"Bir anda her şeyi bırakıp pişmanlık, gözyaşları ve ilençler içinde köşeme çekiliyor, nedametler getiriyor, güzel düşler kuruyordum. Çamura batmanın bile bir anlamı olmalıydı. Sonra da başımda krallığımın tacı yeraltına dönüyordum." Yeraltı 🎬
"Akıllı bir adam kendine karşı acımasız değilse gururlu da olamaz. Bense sınırsız gururum yüzünden kendime hiç acımıyor, nefret edercesine küçümsüyor, herkesin de bana aynı gözle baktığını düşünüyordum." Yeraltı 🎬
"Olup biteni tek tek anımsarken Birden yüzünü kapadın ellerinle Sonunda isyan ettiğinde ruhun Utançla, dehşetle sarsılıp Gözyaşlarına boğuldun." Yeraltı 🎬
"Katillere ve suçlulara, işledikleri cürümlerin cezası verilebiliyor... Ama ya bir ruh öldürülürse, bir ruhu öldürmenin cezası nedir?" "Şşş... Kızlar Çığlık Atmaz" filmi sadece bir film değil; toplumsal görünmez duvarlara, "elalem ne der" korkusuna ve adaletin sustuğu yerde yankılanan o duyulmayan…devamı"Katillere ve suçlulara, işledikleri cürümlerin cezası verilebiliyor... Ama ya bir ruh öldürülürse, bir ruhu öldürmenin cezası nedir?"
"Şşş... Kızlar Çığlık Atmaz" filmi sadece bir film değil; toplumsal görünmez duvarlara, "elalem ne der" korkusuna ve adaletin sustuğu yerde yankılanan o duyulmayan sessiz çığlıklara sert bir eleştiri. İzlerken içim parçalandı. Dünyanın her yerinde sessiz kalmaya zorlanan, ruhu öldürülen o kadar çok çaresiz çocuk ve kadın var ki... Toplumlar kadınları ayıpladığı, sessizliğe mahkûm ettiği sürece bu karanlıktan çıkılamaz. Ve adalet(!) Asıl kurbanları yok etmeye devam eder.
"Mermer Merve Mermer Merve Mermer Merve" 😄 O meşhur sahnesiyle tanınan filmi sonunda izledim. O sahnede filmi durdurup üç kere art arda "Mermer Merve" demeye çalışırken buldum kendimi. İlk benim de dilim sürçtü ama sonra başardım. 😂 Kadro ise çok…devamı"Mermer Merve Mermer Merve Mermer Merve" 😄
O meşhur sahnesiyle tanınan filmi sonunda izledim. O sahnede filmi durdurup üç kere art arda "Mermer Merve" demeye çalışırken buldum kendimi. İlk benim de dilim sürçtü ama sonra başardım. 😂 Kadro ise çok iyi. Eğlenceli bir film, ara ara güldürdü. Ama ne yalan söyleyeyim bekletimin altıydı. Daha komik olabilirdi. Fakat yine de serinin ikinci filmini de izleyeceğim. Son olarak favori repliğimi bırakmadan olmaz: "Bakın benim parolam sevgidir. Ama ben şiddeti de yerine göre bir enstrüman olarak kullanırım." :D
Evet serinin 3. filmini de bitirmiş bulunuyorum, 4. de sanırım ekimde vizyona girecek ve final yapacakmış. Terrifier serisi her filmde çıtayı öyle bir yere taşıyor ki, "Bundan daha fazlası olamaz" dediğim her an yanıldım. İkinci filmdeki o vahşet ve sınırları…devamıEvet serinin 3. filmini de bitirmiş bulunuyorum, 4. de sanırım ekimde vizyona girecek ve final yapacakmış. Terrifier serisi her filmde çıtayı öyle bir yere taşıyor ki, "Bundan daha fazlası olamaz" dediğim her an yanıldım. İkinci filmdeki o vahşet ve sınırları zorlayan sahnelerden ve bazı yorumlardan sonra üçüncü filmde dozun düşeceğini sanmıştım, aksine rahatsız edicilik seviyesi bir üste çıkmış. Film ilk sahnesinden dehşete düşürdü. Çocukların olduğu sahneye, bir annenin çocuğunu öyle görmesine gerek var mıydı, bu kadarı da fazla olmuş. Psikoloji bozacak cinsten. Ayrıca olaydan sağ kurtulan iki kardeşin psikolojilerini de çok iyi yansıtmışlar. Önceki filmlerde de dediğim gibi psikolojiniz hassas ise sakın izlemeyin. Film dünyasında Art gelmiş geçmiş en psikopat karakter olabilir.
Bir edebiyatçı olarak böylesine edebiyatla harmanlanmış filmlere ayrı bir hayranlık duyuyorum. Çok güzeldi. İki farklı karakter, şair Leyla ve hemşire Canan'ın yolları bir tren istasyonunda kesişir ve hikaye dokunaklı bir yere uzanır. İzlerken âdeta tren yolculuğu yapmak çekti canım, sinematografisi…devamıBir edebiyatçı olarak böylesine edebiyatla harmanlanmış filmlere ayrı bir hayranlık duyuyorum. Çok güzeldi. İki farklı karakter, şair Leyla ve hemşire Canan'ın yolları bir tren istasyonunda kesişir ve hikaye dokunaklı bir yere uzanır. İzlerken âdeta tren yolculuğu yapmak çekti canım, sinematografisi o kadar başarılı ki...
Özellikle şair Leyla'nın, hayattan vazgeçmek üzere olan o adama Julio Cortázar'ın "Bir Sarı Çiçek" öyküsünü anlattığı sahne, sanatın bazen nasıl bir kurtarıcı olabileceğini çok nahif bir şekilde hatırlatıyor. Çok anlamlı bir öyküydü.
Filmin sonu üzerine ise çokça düşünmek gerekiyor. Bir vazgeçiş miydi yoksa bir vedalaşma mı? Öyle güzeldi ki ben bu filme bir vazgeçişi değil, bir sarı çiçekle hayata tutunmayı daha çok yakıştıracağım. İnsanı hayatta tutan bazen devasa idealler değil, ölürse bir daha asla göremeyeceği o sarı çiçeği yeniden görme ihtimalidir. Şair kadının anlattığı o öykü, belki de adamın zihninde o çiçeği yeniden açtırdı, kimbilir?
Sonuç olarak, hem bir edebiyatsever hem de iyi bir izleyici olarak bu film, favorilerime eklenmiştir.
BİR KİTABIN SAYFALARI Baktım rüzgârsın sen baktım çamaşır ipini zorluyorsun hepimizin derdi güzel yaşlanmak sevgilim baktım bir kitabın sayfalarını çeviriyorsun ayağına terlik giy bildiğimiz şeylerin taşında yalınayak geziyorsun. biz satranç oyuncusuyuz sevgilim üzerimizde kara bir leke biz satranç oyuncusuyuz inanmıyoruz…devamıBİR KİTABIN SAYFALARI
Baktım rüzgârsın sen
baktım çamaşır ipini zorluyorsun
hepimizin derdi güzel yaşlanmak sevgilim
baktım bir kitabın sayfalarını çeviriyorsun
ayağına terlik giy
bildiğimiz şeylerin taşında
yalınayak geziyorsun.
biz satranç oyuncusuyuz sevgilim
üzerimizde kara bir leke
biz satranç oyuncusuyuz
inanmıyoruz ceketlere düğmelere
inanmıyoruz takvimleri savurarak
gelen geleceğe
işte yitirdik bütün taşlarımızı
darmadağınık oyun tahtası
bir tek şahımız duruyor sevgilim,
o da evli, iki çocuk babası.
kelimeler önümüze çıkıyor sevgilim
uykumuzu bölüyor
buradan çocukluğumuza kadar
buradan çocukluğumuza kadar bir telaş
içi boş kuşları kovalıyoruz
ve bir sebep arıyoruz
herkese küsmek için
hemen o cumartesi buluyoruz,
hemen o pazar
yaşamak çukur yerlere doluyor diyorlar
bu yüzden yıkıntıya dönüşse de yaşıyormuş insan
ama hep yıkıldığımız yeter sevgilim,
biraz da kekik toplayalım
kıymetini bilmediğimiz şeyler var.
yaşamak bir at gibi huysuzlanıyor kapımızda sevgilim
geçen günlere üzüldük tamam yola düşelim
düşünelim: başka günlerin duvarı daha sağlam
düşünelim: başka günlerin sokağı daha neşeli
başka evlerin kadınları erkekleri tam bir kahraman
tül perdeler uçuşurken başka evlerin pencerelerinde
bizi bir kitabın sayfaları arasında kurutuyor zaman.
ama baktım sen rüzgârsın sevgilim
kitapları bir başından bir sonundan okuyorsun
başucumda bir bardak su
beni başucumda bir bardak su gibi avutuyorsun.
Barış Bıçakçı
İşe Yarar Bir Şey 🎬