrollerin uyumsuz olduğunu söyleyen, hikayenin hızlı ilerlediğini söyleyen... Ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Bu sezon Francesca karakteri beni birazcık hayal kırıklığına uğratsa da genele baktığımda güzel bir sezon izlediğimi düşünüyorum. Hatta her geçen sezonun bir öncekinin üstüne katarak ilerlediğini düşünüyorum.
Not: Serinin kitaplarını okumadığım için dizide olması ve olmaması gerekenler nelerdi, ne yanlış aktarıldı, ne abartıldı, ne sönük kaldı bilemiyorum. Kitaplardan bağımsız olarak sadece izlediğim üzerine yorum yapıyorum.
Ek not: 3. Sezonun müzik seçimlerine BAYILDIM!
Bu arada Bridgerton serisini ilgiyle takip edenler arasında henüz Queen Charlotte dizisini izlemeyen varsa işi gücü bıraksın gitsin izlesin. Şaka bir yana, gerçekten güzel bir diziydi. Ayrıca Queen Charlotte dizisini izlemeniz Bridgerton'daki bazı karakterleri daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.
Minik bir alıntı ile yazımı sonlandıracağım dearest gentle reader:
- "I will stand with you between the heavens and the earth. I will tell you where you are. DO YOU LOVE ME?"
Beğenmedim. Üzerine uzun uzun yorum da yapmayacağım. Baş karakterden hiç hoşlanmadım. Film de onun üzerinden ilerlediği için çok sıktı beni. "Boğdu boğdu duvara attı. Çığlıklar, yardım çığlıkları." Türkçe altyazılı izleyeyim dedim, filmin yarısında Rumence konuşuyorlar zaten ve oralar çevrilmemişti, o…devamıBeğenmedim. Üzerine uzun uzun yorum da yapmayacağım. Baş karakterden hiç hoşlanmadım. Film de onun üzerinden ilerlediği için çok sıktı beni. "Boğdu boğdu duvara attı. Çığlıklar, yardım çığlıkları."
Türkçe altyazılı izleyeyim dedim, filmin yarısında Rumence konuşuyorlar zaten ve oralar çevrilmemişti, o da ayrı sinir bozucu. Rumence konuşulan kısımların önemli olduğunu düşündüğümden değil de film izlerken sokaktaki çöpten de bahsetseler bunu bilmek isterim ben.
Filmi izledikten sonra tabii ki yine Raf kullanıcılarının yorumlarına baktım. Herkesin görüşüne saygı duymakla beraber filmi beğenenlere burdan seslenmek istiyorum. 'Cidden mi? Yani ciddi ciddi, öyle mi? İlginç.'
Bir de yorumlarda kimse Kanal D'den bahsetmemiş. Bi' bana mı şaşırtıcı geldi? Çünkü sahneyi gördüğümde 'Oha, Kanal D!' dedim. Filmi izlemeyenler için; Kanal D ne alaka açıklayayım hemen: Bir sahnede kadın televizyondan haberleri izliyor, haberin yayınlandığı kanal da 'Kanal D' idi. Bu kadar yani. Bu arada tepkim 'Oha! Yurt dışında da Kanal D izleniyor, nasıl olabilir böyle bir şey?' gibi bir şey değil. Filmde görünce şaşırdım sadece. Acaba şaşırmamam gereken bir şey miydi diye düşünüyorum şu an.
Üzerine yorum yapmayacağım dedim yine iyi yazdım. Neyse, benden bu kadar.
Film üzerine yapılan yorumlara filmi izledikten sonra baktım da bazı yorumlar bana "Aynı filmi izlediğimizden emin miyiz?" dedirtti. Bazı yorumlar çok güldürdü. Bazıları da "Buna daha fazla katılamazdım." diye düşündürdü. Fikir ayrılıklarını severim. Bakış açımı değiştirecek güçteki fikirlere bayılırım. Ancak…devamıFilm üzerine yapılan yorumlara filmi izledikten sonra baktım da bazı yorumlar bana "Aynı filmi izlediğimizden emin miyiz?" dedirtti. Bazı yorumlar çok güldürdü. Bazıları da "Buna daha fazla katılamazdım." diye düşündürdü.
Fikir ayrılıklarını severim. Bakış açımı değiştirecek güçteki fikirlere bayılırım. Ancak bu film için şimdiye kadar okuduğum yorumlar filme bakış açımı değiştirmedi maalesef.
Korku filmlerinin, bütün olayı 'ver coşkuyu' dermişçesine son 20 dakikaya sığdırmaları beni artık şaşırtmıyor. Madem her şeyi sona saklıyorsunuz, o zaman tatmin edici bir son olsun istiyor insan. Çok sinir bozucu bir sondu, son bile değildi hatta. Filmin başı ile sonu aynı resmen. Kişiler değişti ama olay aynı, olayın sonucu aynı.
Filmin psikolojik yönünü düşünüyorum; ne anlatmaya çalıştı, vermek istediği mesaj neydi diye ancak bir sonuca varamıyorum. Net ve etkileyici bir sonuç yok yani benim açımdan.
Devam filmi varmış sanırım ya da çıkacakmış, emin değilim. Onu da izleyeceğim vaktim olursa. Beğenmediği filmin devamını niçin izlemek ister insan diye düşünebilirsiniz, haklısınız da. Ancak belki, bir ihtimal orada son bulur olay diye düşünüyorum. Nasıl sonlandıracaklar, sonlandırmanın bir yolu varsa neden uzattılar sorularına cevap bulmak istediğim için izleyeceğim. Umarım bir cevap bulabilirim.