Keyif verici filmlerde toplarda yer alır. Film çok sürükleyici. Moda ve bolca intikam şovlarını izliyoruz film boyunca. Biraz geç kaldım izlemek için ama değdi. Vakit geçirmelik güzel bir Emma Stone filmi.
Tolkien'in Orta Dünya evreninde kalbimde derin yaralar açan çok hazin dolu bir hikaye. Genç ve yiğit Hurin oğlu Turin Turambar ve Hurin kızı elf parçası Nienor'un hikayesi. Silmarilion'da geçen hikayelerini bu kitapta daha net okuyorsunuz. Öyle bir üzdü ki anlatamam.…devamıTolkien'in Orta Dünya evreninde kalbimde derin yaralar açan çok hazin dolu bir hikaye. Genç ve yiğit Hurin oğlu Turin Turambar ve Hurin kızı elf parçası Nienor'un hikayesi. Silmarilion'da geçen hikayelerini bu kitapta daha net okuyorsunuz. Öyle bir üzdü ki anlatamam. Orta Dünya severleri yasa boğan bir öykü. Ne yaşadın be Hurin oğlu Turin. Hep de tavsiye dinlemediği için başına gelmeyen kalmadı. Gittiği yeri kuruttu. Nice arkadaşlar, kardeşler, sevgilileri verdi toprağa. Yiğitçe savaştı, hiç adil bir şekilde ölmedi. Bugün Hurin ve çocukları için yas ilan ediyorum. Kalbim çok kırık...
Bol bol 90lı yılların genç gotik temasını hissedeceğimiz ergen yaşlarda ikonik gelecek bir film. Ben bu filmi vakit geçirmelik bir film olarak değerlendirdiğim için keyif aldım. Büyük umutlarla izlenecek bir film değil ama 90lı yılları merak edenler için hayli tatmin…devamıBol bol 90lı yılların genç gotik temasını hissedeceğimiz ergen yaşlarda ikonik gelecek bir film. Ben bu filmi vakit geçirmelik bir film olarak değerlendirdiğim için keyif aldım. Büyük umutlarla izlenecek bir film değil ama 90lı yılları merak edenler için hayli tatmin edici bir film. Son kısmını daha iyi beklerdim ama yine de beğendim.
Tolkien evrenine öylesine hakimim ki bu kitabı üçüncü okuyup bitirişim ve bir çırpıda bitirdim. Ama ilk okuyuşumda çok zorlanmıştım. Kitap cidden Yüzüklerin Efendisi hayranları için iştah uyandırıcı. Her kapağına dokunduğumda tekrar okumak istiyorum. Böyle bir kitabı bile üç kez okuduysam…devamıTolkien evrenine öylesine hakimim ki bu kitabı üçüncü okuyup bitirişim ve bir çırpıda bitirdim. Ama ilk okuyuşumda çok zorlanmıştım. Kitap cidden Yüzüklerin Efendisi hayranları için iştah uyandırıcı. Her kapağına dokunduğumda tekrar okumak istiyorum. Böyle bir kitabı bile üç kez okuduysam ne denli bir ruh hastası olduğumu anlamışsınızdır. Kitapta genel olarak elflerin tarihi ön planda. Insanlar ve cüceler hakkında da özet niteliğinde olaylara başvurmuş. Kitap genel olarak Tolkien külliyatının özeti. Sadece bu kitabı okuyarak fikir sahibi olabilir, merakınızı giderebilirsiniz ancak tam olarak detayla tüm hikayeleri anlatmıyor. Bunlar ayrı ayrı kitaplarda anlatılmış. Size bu kitabı okurken vereceğim tek tavsiye kendi isim fihristinizi oluşturmanız. Her tanıştığınız karakterle alakalı bir bilgi yazıp kitabın arkasında bulunan karakter bilgilerinden de haritalardan ve soy ağaçlarından yararlanabilirsiniz. Bu kitapta Tolkien'in zekasına bir kez daha hayranlık duydum. Kendi haritasını, öyküsünü, dilini ve ırklarını oluşturmuş bir deha. Ben ve benim gibi bir çok hayalperest insan var bu dünyada. Tolkien bizim kralımız. Biz hayal dünyasında yaşayan insanlara böyle krallıklar bahşettiği için sonsuz teşekkürlerim ve hayranlığım var. Iyiki dünyada Tolkien gibi bir deha geçti. Beni iyileştiren eserin ana kitabı. KESİNLİKLE okuyun ve bunun için çabalayın. Yüzüklerin efendisi güzel müzikleri eşliğinde ✨✨
Roman tadında mükemmel bir film daha izledim. Mike Newell filmlerinin bu romansı ve edebi hali hep ilgimi çekmiştir. Bu tarz filmlerin konusu da zengin ve öğretici. Oyunculukların tadında oyuncuların da tanıdık olması itibariyle daha çok ilgi çekici bir film olmuş.…devamıRoman tadında mükemmel bir film daha izledim. Mike Newell filmlerinin bu romansı ve edebi hali hep ilgimi çekmiştir. Bu tarz filmlerin konusu da zengin ve öğretici. Oyunculukların tadında oyuncuların da tanıdık olması itibariyle daha çok ilgi çekici bir film olmuş. Kızların, kadınların sorununu anlattığı için bugün bir başka anlamda odağıma aldım bu filmi. Gerçekten de zamanınıza değer bir film. Bir o kadar da bilinmeyen ve fazla önerilmemiş bir film olduğu için rahatlıkla sizlere öneririm. Ayrıca filmin son 36. dakikalarında söylenen İstanbul şarkısı beni şaşkına uğrattı. Çok gurur duydum şarkıyı duyunca. Şaşırttı ve izlemesi çok keyifliydi. Düşünmeden izleyin.
Ben bu filmi neden bu kadar erteledim diye hayıflandım şimdi. Çok güzel bir olay örgüsü var ve kesinlikle sıkıcı değil. Film kendini fazlasıyla izletiyor. Konusu ilgi çekici olsun olmasın - benim için çok anlamlı ve ilgi çekiciydi- film her türden…devamıBen bu filmi neden bu kadar erteledim diye hayıflandım şimdi. Çok güzel bir olay örgüsü var ve kesinlikle sıkıcı değil. Film kendini fazlasıyla izletiyor. Konusu ilgi çekici olsun olmasın - benim için çok anlamlı ve ilgi çekiciydi- film her türden izleyiciyi kendine çekiyor. Öncelikle böyle akıcı ve seyir zevki yüksek bir film çektiği için yönetmeni ve yapımcıyı tebrik ediyorum. Ayrıca oyuncuları da her zamanki gibi çok başarılı buluyorum. En sevdiğim kadın oyuncuların hepsini içinde barındıran bir film ve her yönden çok beğendim. Hatta kısa sürdü. Daha uzun olsaydı da izlerdim.
Konusuna gelecek olursam, hepimizin ortak yarası olan kadın haklarıyla ve kadının toplumdaki yansımasıyla alakalı bir film. Kadınların her sektörde objeleştirildiği ve onların yeteneklerinden çok dış görünüşlerinin ön planda olduğu ataerkil bu düzenin küçük bir yansımasını "modern" ve "özgür" bir ülke dediğimiz ABD'DE görüyoruz. İnsan böylesi gelişmiş bir ülkede de durumun bu olduğunu görünce üzülmüyor değil. Ben bu düzenin biteceğini hatta azalacağını düşünmüyorum. Diğer ülkeler gelişme gösterse dahi ülkemiz daha da geriye gidiyor. Elbette üzülürüm. Kadının bile kadının kurdu olduğuna defalarca tanık oldum ve bu durum gerçekten kahrediyor beni. Film boyunca bu nedenlerden dolayı duraksamadan sonucu bekledim. Ve tatmin ediciydi.
Film dediğim gibi her yönden izlenmeyi hak ediyor. Kısacası filmin büyüsüne kapılmak elde değil. KESİNLİKLE izleyin.
Durum kesit filmlerinin güzel bir örneği Yaşamın Kıyısında. Inaritu'nun filmleri gibi birden çok insanın ufak anıları ve rastlaşmalarından oluşan Kader ağlarını Bremen (Almanya) ve Beyoğlu'na taşımış çok iyi tasarlanmış bir dram filmi. Oyunculuklar sade ve filme uygun, müzik filmin başında…devamıDurum kesit filmlerinin güzel bir örneği Yaşamın Kıyısında. Inaritu'nun filmleri gibi birden çok insanın ufak anıları ve rastlaşmalarından oluşan Kader ağlarını Bremen (Almanya) ve Beyoğlu'na taşımış çok iyi tasarlanmış bir dram filmi. Oyunculuklar sade ve filme uygun, müzik filmin başında ve sonunda beliriyor. Tüm bu sadelikle ve hikayesiyle tokat gibi çarpıyor film. Kavuşamayan anne ve kızlar, bir babanın günahı ve beraberinde oğlunun sürüklenişi. Güzel bir tablo tüm film. Film Beyoğlu'nun şu dram dolu haline de çok yakışmış. Her gezdiğimde Beyoğlu'nu ve Istanbul'un semtlerini tüm bu kozmopolit hayatın içinde bir sürü hikayenin ağırlığını hissede hissede dolaşırım. Bu filmde tüm bu hislerimi karşılıyor. Nurgül Yeşilçam gençliği ve oyunculuğunu daha net göreceğimiz, Tunçel Kurtiz'in farklı hallerine tanık olacağımız bir başka Fatih Akın başyapıtı. Keşke daha çok bilinse ve izlenilseydi. İzlemenizi öneririm.
"Babaların günahlarını oğulları çeker." Film bu mottoda ilerleyen birbirinden farklı sekiz karakterin 24 saatteki kesişmelerini konu ediniyor. Duygusal bir parçalanış hikayesi. Anlatımı yer yer dini alegoriklerle zenginleştirilmiş. Özellikle gökten kurbağa yağma sahnesi ile Firavun'un cezası ve bağışlanma, yüzleşme sahneleri konulmuş.…devamı"Babaların günahlarını oğulları çeker." Film bu mottoda ilerleyen birbirinden farklı sekiz karakterin 24 saatteki kesişmelerini konu ediniyor. Duygusal bir parçalanış hikayesi. Anlatımı yer yer dini alegoriklerle zenginleştirilmiş. Özellikle gökten kurbağa yağma sahnesi ile Firavun'un cezası ve bağışlanma, yüzleşme sahneleri konulmuş. Henüz 29 yaşında böyle başarılı bir filme imza atmış Paul Thomas Anderson. Tekniği hoşuma gitti. "Babil" ve "Amores Perros" filmleri mantığında ilerlemiş. Hoşuma gitti. Tom Cruise ikonik duygusal sahnesi de filmi izleme sebeplerinden. Tom Cruise'a aşkımın top noktalara ulaştığı bir film. O yüzden izlemenizi tavsiye ederim.
Filmden alıntı << Ve kitap der ki: "Bizim geçmişle işimiz bitse bile geçmişin bizimle işi bitmez."
Bahman Ghobadi'nin filmleri hep çok iyi diye bilinir ancak ben bu filmi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İzlemeseniz bir şey kaybetmezsiniz. Izledikten sonra ne hissetmem gerekiyor anlamadım. Çok üstünkörü geçilmiş boş bakışların ve karanlığın yoğunlukta olduğu bir film. Kadrosu çok merak…devamıBahman Ghobadi'nin filmleri hep çok iyi diye bilinir ancak ben bu filmi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İzlemeseniz bir şey kaybetmezsiniz. Izledikten sonra ne hissetmem gerekiyor anlamadım. Çok üstünkörü geçilmiş boş bakışların ve karanlığın yoğunlukta olduğu bir film. Kadrosu çok merak uyandırıcı ancak Filme girince insan büyük bir hüsrana uğruyor. Duyguları hissedemedim. Verilmek istenen mesajları ve oyunculukları hiç sevemedim. Bu kadar olumsuzluğa ben bile şaşkınım.
Bir evli çiftin ayrılış sürecini anlatan, ara ara tanışma ve aşık olma hikayelerini serpiştiren buruk bir film. Evliliğe karşı önyargım vardı bu filmle bir kez daha kesinleşti. Aşk Dean karakterinin yaşadığı bir evre ancak aynısını Cindy için diyemeyeceğim. Cindy sünepe…devamıBir evli çiftin ayrılış sürecini anlatan, ara ara tanışma ve aşık olma hikayelerini serpiştiren buruk bir film. Evliliğe karşı önyargım vardı bu filmle bir kez daha kesinleşti. Aşk Dean karakterinin yaşadığı bir evre ancak aynısını Cindy için diyemeyeceğim. Cindy sünepe kılıklı kötü çocuktan sonra duygusal boşluk yaşadı ve bu boşluğu Dean 'in ona karşı hisleri ve ilgisiyle doldurdu. Bunu yapması doğru değil ama bunu yapması da Cindy karakterinin kötü birisi olduğunu göstermez. Sevgiyi yanlış kişilerde arayıp kendisine deli dolu seven birisine yanlış yaptı. Bu arama sürecinde çok yıprandı ve Dean 'in karşısına yenik bir kız olarak çıkmıştı. Buna rağmen Dean onu istedi onu sevebildi. Ama nihayetinde en çok üzülen de o oldu. Kendimi Cindy' nin yerine koyunca depresif, boşlukta ve kötü ; Dean'in yerine koyunca paramparça, küskün ve değersiz hissediyorum. Ikisi de kötü ama Dean 'in yaşadığı elbette çok daha kırıcıydı. İnsanlar sevmeyebilir ve ilişkiyi sonlandırmak isteyebilir ancak filmde de Dean' in dediği gibi "iyi günde kötü günde sözü vermiştin. Bebeğim bu benim en kötü günüm. Lütfen bana bir şans ver" sözünü akla getirdi. Evet bunların hepsi birer hak kimse buna karışma cürretini gösteremez ancak nerede bunun samimiyeti? Evlilik bir arada olmak değil miydi? Kimseyi suçlamıyorum öyle bir haddim yok ancak evliliği kurmanın ve bir arada tutmanın be kadar zor olduğunu düşünüyorum. Bir taraf elbette soğuyor ve bu kalp kırıcı bir şey. İllaki oluyor. Büyük korku veriyor bu durum bana. Film ve konusu hakkında düşüncelerim hemen hemen böyle. Ryan Gosling oyunculuğu tam kıvamında. Michelle Williams'ın bu depresif oyunculuğunu hep iyi bulmuşumdur ve yakışıyor da. Çok büyük beklentiler içine girilmeden izlenilmeli.
Bu arada bu Hollywood'un depresif sorunlu kadın portresinin hep seyrek, bakımsız, soluk renkli saçlı oluşundan gına geldi. Tamam kardeşim siz derbedersiniz bizim saçımız gür ve bakımlı diye biz hep mutluyuz (haldır şaldır reklamı sunar!)