İmam-ı Gazali bu eserinde ; açlığın fazileti , faydaları , mide şehvetini dizginleme , açlığın hükmü ve insanların ahvaline göre onun fazileti , şehvetin telkinde riyazetin önemi ve evlenme hususunda yapılması gerekenlere yer verir fakat ben sadece açlığın fazileti tokluğuna…devamıİmam-ı Gazali bu eserinde ; açlığın fazileti , faydaları , mide şehvetini dizginleme , açlığın hükmü ve insanların ahvaline göre onun fazileti , şehvetin telkinde riyazetin önemi ve evlenme hususunda yapılması gerekenlere yer verir fakat ben sadece açlığın fazileti tokluğuna zemmi bölümünden bahsedicem.Öncelikle şunu söylemeliyim ki burada yazacağım her şey Gazali'nin kitabında yazanlardır kendi yorumum sadece bir yerde belirttim.
Âdemoğlu için en büyük helak edici husus midesinin şehvetidir . Âdem (as) ve eşi Havva , bu şehvet yüzünden Dâru'l - Karar'dan ( cennet ) çıkarılıp zillet ve fakirlik yurdu olan dünyaya gönderildiler . Çünkü onların ikisine ağaca dokunma yasağı getirilmişti ancak şehvetleri onlara galip geldi ve o ağaçtan yediler . Bunun üzerine mahrem yerleri açığa çıktı .
Hakikat noktasına bakıldığında mide ,şehvetlerin pınarı , hastalık ve afetlerin de kaynağıdır . Zira mide şehvetini , tenasül organının şehvetini ve cinsel arzular takip eder . Sonra yeme şehvetini ve cinsel şehvetini , makam ve mevki arzusu ve mala karşı olan şiddetli rağbet talep eder . Dünyevi makamlar ve mal da cinselliğe ve yeme içmedeki ağırlığa vesile olurlar . Akabinde de fazla mal ve mevki makamının peşinden koşmak, saçma işlerle uğraşmak , çekememezlikler ve rekabetler takip eder . Bu iki şehvetten sonra riyanın afeti , böbürlenmenin , kibirli olmanın ve mal çokluğu ile böbürlenmenin felaketleri gelir . Bunlar da insanı kine , hasede , düşmanlık gütmeye ve buğzetmeye götürür . Bunlar ise kişiyi taşkınlık çıkartmaya, pis ve çirkin işlere buluşmaya sürükler . İşte bunların tamamı midenin kontrolünü kaybetmenin bedeli ve mideyi dondurmanın kötü neticeleridir .
AÇLIĞIN FAZİLETİ TOKLUĞUN
ZEMMİ
Hadisler :
📌 Amellerin efendisi açlıktır . Nefsin zilleti ise yün elbiseler giymektir.
📌 Düşünmek , ibadetin yarısıdır. Az yemek ise ibadetin ta kendisidir .
📌 Çok yemek ve içmek suretiyle kalpleri öldürmeyin . Çünkü kalp , ekin gibidir . Ekinler çok sulandıkça ölür .
📌 Tok karnına yemek, beras ( alaca denilen deri ) hastalığına yol açar .
Rivayet edildiğine göre Ebu Cuheyfe ( ra ) , Allah Resulü ' nün ( sav ) huzurunda geğirince Allah Resulü ( sav ) şöyle buyurmuştur : "Az geğir. Çünkü Kıyamet gününde en uzun süre aç kalacak olanlar dünya da çok doymuş olanlardır . "
AÇLIĞIN FAYDALARI
TOKLUĞUN ZARARLARI
"Açlığın bu büyük fazileti nerden gelmektedir ? Bunun sebebi nedir ? Oysa açlıkta sadece mideye acı verme ve acıya katlanma vardır . Eğer sebebi acı çekmek ise o zaman insanın kendine vurması , etini kesmesi , pis şeyler yemesi de büyük sevapların olası gerekir ! "
Bu soruya şöyle cevap verilir :
Bil ki bu söz , aynen bir ilacı içen ve fayda gören , ancak gördüğü faydanın ilacın acılığından kaynaklandığını zanneden , bu nedenle de acı olan ve hoşuna gitmeyen her şeyi yutan kimsenin tavrına benzer . Oysa bu tavır yanlıştır çünkü görülen fayda , ilacın acılığından değil , içindeki özelliğinden kaynaklanır . Nefsini aç bırakn kişi bu açlığın faydalarının neler olduğunu bilmese bile açlığın faydasını yine görür . Aynen ilacı içen ancak ilacın içerisindeki özelliği bilmeyen kişinin içtiği ilaçtan fayda görmesi gibi .
AÇLIĞIN 10 FAYDASI
1. Açlık kalbe saflık kazandırır , sezgileri kuvvetlendirir ve basireti ( doğru görüş) kesinleştirir. Tokluk ise ahmaklara yol açar, kalbi köreltir , beyinde sarhoşluk gibi buharlaşmayı çoğaltır. Kişi çabuk anlama ve kavrama özelliğini kaybeder.Ebu Yezid el- Bestâmi şöyle demiştir:
"Açlık buluttur. Kul acıktığı zaman kalp, hikmet yağmuru yağdırır."
2. Kalbin rikkatli ( naziklik ) olması ve saflaşmasıdır. Öyle ki insanın kalbi, zikirden zevk almaya ve azimden lezzet bulmaya ancak bu şekilde hazır hale gelir. Nice huzur-u kalple birlikte dil ile yapılan zikir vardır ki bundan ne kalp etkilenir ne de lezzet alır. Hatta sanki bu zikirle kalp arasında , kalbin katılığından dolayı bir perde indirilmiştir. Bu perde bazı durumlarda incelir. O zaman zikirden etkilenme daha fazlalaşır, münacattan da lezzet daha çoğalır. Bu incelemeyi sağlayan en büyük etken ise midenin boş olmasıdır.
3. Açlık nefsin burnunu yere sürter , serkeşliğini( dik başlılık) dizginler, nimet azgınlığını ve şımarıklıgı bertaraf eder. Zira şımarıklık, taşkınlığın ve Allah tan gafil olmanın başlangıcıdır. Nefis, açlıkla dizginlenip uysallaştırıldığı gibi hiçbir şeyle uysallaştırılıp dizginlenemez .
4. Aç olmanın bir diğer faydasi da kişinin Allah ' ın musibetini, azabını ve bunlara duvar olanlara unutmamasıdır. Zira tok olan kimse açlığı da aç insanları da unutur .
5. Aç kalmanın en büyük faziletlerinden biride bütün günahlarını şehvetini kırmak ,kötülüğü emreden nefse hakim olabilmektir. Çünkü tüm günahların kaynağı şehvet ve kuvvettir. Kuvvet ve şehvetlerin temeli ise şüphesiz yiyecek ve içeceklerdir. Nasıl ki sen serkeş bir hayvanı aç bırakmak suretiyle düşürüp te zapt edebiliyorsan nefis de ancak aç bırakıldığında zayıf düşürülüp zapt edebilirsin .
6. Açlığın bir diğer faydası ise uykunun defnedilip uykusuz kalınmasıdır. Zira tok olan kimse çok su içer çok su içen kimseninde uykusu çok olur. Çok uyumak ömrün zayi olmasına , teveccüh namazının kaçmasına, insan tabiatının ahmaklaşmaına ve kalbin katılaşmasına sebep olur .
7. İbadete devam etmeyi kolaylaştırır. Zira çok yemek ,insanın zamanını alır çoğu zaman insan , yemeği satın almak ve pişirmek, sonra da ellerini yıkamak için zamana ihtiyaç duyar sonra da çok su içeceğinden dolayı tuvalete fazla gitmek zorunda kalır. Eğer tüm bunlar için harcanacak vakitler zikre , münacata ve diğer ibadetlere harcanırsa , o kişi çok kazançlı çıkar. ( kendi yorumum ;burada insana yemeği satın almayın ,yemek yapmayın ve tuvalete gitmeyin demiyor sadece bunlar için çok zaman harcanıyor keza eski dönemleri düşünürsek insanlar yemeye ve suya ulaşmak için meşakkatli şeyler çekiyorlar ama günümüzde yemek malzemlerine ulaşmak eski döneme göre çok daha kolay ve rahat ) .
8. Aç kalmak bedenin sıhhatli olması ve hastalıkların ortadan kalkması demektir çünkü hastalıkların sebebi çok yemekten dolayı oluşan toksinlerin mide ve damarlara çöreklenmesidir. Ehl-i Kitap'tan bir tabibe ( doktor , hekim ) , Allah Resulü' nün (sav) " Midenin üçte biri yemek , üçte biri de nefes almak içindir..." hadisi zikredilince o tabib şaşkına dönerek şöyle demiştir; "Az yeme hususunda bu sözden daha güçlü bir söz işitmedim. Bu sözleri ancak bir bilge insan söyleyebilir. " demiştir.
9. Oruç tutmak geçimi kolaylaştırır. Zira az yemeyi âdet edinen kişi için az bir mal kafidir. Ancak doyasıya midesini doldurmaya alışan kişi ise ısrarlı bi alacaklı kesilerek her gün sahibinin gırtlağına yapışarak ona " Bugün ne yiyeceksin? " der. Bu durmadan kişi her türlü yola girmeye mecbur kalarak ya harama bulaşır günahkar olur ya da helal yoldan kazanır ancak zelil olur.
10. Aç kalmak Müslümanı isar ( kişinin başka Müslümarı kendi nefsine tercih etmesi ) ruhuna sahip kılar ve zaruri nafakasından artan yiyecekleri ve servetini yetimlere ve fakirlere tasaffuk etme imkanı sağlar. (Hadiste : " Kıyamet günü her kişi, diğer insanlar arasında hüküm verilinceye kadar kendi sadakasında gölgelenir." Buyrulur) Böylece Müslüman -hadiste de geçtigi üzere- Kıyamet gününde vermiş olduğu sadakasının gölgesinde gölgelenir.
Görüldüğü gibi İmam Gazali kitabında şehvetlerden kurtulmak için karnımızı tıka basa doldurmamamız gerektiğini anlatır. Buradaki amaç nefsi dizginlemek ve kötü amellere sapmamamaktır. Dizginlenen bir nefis insanı helak olmaktan kurtarır.
Kitabı okuyunca nefsin nasıl dizginlendiğini öğreneceğiz fakat kitap benim gibi bir ahir zamanı ümmetine biraz ağır gibi 😅 ama en azından nefsimizi bir nebze dahi olsa dizginleyebilir ve ona söz geçirebiliriz.
Kitapta peygamberimizin (sav) hadislerinden çokça bahsedilmiş ve desteklenmiştir, bende bu hadislerde bazılarını burada belirtmek istedim.
📌 İsraftan kaçının bir günde iki öğün yemek israf, iki günde bir öğün yemek ise cimriliktir. Günde bir öğün yemek, ikisi arasındaki dengeli olan durumdur .
📌 Yediklerinizi zikir ve namazla eritin. Tok olarak uyumayın ki kalbiniz katılaşmasın.
📌 Yiyin için ancak israf etmeyin.
📌 İşlerin en hayırlısı orta olanıdır.
Ebu Hüreyre (ra) şöyle nakletmiştir :
"Allah Resulü'nün (sav) gece ibadeti sizinki gibi değildi. O, gece kalktığı zaman ayakları şişinceye kadar ibadet ederdi. Yine onun visal orucu sizinki gibi değildi.
( Visal orucu ,iftar yapmadan peş peşe birkaç gün oruç tutmak demektir. Ancak Allah Resulü (sav) bu orucu ümmetine tavsiye etmemiştir.)