Reşad Ekrem Koçu'nun bütün kitapları yağ gibi akıyor. İki seferde bitti. Akıcı roman tadında dönemin günlük yaşamını ve insanlarını şehrin arka sokaklarını yoldan sapmaya hazır halkı gözler önüne seriyor. Ilk Kızlarağasının Piçini okumuştum. Bir sonraki okuyacağım kitabı ise Istanbul Meyhaneleri…devamıReşad Ekrem Koçu'nun bütün kitapları yağ gibi akıyor. İki seferde bitti. Akıcı roman tadında dönemin günlük yaşamını ve insanlarını şehrin arka sokaklarını yoldan sapmaya hazır halkı gözler önüne seriyor.
Ilk Kızlarağasının Piçini okumuştum. Bir sonraki okuyacağım kitabı ise Istanbul Meyhaneleri ve Köçekler olacak.
Salt Arşiv sergisinde Resad Ekrem Kocunun Istanbul Ansiklopedisinden kesitler okumuş sehrin gözden kaybolsun istenilen terk edilen sahsina munhasir insanlarını tanımıştım. Kitapları da çok zevkli ve eğlenceli...
Kendimce sansür : çocuklara ve temel Osmanlı tarihi bilmeyenlere uygun değildir.
Ecdadımız falan diye yükselme potansiyeli olanlar okumasın.
Yankesicilerin dolandırıcıların bol olduğu büyük şehirlerde her tip insan var. Tarihe karıştılar diye her kişinin masum melake iyi yürekli inancli olduğunu varsaymak komik olur.
Film tiyatro oyunundan uyarlama, ya çok sevilmiş ya nefret edilmiş irlanda aksanini cok başarısız bulan anadili olanların 0-1 puanlari ve nefret dolu yorumlari internetin her kosesinde tatli,absurt, beklenmedik derecede duygusal konuşmalar yapan karakterleri olan, manyak bir atın ve bolca yağmurun…devamıFilm tiyatro oyunundan uyarlama,
ya çok sevilmiş ya nefret edilmiş
irlanda aksanini cok başarısız bulan anadili olanların 0-1 puanlari ve nefret dolu yorumlari internetin her kosesinde
tatli,absurt, beklenmedik derecede duygusal konuşmalar yapan karakterleri olan, manyak bir atın ve bolca yağmurun olduğu, görüntülerin muazzam olduğu bir kasaba hikayesi. Karakterler şahsına münhasır. Keyifle izledim. İzleyicilerin filmlerden ne beklediklerini bu kadar nefret edecek ne bulduklarını anlamasam da ben keyifle izledim eğlendim. Evet stereotype değil kimse evet duygularını çok iyi anlayamıyorlar bol bol gitmenin ve gelmenin olduğu evden çok yolda arabada çayırda geçen bir film. Tiyatro tadı var gerçekten.
İzlediğime pişman değilim. Letterbox yorumları çok tatsız ama bence güzeldi.
Allahim oscarlar akademi ödülleri yağsın bir film değil öyle olmak zorunda da değil
Daha sade bir Türkçe ile yazılmış olsa daha çok keyif alabilirdim. Ama anlaması çok zor değildi. Sadece 88 sayfalık bir kitap. Önemli bir eser ve pek çok açıdan ilk kabul edildiğinden. Öğrencilerin ve tarih severlerin okumasında yarar var. Keyifli komik…devamıDaha sade bir Türkçe ile yazılmış olsa daha çok keyif alabilirdim. Ama anlaması çok zor değildi. Sadece 88 sayfalık bir kitap. Önemli bir eser ve pek çok açıdan ilk kabul edildiğinden. Öğrencilerin ve tarih severlerin okumasında yarar var. Keyifli komik kısımları yok değil. Yirmisekiz Mehmet Çelebinin kendi notlari olduğundan lafını çekinmiyor örneğin metin temize çekilirken, konukların elleri kolları dolu şekerlerle çöreklerle hediyelerle geldiği yazılmış, Mehmet Çelebi üstünü çizmiş elleri kolları boş geldiler tek kutu getirmişlikleri yoktur yazmış.
Arjantin edebiyatından bir eser okumam gerektiği için (#bizimbüyükchallangeimiz) okudum. Kreutzer Sonat üstüne okunacak kitap değilmiş tek tavsiyem o olur. Farklı bi kaosa sahip anakarakter fazla evhamlı telaşlı biraz nevrotik çokça paranoyak :)
*Kamera Arkası belgeselini de izleyin öyle yorum yapın* Filmin önemini ve altyapısını bilmeden izlerseniz basit bir küçük krallık romantik komedisi gibi gelse de çekimleri çok güzel. Danimarka Kraliçesinin kolajlarını mekan tasarımında temel olarak kullanmışlar. a Anladığım kadarıyla Danimarka Kraliçesi projenin…devamı*Kamera Arkası belgeselini de izleyin öyle yorum yapın*
Filmin önemini ve altyapısını bilmeden izlerseniz basit bir küçük krallık romantik komedisi gibi gelse de çekimleri çok güzel.
Danimarka Kraliçesinin kolajlarını mekan tasarımında temel olarak kullanmışlar. a
Anladığım kadarıyla Danimarka Kraliçesi projenin yapımcısı peki neden yapımcı bir Kraliçe? Film ünlü yazar Blixen Karen ( Isak Dinesen) 'in kısa romanından uyarlama. Pek çok kez nobel edebiyat ödülü için aday olan Baronesin aydın bir ailesi var (Örneğin Halası feminist yazar ve kadın hakları aktivisti olarak geçiyor kadın 1857 doğumlu ) İskandinav yazarların ödül almasının jüri kararlarının tarafsızlığını sorgulatacağı düşüldüğünden ödül alamamış.
Şahsına münhasır bir insan olduğu belli olan yazar barones olmak için aşık olduğu adamin erkek kardeşiyle evlenmiş. Dört ya da Beş farklı mahlasla yazmış ve kitaplarını yayınlamış. Ingilizce yazdığı eserleri var. İngilizce konuşulan ülkelerde Isak Dinasen Almanca konuşulan ülkelerde Tania Blixen olarak tanınıyor.
Bir süre afrikada yaşamış burada yazdığı kitaplar var.
Film biraz itibar projesi ve kültürü yaşatmak için yapılmış... Zaten Karen Blixen bazı eserlerini sırf kendi eğlencesine yazmış.
Henüz hiç kitabını okumadım ama heyecanlandım ve okuma listeme aldım.
Etkileyici ve ilham verici bir yapım, basit ve yalın bir dille en temel insani dürtünün peşinde bir gazeteci Dan Buettner... Kısa sürede ve herkesle izlenebilir. 7 yaşındaki yeğenimle ya da 77 yaşındaki anneannemle izleyebilirim ve onlar da benim kadar ilginç…devamıEtkileyici ve ilham verici bir yapım, basit ve yalın bir dille en temel insani dürtünün peşinde bir gazeteci Dan Buettner... Kısa sürede ve herkesle izlenebilir. 7 yaşındaki yeğenimle ya da 77 yaşındaki anneannemle izleyebilirim ve onlar da benim kadar ilginç bulur.
Aslında insanın kendi doğasına dönmesi için bir proje bence mavi bölgeler... ilk üç bölümde doğal mavi bölgeleri ziyaret eden ekibin, bir mavi bölge de biz oluşturalım diye çıktığı yolda kimleri nasıl etkilediğini mavi bölgelerin köylerden şehirlere nasıl adapte edilebileceğini aramalarını, mavi bölge bir ülke olabilir mi sorusunun cevabının peşinde oldukları dördüncü bölüm belki de en etkileyici olanı olabilir.
Basit ve öz bir yapım. Şaşalı, evrenin sırrını falan açıklayan çenenizi yerden toplayacağınız gizemler çözmüyor. Insana yöneliyor.
Katılmadığım kısımlar var. Ama uygulayıp memnun kalanların bunu kendilerine ilke edinmiş olmaları tek doğru olmadığını gösteriyor o yüzden ben çok takılmadım. Herkesin kendi hayatı kendi kararı...
Jack London'ın gençlere yönelik yazdığı tek roman. Kendi gençliği ve hayatından yansımalar taşıyor. 15 yaşında bir gencin hayatını sorgulaması anlaması yetişkinliĝe ve sorumluluğa adım atması üstüne kısa bir klasik. Ortaokul ya da liseye geçerken okumayı isterdim daha etkili olurdu fikrimce...…devamıJack London'ın gençlere yönelik yazdığı tek roman. Kendi gençliği ve hayatından yansımalar taşıyor. 15 yaşında bir gencin hayatını sorgulaması anlaması yetişkinliĝe ve sorumluluğa adım atması üstüne kısa bir klasik. Ortaokul ya da liseye geçerken okumayı isterdim daha etkili olurdu fikrimce...
150 sayfa kısa bir Jack London dili yalın ve akıcı, kısa sürede biter. Jack London'in hayatına kısa bir bakış gibi
Robert ve Patti önce yoldaş sonra arkadaş ve aşık oluyorlar birbirlerini hayatta tutuyor ilham oluyor birbirlerinin sanatı objesi ve itici gücü oluyorlar. Aralarındaki derin bağ hiç kopmuyor. Katıksız sevgi ancak böyle ifade edilebilirdi. bağlılıkları onları ölüm birbirinden ayırana kadar isim…devamıRobert ve Patti
önce yoldaş sonra arkadaş ve aşık oluyorlar
birbirlerini hayatta tutuyor ilham oluyor birbirlerinin sanatı objesi ve itici gücü oluyorlar. Aralarındaki derin bağ hiç kopmuyor. Katıksız sevgi ancak böyle ifade edilebilirdi. bağlılıkları onları ölüm birbirinden ayırana kadar isim değiştirse de hep eşsiz bir biçimde varoluyor. Ev arkadaşı iş arkadaşı finansör hatta kardeş oluyorlar bir yerde... partnerlikleri hep çok özgün kimsenin kalıplarına sığmıyor sonsuz saygı ve birbirlerini kimsenin göremediği biçimde görmeleri onları ayrılamaz yapıyor. Notlar fotoğraflar şiirler aşkları aşıkları amerikanin 60 70 80 li yollarının önemli sanatcilari ve akımları ikonik olayları ve kaotik yaşam tarzlarıyla eşsiz bir kitap
çokça sevgi hüzün hayal kırıklığı ve içtenlikle hayranlık içeren bir kitap. bir benzeri var mi bilemiyorum.
Daliland izlediğimde aldığım tadı aldığım bir kitap oldu. Birini deneyimleyen diğerine de baksın derim.
Patti Smith çok kendine has bir yazar. Okumayı bitirdiğim ikinci kitabı henüz devam ettiğim iki tane daha var. Ara sıra sindirerek okuyorum maymun yılını. Adanmışlık ve Çoluk Çocuğa göre daha zor okunuyor bence 🧡