•Her serisi ayrı güzel, en sevdiğim ilk 3 çizgi film arasında yer alır Tom ve Jerry. Ne kadar izlese de sıkılmaz insan. Şu an bile açıp izlerim. Ne beraber ne de ayrı yapabilen iki ebedi dosttur aslında Tom ve Jerry.
•Bu çizgi dizide anlam veremediğim şey, Safinaz gibi cılız çirkin bir gacı için hem yakışıklı hem kaslı olan iki adamın dövüşmesiydi. Kim güçlüyse onun yanında olan Safinaz’ın kaşarlığını da unutmadık. Ayrıca hile yapıp ıspanak yemeden Temel Reis’in Kaba Sakal karşısında…devamı•Bu çizgi dizide anlam veremediğim şey, Safinaz gibi cılız çirkin bir gacı için hem yakışıklı hem kaslı olan iki adamın dövüşmesiydi. Kim güçlüyse onun yanında olan Safinaz’ın kaşarlığını da unutmadık. Ayrıca hile yapıp ıspanak yemeden Temel Reis’in Kaba Sakal karşısında hiçbir şansı yoktu. Nedense ben hep Kaba Sakal tarafındaydım :)
•Çok gıcık aldığım ama sevdiğim de bir çizgi filmdi. Özellikle o efsanevi müziğiyle hep dalga geçerdim yine de severdim. O şerefsiz 3 tane böcek belalarına bulunca aşırı zevk alırdım. Oggy ise bahtsız kedim :)
•Adından da anlaşılacağı gibi borsada çok başarılı olmuş birçok kişiyle yapılan röportajların yer aldığı, kişisel tecrübeleri ve ortak stratejileri barındıran, borsada alım satım yapmayı düşünenler için faydalı olabilecek bir kitap.
•Ne filmdi ama… izlediğim en manyak filmlerden biridir. Özellikle o ayı saldırısı sahnesinin gerçekliği, çekim açıları çok başarılıydı. Zaten genel olarak da çekim açıları çok iyiydi. Ama o ayı saldırısı sahnesi sinemada izlenmeliydi kesinlikle. Film ağır bir tempoda ilerlese de…devamı•Ne filmdi ama… izlediğim en manyak filmlerden biridir. Özellikle o ayı saldırısı sahnesinin gerçekliği, çekim açıları çok başarılıydı. Zaten genel olarak da çekim açıları çok iyiydi. Ama o ayı saldırısı sahnesi sinemada izlenmeliydi kesinlikle. Film ağır bir tempoda ilerlese de insanı kendine bağlıyor. Baş karekterin o çaresizliğini iliklerine kadar hissediyorsunuz. Bu konuda Di Caprio’yu ne kadar övsek azdır. Kötü karekter olarak da kafasını uçurmak istediğiniz için Tom Hardy’nın hakkını da yememek lazım. Filmde eleştireceğim tek nokta, Glass ayı saldırısına uğramış, vücudu liğme liğme olmuş ve ondan sonra buz gibi havada terk ediliyor üstelik boğazından bir lokma yiyecek geçmiyor yani beslenme de yok kendini toparlasın böyle bir durumda kusura bakma kısa sürede halsiz düşer zaten bir sürü kan kaybı olmuş sonra da ölür hemen. Buz gibi havada karlı ortamda buz gibi suya giriyorsun. Sonra çıkınca sobalı bir eve gidip üstündekileri çıkarıp sıcak bir battaniyeyle sarılıp durursan anlarım da o buz gibi ortamda üstümdeki ıslak kıyafetle ve kürkle duruyorsun yine de donmuyorsun. İşte bunlar baya abartı olmuş. Onu dışında gayet müthiş bir film.
•Konusu, kürkleri için hayvanlar avlayan bir kuruluş için çalışan Hugh Glass adındaki bir tuzakçının, bir boz ayı tarafından ölümcül bir şekilde yaralandıktan sonra, kendi ekibi tarafından ölüme terk edilmesini anlatıyor.
•Bu filmde neyi anladım biliyor musunuz? Leonardo Di Caprio’nun bu kadar ünlü bir Hollywood yıldızının olmasının tesadüf olmadığı ya da ünlü birinin yeğeni, tanıdığı olup torpille oraya gelmediğidir. Gerçekten otizmli bir çocuğu getirseydiniz bu kadar gerçekçi olmazdı. Baştan sona dikkat…devamı•Bu filmde neyi anladım biliyor musunuz? Leonardo Di Caprio’nun bu kadar ünlü bir Hollywood yıldızının olmasının tesadüf olmadığı ya da ünlü birinin yeğeni, tanıdığı olup torpille oraya gelmediğidir. Gerçekten otizmli bir çocuğu getirseydiniz bu kadar gerçekçi olmazdı. Baştan sona dikkat ettim. En ufak bir rolden çıkma, amatörlük görmedim. Di Caprio’nun oyunculuğu gerçekten filmin geri kalanını değerlendirmeme engel oluyor o kadar başarılı. Film dramı başarılı bir şekilde işlemiş. Sakin kafayla izlenebilecek güzel bir film. Sadece keşke Becky karekterini başka biri canlandırsaydı. Pek ısınamadım kendisine ve Gilbert ile yakıştıramadım. Keşke daha güzel, özgün bir kadın oynasaydı. Genel olarak beğendiğim güzel bir filmdi. Johnny Depp ve Di Caprio’yu beraber, kardeş rolünde görmek de harikaydı.
•Küçük bir kasabada alelade bir hayat süren Gilbert'ın hayatı sorumluluklarından ibarettir. Bir yandan obezite hastası annesi, bir diğer yandan ise otizm hastalığıyla mücadele eden kardeşiyle ilgilenmek mecburiyetindedir. Hayatında en olağandışı durum ise kasabalarından geçmekte olan Becky ile karşılaşması olur. Becky, Gilbert'ın hayatına adeta bir güneş gibi doğar. Ona daha önce hiç karşılaşmadığı bir şeyi, aşkı hediye eder. Fakat Gilbert'ın omuzlarındaki sorumlulukları bu aşkın arasında devasa bir mani olarak durmaktadır.
•Daha çok biyografi tarzında olmuş. İp Ustanın son zamanlarını anlatıyor. O yüzden aksiyon çok yok. Daha durağan ilerliyor. Sadece son sahnelerde biraz tempo yükseliyor. Yeni oyuncularla da pek özdeşleşemedim bu filmde. Mesela İp Man’in gençliğini anlatan filmde yine oyuncularla özdeşleşmiş…devamı•Daha çok biyografi tarzında olmuş. İp Ustanın son zamanlarını anlatıyor. O yüzden aksiyon çok yok. Daha durağan ilerliyor. Sadece son sahnelerde biraz tempo yükseliyor. Yeni oyuncularla da pek özdeşleşemedim bu filmde. Mesela İp Man’in gençliğini anlatan filmde yine oyuncularla özdeşleşmiş sevmiştim. Ama bunda olmadı. İlk 3 filme yaklaşamaz bile ama yine de büyük ustanın hayatını merak edenler bir göz atabilir.
•Senaryo, Donnie Yen’in serisinden bağımsız olarak düşünüldüğünde gayet iyi. Dövüş sahneleri de tatmin ediyor. Filmde Ip Man'in gençlik dönemi anlatılmakta. Ip Man'ın gençliğini oynayan Yu-hang To da gayet başarılı.
•Film yine iyi hoş da konu olarak tekrara girmişler. İp Man 2’yi kopyala yapıştır yapmışlar resmen. Tek fark biri Çin’de diğeri Amerika’da gerçekleşiyor olması. İp Man 1’deki birkaç işleyiş matematiğini de almış o kadar. Konu olarak tekrara girmesi yönünden pek…devamı•Film yine iyi hoş da konu olarak tekrara girmişler. İp Man 2’yi kopyala yapıştır yapmışlar resmen. Tek fark biri Çin’de diğeri Amerika’da gerçekleşiyor olması. İp Man 1’deki birkaç işleyiş matematiğini de almış o kadar. Konu olarak tekrara girmesi yönünden pek beğenmedim açıkçası.
•Bir de şu klasik işleyiş burda da göze çarpıyor. Bak aynen şöyle: küçük kötü adam önce gelir diğer ustaları çocuk gibi tokatlar sonra İp Man gelir onun kıçını tokatlar. Sonra büyük kötü adam gelir büyük ustanın canına okur onu komalık eder ya da öldürür dayakla sonra İp Man gelir o büyük kötü adamın kıçını tokatlar ve Çin dövüş sanatlarının itibarını korur. Yani bunlar her sıkıştığında İp Man’ı mı öne sürecekler. Eğer öyleyse adamlar haklı. Sıradan boks bilen bir subayları veya boksörleri sizi çocuk gibi tokatlıyor. demekki gerçekten sizden çok iyiler. Sizin sadece şahıs olarak İp Man’ınız iyi yoksa yoksa sıradan bir sokak dövüşçüleri bile sizin Kung Fu ustalarınızın canına okur. Filmden anladığım bu yani. Neyseki İp usta sayesinde güzel film izleniyor. Ama benim tavsiyem bir sonraki filmde ilk başta İp Man’ı salsınlar üzerine. Ne kimse ölür, yaralanır ne film bu kadar uzun sürer. 20 dakikada biter film :)