Spoiler içeriyor
2 günde nasıl sardıysa 2 sezon bitirdiğim müthiş bir genjlük dizisi. Ben bu diziye ilk 2016 (yanlış hatırlamıyorsam) başlama kararı almıştım. 1. bölümü 10 dakika izleyip bu ne itici dizi diyip bırakmıştım. 2 gün önce başlayıp 3.sezona kadar geldim. Tam…devamı2 günde nasıl sardıysa 2 sezon bitirdiğim müthiş bir genjlük dizisi. Ben bu diziye ilk 2016 (yanlış hatırlamıyorsam) başlama kararı almıştım. 1. bölümü 10 dakika izleyip bu ne itici dizi diyip bırakmıştım. 2 gün önce başlayıp 3.sezona kadar geldim. Tam bir karakter dizisi. Karakterleri her bölümde tanıtıp gülmekten öldürüyor. Karakterlere yakınlaşıyorsun. Sadece alışkın olamayacağınız, çoğu sahnede oha yuh çekeceğiniz hatta yer yer iğrenç sahnelere tanık olabileceğiniz bir dizi. Çok fena güldürdüğü gibi duygusal moda da soktu. Bu tarz dizileri sevenler için sırf gençlik dizisi diye skam, 13 reasons why gibi dizileri önermem. Çünkü tek ortak noktaları gençlik kurgusu olmaları. Bu diziyi diğer klişeleşmiş gençlik dizilerinden ayıran önemli bir nokta var ki o da gözümüzü boyamaktan çok hayatla ilişkili olmasıdır. Gerçekçi olaylar ele alınıp insanı konu edinen bir dizi. Onun için her yaştan insanı kurgusuna çekebilecek nitelikte. İzledikten sonra da tekrar tekrar izlemek isteyeceğiniz o dizilerden birisi olucak. Bu diziyi sevenler "Shameless" dizisini de sever. Ben tam bir Shameless manyağı olarak bu diziye de manyak oldum.
Bildiğimiz gibi Euphoria da iyi bir gençlik dizisi ancak bu dizi kadar iyi değil. Bu diziyi izleyene kadar bir çok gençlik dizisi gözümde çok iyiydi ta ki bu güzel seriye başlayana kadar...
En çok da manyak olduğum konu, bu Avrupai aile kültürü neden böyle? Ayrımcılık söz konusu değil. Kaç dizi izlesem hep sorumsuz aileleri ele alıyor. Ya çocuğun kazık kadar olsa bile onu terk edip çekip gitmek nedir? İşte bu duygular bana çok bohem geldi. Hemen hepsinin ailesinde bir problem var ve genelde sorunu çocuklar düzeltmeye çalışıyor. Bu TV yapımcılarının yaptığı aile kültürü eleştirisi mi bilmiyorum ama (umarım böyledir) ruhumu sıktı. Üzüldüm karakterlere. Çok yerde kızdım ve çok yerde gülmekten karnıma ağrılar girdi. Sketch karakterine çoğu kişi gıcık oldu ama ben onun sahnesinde baya baya ağladım ki çok duygusala bağlamam normalde. Ulan Sid çok üzüldüm sana, mimiklerin beni kırdı geçirdi ama son zamanlarda çok kızdım sana. Bir de organı oldu o şapka. Çıkarsana oğlum şu şapkayı.Tony, Sid'e engelli gibi duruyorsun demesine rağmen yine taktı çorafan şapkasını bu şopar oğlan... Tony ilk başlarda gıcık etti sonra sevdim. Michelle'i başlarda çok sevdim çok da destekledim ama sonra o da kızdırdı beni. Jal bitanem benim çizgisini bozmadı hayaddmmmm... Ruh ikizim Jal... Anwarı çok komik buluyorum ve sevdim ayrıca sarışın çocuğun adını unuttum valla onunla dostluklarını sevdim. Sadece neden hep bu tarz dizilerde Müslim boyların hep aynı tipte yazılıp çizildiğini anlamadım... Ey Avrupa biraz at gözlüklerinizi çıkarsanız mı ne??? =) Bu benim görüşüm katılmayın isterseniz. Cassie hep yanındayım kızım sana hiç kızmadım. Sadece sevdim ve tuhaf geldi. Yani izleyince ne demek istediğimi anlarsınız. Bazı hareketlerine cidden anlam veremedim. Tuhaf ama bir o kadar da tatlı hanım kızımız. Bazen hiç beklemediğim şeyler yaptığı oldu. Gençlik işte. Ne beklersin?... Ayrıca Chris benim çılgın deli dolu kekim aşırı güldürdün sen ve Sid... Bir o kadar da çok ağlattın be kardeşim...
Effye gelicek olursam - ki benim izlediğim kadarıyla ve sizin abarttığınız kadarıyla- Effyciğim hikayenin kilit karakteri olucak. Daha gelmedim oraya onun için övemeyeceğim. Hiç kusura bakmayın. Belki izledikçe yazarım...
Izleyin🐾🐾
Bu arada bu İngilizlerin aksanı bu kadar tatlıyken (hiç kusura bakmayın) bu kadar soğuk olmaları ve olaylar karşısında tepkileri yok denecek kadar az olması çok garibime gidiyor. Dizinin ilk başlarında bu yüzden gıcık olup bırakmıştım. Neyseki devam ettim ve anlamaya çalıştım o kültürü. Çok samimi bulmasam da tanımak güzeldi...