“Bağnazlık ve bilgisizlik farklı şeyler olmasın be. Bilgisize anlatırsın, öğrenir; bağnaz zaten biliyordur. O vakit cehaletin en tehlikelisi, bilgiyle azalan değil de artan olsa gerek. Evvela edep, her dem edep, illa edep.” Aşkın Kapısı İkbal BAYRAK
Kalbin eğitimden geçmesi şart, Selim abi. Burası da mârifet ehli bir mürşid-i kâmil tarafından bu eğitimin verildiği bir okul. Müfredatta ilk ders incitmemek, son ders ise incinmemek. Selim hayretle, “İlk ders incitmemek, son ders incinmemek mi?” diye sordu. Yasin’e bakarak…devamıKalbin eğitimden geçmesi şart, Selim abi. Burası da mârifet ehli bir mürşid-i kâmil tarafından bu eğitimin verildiği bir okul. Müfredatta ilk ders incitmemek, son ders ise incinmemek.
Selim hayretle,
“İlk ders incitmemek, son ders incinmemek mi?” diye sordu. Yasin’e bakarak devam etti:
“İncitmemek zor olsa da irade terbiyesiyle üstesinden gelinebilecek bir şey ama incinmemek nasıl mümkün? İnsan gönlüne söz geçiremiyor ki…”
Yasin tebessüm ederek cevap verdi:
“O zaten son ders, Selim abi. Allah’tan başkasını görmeyen, kimin incitmesinden incinecek?”
Aşkın Kapısı İkbal BAYRAK
İnsan sözcüğünün iki kökten geldiği söylenir, canlar: 1. Nisyan — yani unutmak. 2. Ünsiyet — yani yakınlık kurmak, alışmak. Peki Ademoğlu neyi unuttu, neye alıştı da böyle bir isimle anılır oldu? İnsan, aslında hiç unutmaması gerekeni unuttu: Rabbini… Ve alışmaması…devamıİnsan sözcüğünün iki kökten geldiği söylenir, canlar:
1. Nisyan — yani unutmak.
2. Ünsiyet — yani yakınlık kurmak, alışmak.
Peki Ademoğlu neyi unuttu, neye alıştı da böyle bir isimle anılır oldu?
İnsan, aslında hiç unutmaması gerekeni unuttu: Rabbini…
Ve alışmaması gereken şeye alıştı: Dünyaya…
Ona verdiği sözü, kulluğunu, yaratılış gayesini hatırlamak yerine dünyaya ünsiyet etti; böylece “insan” ismini haklı çıkarırcasına unuttu ve alıştı.
Aşkın kapısı İkbal BAYRAK
Öncelikle Raf ekibine teşekkür ederim. Bildirimimden kısa süre sonra dönüş yapıp kitabı eklediler. Tasavvuf ile aşkın bu kadar zarif bir şekilde bir araya gelmesi beni etkiledi. Okurken insan ister istemez kendi bakış açısını yeniden tartıyor. Ben sevdim
Bu kitap Yeşilçam'da birçok filme -ki en başta Hababam sınıfı - ilham olmuş. Bunu okuyunca farkettim. İki çocuğun birbirine yazdığı mektupları konu alan, çok güzel tespitler barındıran güzel bir eser. Trajikomik durumlar.
Değişik... Samimi.. Huzursuz edici.. Galiba biraz da itici. Açıkçası ne hissetmem gerektiğini bilemedim. Ama bazı şeyler güzellenmesi o şeylerin güzel olduğunu da göstermez. Ama şunu da hemen hatırlamalıyım ki yaşamadığın hayatın yorumunu yapmak da her zaman kolay gelir. Garipti..
Çantacııııııııııı!!!! 🤣🤣🤣 " Riley ' nin takıma girmesi kontrolümüzde değil.... " Bazen bir cümle insana o kadar ağır gelir ki... Küçük bir balyoz etkisi yaratır. Yine keyifli bir filmdi.
İzlediğimde nedense testere serisi geldi aklıma. Onun içinde bazı şeyleri tahmin etmek daha kolay oldu. Para insanlara neler yaptırıyor. Doyumsuzluk başa bela