Küçükken sanırım maxitv’de çıkardı. Denk geldikçe izler severdim. Tam karikatür çizimlerine sahip biraz absürt bir ergenlik hikayesi anlatılırdı. Şimdi öğrendim ki fransız yapımıymış. Cedric’ten konuşurken bir an da aklıma geliverdi. Hiçte gönderi atılmamış siftahı ben yapayom. Var mı aranızda izleyen,…devamıKüçükken sanırım maxitv’de çıkardı. Denk geldikçe izler severdim. Tam karikatür çizimlerine sahip biraz absürt bir ergenlik hikayesi anlatılırdı. Şimdi öğrendim ki fransız yapımıymış. Cedric’ten konuşurken bir an da aklıma geliverdi. Hiçte gönderi atılmamış siftahı ben yapayom. Var mı aranızda izleyen, hatırlayam?
Arriety Arriety diye söyleyişleri ile girmek istiyorum zira çok hoşuma gitti. Film başlar başlamaz bir Miyazaki ve Ghibli havasını zaten vermiş. O detaylı çizimler o renk tonları yani hayran olmamak elde değil eşsiz birer tablo gibi hepsi. Basit bir konu…devamıArriety Arriety diye söyleyişleri ile girmek istiyorum zira çok hoşuma gitti. Film başlar başlamaz bir Miyazaki ve Ghibli havasını zaten vermiş. O detaylı çizimler o renk tonları yani hayran olmamak elde değil eşsiz birer tablo gibi hepsi. Basit bir konu -küçük insanlar- ama bunu görsel sunuş tarzı muazzam. Çiçeklerdeki renk tonları arasında geçişler karakterlerin basit çizim tarzları ile ayrıntılı doğa, yosun tutan duvarlar, çimenlerin uyumu. Diyaloglar değil de göstererek anlatma tercihi. Küçük insanların evlerindeki yaşamın büyük insanların küçük ve önemsiz eşyaları ile hayat bulması. Kola kapağından bir aynanın mandaldan bir tokanın getirdiği yaratıcılık her anlamda harika. Hani bunları överken daha evin içerisine girmedim bile zira orası daha bile harika. Bir evin tahta duvarlarının arasında kendilerine yuva yapmış evlerine yol edinmiş bu insanların evlerine gidişini bir prizin arkasındaki yapılarla bu kadar detaylı anlatmak hangi aklın fikridir? Basit ama bir o kadar detaylı çizimleriyle etkili. Çividen merdivenler olması falan hani bir yerden sonra filmi izlerken uykunuz geliyor çünkü çizimler ve detaylar o kadar iyi ki adeta bir ASMR videosu izliyor gibisiniz. Tabi bu hoş yanın birde kötü bir yanı var ki o da bir filmde olması gereken asıl şeyleri eksik yapması. Syd Field senaryo yapısından bahsedelim; kurulum-çatışma-çözüm üç perdeden oluşan bu yapıda The Secret World of Arriety filmi kurulum aşamasında geçirdiği epey vakit nedeniyle son 30 dakikaya sığdırmaya çalıştığı 2 perdeden filmin gerekli senaryo niteliklerinde sınıfın altında kalıyor. Güzel bir görsel şölen ve mekân tasarımı isterseniz ya da uykunuz gelmiyorsa sizlere filmi öneririm ancak “etkili” bir hikaye beklemeyeniz. Siz şu mu olacak bu mu olacak acaba derken finalde tahmin ettiğiniz şeyler pek olamadan bitmiş bir şekilde ayrılıyorsunuz. Biraz tatmin olmuş biraz olmamış gibi. Ha birde kurbağa suratlı cadı hizmetkar senden nefret ediyorum!!!
Daha ne kadar Chandler olabilirim demeye başladığım anlar. Ah ah.. ne kadar biraz uzadı desem de sizi bir arada biraz daha izlemek isterdim. Özlüyorum, hem de çok.
Komedi/Aksiyon konseptli bir Giray-Kerem filmi. Bu defa ön plandaki isim Kerem. Açıkçası klasik komediler değil de aksiyon komedisi ve ajanlık konusu olduğu için bu filme kötü bir eleştiri yapmayacağım çünkü bu gibi farklılıklara Türk sinemasının ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Film tamamen…devamıKomedi/Aksiyon konseptli bir Giray-Kerem filmi. Bu defa ön plandaki isim Kerem. Açıkçası klasik komediler değil de aksiyon komedisi ve ajanlık konusu olduğu için bu filme kötü bir eleştiri yapmayacağım çünkü bu gibi farklılıklara Türk sinemasının ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Film tamamen çerezlik bir film izleyecek bir şeyiniz yoksa açıp bakabilirsiniz eğlenirsiniz fakat söylemeliyim ki yanınızda çocuklarla izlemeyin biraz absürt sahneler yok değil.
Biraz daha arabalı aksiyon sahnesindeki gibi sahneler bekledim. Muhtemelen bunlara çok para harcamak istemediklerinden çok gelişmiş bir ajanlık teknolojisi ile filmi geçirdiler. Malum bizim ülkede bütçeler düşük olduğundan onları da anlıyorum.