Kısa bir süre içinde okuyabileceğiniz fakat sizi düşündürebilen bir kitap arıyorsanız, önerebilirim. Kitap içindeki karakterlerin tahlilleri, felsefi düşünceleri, hayata bakış açıları ve hayatı anlamlandırmaları, kendileriyle çelişmeleri oldukça iyi işlenmiş. Konusundan kısaca bahsedecek olursam, yıkık dökük ve şartların çok kötü olduğu…devamıKısa bir süre içinde okuyabileceğiniz fakat sizi düşündürebilen bir kitap arıyorsanız, önerebilirim. Kitap içindeki karakterlerin tahlilleri, felsefi düşünceleri, hayata bakış açıları ve hayatı anlamlandırmaları, kendileriyle çelişmeleri oldukça iyi işlenmiş. Konusundan kısaca bahsedecek olursam, yıkık dökük ve şartların çok kötü olduğu bir hastanede doktor olan andrey yefimıç, düşüncelerini çok dışavuran biri olmamakla beraber, ne kadar hasta bakarsa baksın daha iyi şartlar altında bakamadığı için başta vicdan yapsa da bir süre sonra bunun beyhude bir çaba olduğunu düşünür. Keza, 6.koğuşta yatan deli hastaların durumu da öyle. Kötü şartlar altında yatan hastalardan sadece ivan dmitriç eğitimli biridir. Kendisi takip edilme duygusuyla baş edemediği için yatırılmış fakat zeki birisidir. Bu da doktor andrey’in dikkatini çeker. Bunun üzerine sohbet etmeye başlarlar. Devamından çok bahsetmeyeyim sonunu söylemiş gibi oluyorum o zaman. Fakat ben oldukça beğendim gerek duyguları geçirmede gerek de düşündürmede başarılıydı. Okumanızı tavsiye ederim. Aşağıya birkaç alıntı bırakıyorum.
🛏️“Acıyı küçümsersiniz, ama parmağınızı kapıya sıkıştırdığınız vakit en yüksek perdeden inlersiniz!”
🛏️”Önünüze çıkan her türlü engele karşı kendi içinizde teselli bulabilirsiniz. Hayatı idrak etmeye çabalayan özgür ve derin düşünce, saçma dünyevi kaygıları tamamıyla hor görme; işte bu iki şey, insanın daha yüksini göremeyeceği iki lütüftur.”
🛏️”Benim hastalığım, yirmi yıl içinde bütün kasabada tek bir akıllı adam bulabilmemdir.”
Kitabın akıcı oluşunu çok sevdim. Peyami safa’dan okuduğum ikinci kitaptı ve beklentimi düşürmedi. Konusu, Anadolu’da yunan saldırıları sonucunda kaybolan babasını arayan Mebrure hanım ile ilgili. Zor sıkıntılar çekerek anadolu’dan istanbul’a giden mebrure hanım, babasından haber almak için aile yakınlarına ulaşmaya…devamıKitabın akıcı oluşunu çok sevdim. Peyami safa’dan okuduğum ikinci kitaptı ve beklentimi düşürmedi. Konusu, Anadolu’da yunan saldırıları sonucunda kaybolan babasını arayan Mebrure hanım ile ilgili. Zor sıkıntılar çekerek anadolu’dan istanbul’a giden mebrure hanım, babasından haber almak için aile yakınlarına ulaşmaya çalışır. Bir sonuca ulaşamayan Mebrure bu tanıdıklarının yanında kalmaya başlar bu sırada da babasını aramaya devam eder. Fakat orada yaşamak o kadar da kolay değildir. İstanbul’un şişli semtinin yozlaşmaları ile iğrenç insanlar arasına düştüğünün farkında değildir Mebrure. Bu aldatmacalara kanmamak için oldukça çabalamaya çalışır. Son kısımlarını söylememekle beraber ben bu kadarını da beklemiyordum. Behiç karakterinden iliğimle kemiğimle nefret ettim. Kitabın adı da bu iğrençliklere ve aldatmacalara kanan müslüman kızların yozlaşmasına, gününü gün edip, ahlaki çöküntüler yaşamasından geliyor. Vermek istenen mesaj güzeldi. Merak ettiyseniz okumanızı tavsiye ederim. Aşağıya birkaç alıntı bırakıyorum.
🌸Tepemizin ucunda bir neslin aklakî çöküntüsünü görüyoruz, sesimizi çıkaramıyoruz, elimizden bir şey gelmiyor…
🌸Bizi kalbimizden tutan işlerde, vesvese en tabiî hissimizdir.
🌸Başkalarına anlatılmayan, içte kalan kederlerin teheyyücü daha zararlıdır.
🌸Laroşfoku der ki: “Bir tane aşk, binlerce taklidi vardır”; seninki hangisinden acaba?
🌸Hakikaten, insan sevdiklerinin kadrini yokluklarında anlıyor.
🐬🐬 Yılın son kitabını yetiştirdiğim için mutluyum. Seneyi bir bilimkurgu klasiği ile bitiriyorum. Ana karakter olan ihtiandr, Yunanca’da “balık adam “anlamına geliyor. Bu ismi, bilim insanı olan Salvator, genç bir köpek balığının solungaçlarını naklettiği Kızılderili bir çocuğa veriyor. Böylece İhtiandr,…devamı🐬🐬
Yılın son kitabını yetiştirdiğim için mutluyum. Seneyi bir bilimkurgu klasiği ile bitiriyorum. Ana karakter olan ihtiandr, Yunanca’da “balık adam “anlamına geliyor. Bu ismi, bilim insanı olan Salvator, genç bir köpek balığının solungaçlarını naklettiği Kızılderili bir çocuğa veriyor. Böylece İhtiandr, hem karada hem de suda yaşamını devam ettirebilen su adamına dönüşüyor. Kitabın yazarı Alexsandr belyaev, Yakalandığı hastalık sonucunda felç kalmış bu sırada da kendisini yazmaya vermiş. Asıl işi yazarlık olmamasına rağmen Okyanusun bilinmezliği ve kurgunun orijinalliği ile ortaya oldukça ilginç bir eser çıkarmış. Kendi kısıtlanmış özgürlüğünü ihtiandr’a vererek İhtiandr’ın maceralarında ve okyanusun derinliklerinde buluyor kendini. Her ne kadar kısa bir sürede okumamış olsam da okuduğum zamanlar su gibi geçip giden bir kitap. Olayların bu şekilde hızlı akması kolay okunması açısından bir artı fakat olayların bu yönde basit ve hızlı gelişmesi bana bir taslak okuyormuş hissi verdi. Yine de çok detaylandırılmaması aşırı göze batmıyor çünkü fikir ve alt metin olarak bir bilim kurgu eserinin verebileceği yeterlilikte bir eser. Ağır kitaplardan sonra okunabilecek çerezlik bir kitap. Ben okurken keyif aldım. Sizlere de tavsiye ederim. 8/10
🐬🐬
🪽Sonunda bitirdim…Konusu ve ana fikirleriyle birlikte oldukça kompleks bir anime. Aksiyon,dram,savaş yapımları ilginizi çekiyorsa izlemelisiniz. Fakat şu an son bölümü yeni çıktığından spoiler yemeniz de olası. O yüzden dikkat etmenizi öneririm. 🪽Biraz boşlukta hissediyorum kendimi. Finalinden tatmin oldum mu bilemiyorum…devamı🪽Sonunda bitirdim…Konusu ve ana fikirleriyle birlikte oldukça kompleks bir anime. Aksiyon,dram,savaş yapımları ilginizi çekiyorsa izlemelisiniz. Fakat şu an son bölümü yeni çıktığından spoiler yemeniz de olası. O yüzden dikkat etmenizi öneririm.
🪽Biraz boşlukta hissediyorum kendimi. Finalinden tatmin oldum mu bilemiyorum ama heyecanla ne olacak?, sırada ne var?, bunlar da kim? Diyerek izlediğim bir yapımın artık sona ermesi biraz üzdü açıkçası. Karakterlerin çok çeşitli olması ve bu karakterlerin gelişimi güzel yansıtılmıştı. Çizimler de mükemmeldi. Bir yandan hâlâ mangasını okuyorum. Henüz veda etmiş değilim:( Sözün özü, beklentileri karşılayacak, kaliteli bir anime. Şans vermelisiniz eğer izlemediyseniz…
10/10
🕊️Hiçbir şeyden fedakarlık edemeyen insanlar hiçbir şeyi de değiştiremezler. -Armin Arlet
LUMOS 🪄 ✨Bu seriyi mutlu olmak bazen de günlük hayatın endişelerini, stresini bir kenara bırakmak için izleyen, okuyan biriyim. Benim gibi hisseden, çocuklardan yetişkinlere kendilerinden bir parça gören herkes için izlenebilecek duygusal bir birleşme. Kitapların bölümleri tek tek ele alınırken…devamıLUMOS 🪄
✨Bu seriyi mutlu olmak bazen de günlük hayatın endişelerini, stresini bir kenara bırakmak için izleyen, okuyan biriyim. Benim gibi hisseden, çocuklardan yetişkinlere kendilerinden bir parça gören herkes için izlenebilecek duygusal bir birleşme. Kitapların bölümleri tek tek ele alınırken oyuncu ekibinin ilk seçmelerine, onların anılarına, hatta çekilen videolara kadar her ayrıntıyı içinde barındırıyor. Benim için bile çok duygusal bir durum bu yüzden onlar için ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyorum. Arkadaşlıklarını sadece filmde değil günlük yaşantıda da devam ettirip aile olmaları çok değerli bir şey. Bir bölümde dendiği gibi ‘uğruna savaşılacak bir şey’ diyebiliriz.
✨Herkesin karakterine o kadar uyumlu olması bize bu kadar bir şey geçirebilmelerini sağlamış bence. Özellikle rupert’ın ron ile tamamen aynı olması sizi güldürebilecek türden. Orada olamayan ölen arkadaşlarından bahsederlerken hissettikleri yoğun duygu ve minnet sizi çok etkiliyor. Aklıma hep Dumbledore’un “ ÖLENLER İÇİN ÜZÜLME HARRY. YAŞAYANLAR İÇİN ÜZÜL. ÖZELLİKLE SEVGİSİZ YAYAŞAYANLARA.” Sözü gelir. Bu konulardan bahsederlerken bu sözü vermeleri çok anlamlı. “BİZİ ÇOK SEVENLER BİZİ ASLA TERK ETMEZLER.” Hagrid’in oyuncusunun da dedikleri çok güzeldi.” Siz bunları yıllar sonra da izleseniz belki ben burada olmayabilirim. Ama Hagrid daima orada olacak.” Artık burada olmayabilir ama Hagrid hep bizimle…
✨Sadece bir çocuk filmiyle sınırlı kalmayıp verdiği güzel mesajları içermesi ve her karakterde kendimizden bir şeyler görebilmemiz sayesinde bu kadar geniş bir izleyici kitlesi oluşması muhtemel. Hatta nevile longbottom’ı oynayan oyuncunun söyledikleri bunu kanıtlar nitelikte: “ bende neville gibi utangaç bir çocuktum. Fakat neville gibi bir karakterin bile gryfindor şampiyonu olup bir hortkuluk yok edebilmesi bana her zaman umut verici olmuştur” gibi bir ifade söylemişti. Demek istediğim tam olarak bu. Yapabileceklerimizin önünde karakterimiz bir engel olmamalı yani çoğunlukla 😅 Evet kısaca izleyin derim. 10/10
NOX 🪄
✨Yaşamdan kesitler, romantizm, komedi üzerine bir anime. Daha çok karakterler ve ilişkiler üzerine yoğunlaşılmış. Fakat hiçbir olayın olmaması da insanı sıkmıyor değil. Yani birkaç olay olsun onu çözmeye çalışsınlar desem öyle bir şey yok. Tam anlamıyla yaşamdan kesit olarak ele…devamı✨Yaşamdan kesitler, romantizm, komedi üzerine bir anime. Daha çok karakterler ve ilişkiler üzerine yoğunlaşılmış. Fakat hiçbir olayın olmaması da insanı sıkmıyor değil. Yani birkaç olay olsun onu çözmeye çalışsınlar desem öyle bir şey yok. Tam anlamıyla yaşamdan kesit olarak ele almışlar. Bence bunu daha iyi yapabilirlerdi diye düşünüyorum. Şu anki hali kötü mü? Hayır değil, böyle de sakin bir akışta sizi güldüren ve iyi hissettiren bir yapım olmuş.
✨Genel olarak hori ile miyamura arasında olan sevimli ilişkiyi sevdim. Zaten en sevdiğim karakterler de onlar oldu. Miyamura tam bir ‘efendi çocuk’ tanımına uyuyor. küçüklükten beri bazı travmaları yüzünden empati yeteneği arşa çıkmış bir karakter. Hori ise miya’nın aksine duygularını uçlarda yaşayan, enerjik ve harbi bir kız. İkisinin uyumu güzel oldu bu sebeple. Yan karakterlere gelmeyeyim hiç nedense sevemedim onları. Yeşil kafalı çocuk, sarışın kızın reddettiği kırmızı kafa, sakura hariç. Hele remi var ya tam bir pick me kız onun sahnelerini ilerleterek izledim. Bazı sevmediğim karakterler ve animenin çok durağan olması sebebiyle bence 6,5-7 falan bu anime. Bu arada hori’nin babası da maşallah yani cmjdjejekekw
Ne izlediğimi sorgulattı açıkçası :) Anime, statüye sahip olabilmek için kumar oynanan bir okulda kaybedenlerin hayvandan farksız olduğu bir kast sistemini konu ediniyor. İçinde kumar bağımlısı olan insanlardan delilere kadar birçok ilginç tipleme var.Bu karakterlerin hırslarının yüzlerine yansımaları aşırı iyi…devamıNe izlediğimi sorgulattı açıkçası :) Anime, statüye sahip olabilmek için kumar oynanan bir okulda kaybedenlerin hayvandan farksız olduğu bir kast sistemini konu ediniyor. İçinde kumar bağımlısı olan insanlardan delilere kadar birçok ilginç tipleme var.Bu karakterlerin hırslarının yüzlerine yansımaları aşırı iyi olmuş. Çoğu hırslarının esiri olurken çirkin, korkusuz bir şeye dönüşüyorlar.
Farklı bir konu olması açısından şans verilebilir. Hatta bir yere kadar bayağı sarıyor fakat 2.sezonda biraz sıkıldım. Kumar oyunları ne kadar farklı da olsa içerik değişmediği için tekrara düşmesi ilgimi kaybettirdi açıkçası. Yine de yarım bırakmamak için bitirdim. Başkanla yumeko karşılaşması biraz zayıf kaldı daha çekişmeli bir şey beklerdim. Yani sürekli gereksiz kişilerle oynanan kumar değil de güçlü kişilerin kapışmasını izlemek daha eğlenceli olurdu. Bu arada açık sahneler var o yüzden +18 diyebilirim.
7/10
Spoiler içeriyor
Tanjirou kamado, ailesinin geçimine yardımcı olmak için yaptığı kömürleri satmaya gider fakat gece dönerken fırtınaya yakalanır. Geceyi bir köylünün evinde geçirir. Sabah döndüğündeyse dehşete düşüren bir manzarayla karşılaşır. Tüm ailesinin acı bir şekilde katledildiğine şahit olur. Hayatta kalan tek kardeşi…devamıTanjirou kamado, ailesinin geçimine yardımcı olmak için yaptığı kömürleri satmaya gider fakat gece dönerken fırtınaya yakalanır. Geceyi bir köylünün evinde geçirir. Sabah döndüğündeyse dehşete düşüren bir manzarayla karşılaşır. Tüm ailesinin acı bir şekilde katledildiğine şahit olur. Hayatta kalan tek kardeşi de bir iblise dönüşmüştür artık.
Bu kadar acı olaylar yaşamasına rağmen kalbinin temizliğini koruyabilmesine şaşırdığım bir karakter. Genelde intikam amacıyla kendi benliğinden çıkan ana karakterlere aşinayım fakat böyle olmasına daha çok sevindim. Ailesini katleden iblisi bile doğru bir adalet duygusuyla hareket ederek başkalarının başına da böyle bir olay gelmemesi için yok etmek ister. Bununla beraber iblis avcı birliğine katılır. Kardeşiyle birbirlerini korumaları ve aralarındaki ilişki çok güzeldi. Ayrıca kardeşi Nezuko’nun minik halleri aşırı tatlıydı.💗
Arkadaşları zeintsu ve Inosuke’ye gelecek olursam ikisini de başta sevmemiştim. Zeintsu her zırladığında bir tane çakasım geldi. Inosuke’ye de bu aşırı tavırları yüzünden sıcak bakmıyordum. Fakat ikisinin de hayatlarını gösterdiklerinde hareketleri anlamlı geldi. Her çalıştıklarında daha da güçlendiler.
Sevdiğim savaş sahneleri; üst kaçtı unuttum ama örümcek iblislerle olan sahneler, Tengen ile savaştıklari iblis kardeşler, Akaza vs Rengoku 🥲
Rengoku’nun mücadelesi inanılmazdı buna rağmen kaybedip ölmesine çok üzülmüştüm. Hatta bayağı ağladım. Bu kadar iyi ve güçlü bir karakteri hemen harcadılar. Mangasını okumadım animesinden devam etmeyi düşünüyorum. Şu ana kadar oldukça beğendim. Eğer izlemeyen varsa izleyebilir.
Animesini bitirmişken filmini de izlemeden olmazdı. Amerika’dan çok güçlü bir basketbol takımının japonya’ya gelip sokak basketbolu oynamasıyla başlıyor her şey. Karşı takım, animede geçen yan karakterlerden aşina olduğumuz güçlü oyunculardan oluşuyordu. Fakat buna rağmen ezici bir mağlubiyete uğradılar. Bunun üzerine…devamıAnimesini bitirmişken filmini de izlemeden olmazdı. Amerika’dan çok güçlü bir basketbol takımının japonya’ya gelip sokak basketbolu oynamasıyla başlıyor her şey. Karşı takım, animede geçen yan karakterlerden aşina olduğumuz güçlü oyunculardan oluşuyordu. Fakat buna rağmen ezici bir mağlubiyete uğradılar. Bunun üzerine amerika’dan gelen Jabberwock takımı alay etmekle kalmayıp Japonya’da bulunan tüm basketbol oyuncularına hakaret etmesiyle işler kızışır. İntikam maçı düzenlerler ve kazanma şansının yüksek olduğu tek takım, mucize nesil üyelerini kapsayan vorpal sword oynar.
Bambaşka bir seviyede olan jabberwock karşısında Vorpal Sword takımı kazanmak için her şeylerini ortaya koyar. Kadro, mükemmel kopyalama yeteneği olan Ryota kise, imparator gözü olan akashi, iki aslan denilen Taiga kagami ve Aoimine daiki, tam sahadan bile üçlük atabilen shintaro midorima, görünmez adam Tetsuya kuroko ve rakiplerini geçirmeyen Atsushi Murasakibara’dan oluşuyor. Bu kadroya tamamen rüya takımı desek yanlış olmaz. Ortaya mükemmel bir maç çıkarıyorlar. İzlerken vay bee diyorsunuz. Animeden sonra bu filmi izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.
Bu arada Murasakibara saçını ne zaman toplasa adam başka bir şeye dönüşüyor. O hali süper valla ne yalan söyleyeyim. Ve Kuroko’yu hafife aldıklarını anladıklarında karşı takımın yüz ifadelerini izlemek çok keyifliydi. Bittiğine üzüldüğüm bir seri oldu. Bu kadar seveceğimi tahmin etmiyordum. 10/10